Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/3190 E. , 2024/1134 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3190 Karar No : 2024/1134 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli ... tar…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/3190 E. , 2024/1134 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3190 Karar No : 2024/1134 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı ... Ve .... GTİP'te beyan edilen "Kasap bıçağı" ve "Hırdavat" cinsi eşyaların, sonradan yapılan kontrollerde ... ve ...pozisyonlarında yer aldıkları ve bu pozisyonda gözetim ve TAREKS uygulamasına tabi olduklarından bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. ve 4. fıkralarının (c) bentleri uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezası ile gümrüklenmiş değerin kamuya geçirilmesi kararına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ihtilafa konu kasap bıçağı cinsi eşya için gerekli fiziki kontrol ve numune incelemesi yapılmadan GTİP'inin idarece eksik inceleme sonucunda belirlendiği, bu nedenle dava konusu işlemin kasap bıçağına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; hırdavat olarak beyan edilen eşyanın ise, antrepo boşaltma tutanağı ile "sıkılaştırma anahtarı" ticari tanımında ve idarece belirlenen GTİP'te olduğunun tespit edildiği ve aksi yönde davacı tarafından somut bilgi veya belge sunulmadığı, dolayısıyla idarece tespit edilen GTİP'te beyan edilmesi gerektiği, diğer yandan gözetim belgesinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde sayılan belgeler arasında yer almaması nedeniyle dava konusu işlemin; sıkılaştırma anahtarı için gözetim belgesi eksikliğinden kaynaklı olarak aynı maddenin 1. ve 4. fıkralarının (c) bentleri uyarınca tesis edilen kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, eşyanın TAREKS belgesinin eksikliğinden kaynaklı kısmı için belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca tesis edilen kısmı yönünden ise, 7190 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemelerin gerekçesinde, değiştirilen dördüncü fıkra ile ithali yasak ya da belli kuruluşların vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin, uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen bu belge ya da bilgisi olmadığından ithali mümkün olmayan eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi nedeniyle gümrük idaresine yapılan şikayetlerin önüne geçilmesi, bu eşyanın mahrecine iadesine ya da ilgili kurumun uygun görüşüyle, üçüncü ülkeye transitine imkan tanınarak yükümlülerin ekonomik açıdan mağduriyetlerinin bir ölçüde giderilmesi, diğer taraftan uygunsuzluğu tespit edilmekle birlikte piyasaya arz edilerek tüketilmiş ya da bulunamayan eşyanın ithalatçıları lehine ortaya çıkan adaletsizliğin giderilmesinin amaçlandığı ifadelerine yer verildiği, dolayısıyla yükümlü lehine yaptırımları hafifletecek seçenekler getirildiğinden öncelikle 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve 4. fıkrasının (b) bendi ile sunulan haklardan yararlanma hakkı verilmesinin yasal zorunluluk olduğu, buna göre mahkemelerince verilen ara kararına istinaden idarenin verdiği cevabi yazıda göre davacının ilgili idareye TAREKS belgesi temini için başvuruda bulunmadığı, TAREKS belgesinin ilgili kurumlardan temini için davacıya yazılan yazılara cevap verilmediği anlaşılmış ise de; yükümlüye belge ve bilginin düzenlenmesi için süre verilme zorunluluğunun 7190 sayılı Kanunla getirildiği, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi ve 4.fıkrasının (b) bendinde öngörülen yükümlü lehine yaptırımları hafifletecek seçeneklerin idarece gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Beyanname kapanmadan önce yükümlünün ilgili kuruma yönlendirilmesi amacıyla getirilen 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 4. fıkrasının (e) bendindeki düzenlemenin beyanname kapandıktan sonra bile yükümlünün ilgili kuruma yönlendirilmesi şeklinde değerlendirilemeyeceği, ithalata konu eşyanın GTİP tespitinin beyanname tescili sonrasında da idarece yapılabileceği, eşyanın ithali için gerekli olan gözetim ve TAREKS belgesinin davacı tarafından ibraz edilmediğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı ... ve ... GTİP'te beyan edilen "Kasap bıçağı" ve "Hırdavat" cinsi eşyaların, sonradan yapılan kontrollerde ... ve ... pozisyonlarında yer aldıkları ve bu pozisyonda gözetim ve TAREKS uygulamasına tabi olduklarından bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. ve 4. fıkralarının (c) bentleri uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezası ile gümrüklenmiş değerin kamuya geçirilmesi kararına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde; ithali lisansa, şarta, izne, kısıntıya ve belli kuruluşların vereceği uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verileceği hükme bağlanmış; bu fıkraya, 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle eklenen (e) bendi ile, Bakanlıkça belirlenecek süre içerisinde (c) bendinde belirtilen eşyanın ithalinin uygun bulunduğuna ilişkin belge veya bilginin düzenlenmesi veya ilgili kurum veya kuruluş tarafından gerçekleştirilen denetimin olumlu sonuçlandığının bildirilmesi hâlinde, 241. maddenin 1. fıkrası uyarınca idari para cezası verileceği kuralı getirilmiştir. Aynı Kanun'un 235. maddesinin olay tarihindeki haliyle 4. fıkrasında, birinci fıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verileceği ve eşyanın 177. ve 180. madde hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulacağı hükme bağlanmış olup, bu fıkranın 7190 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle değişik halinin (c) bendinde, teslimden sonra kontrol sonucunda uygunsuzluğu tespit edilen ancak bulunamayan eşyanın gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine karar verileceği düzenlenmiş, anılan maddenin 4. fıkrasının (b) bendinde de, birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen eşyanın, yükümlü talebi doğrultusunda mahrecine iade, ilgili kurum ya da kuruluşun uygun görüşü ile doğrudan ya da serbest bölge üzerinden üçüncü ülkeye transit veya ihraç kaydıyla satış ya da masrafları sahibince karşılanmak koşuluyla imha suretiyle tasfiye edilmek üzere bulunduğu gümrük idaresine terk edileceği belirtilmiştir. 31/12/2015 tarih ve 29579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "CE" İşareti Taşıması Gereken Bazı Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği'nin (Ürün Güvenliği ve Denetimi 2016/9) 3. maddesinde, Dış Ticarette Risk Esaslı Kontrol Sisteminin, (TAREKS) ürün güvenliği ve teknik düzenlemeler mevzuatı uyarınca yürütülen denetim, uygunluk ve izin işlemlerinin elektronik ortamda ve risk esaslı olarak yapılması amacıyla kurulan internet tabanlı uygulama olduğu; 11. maddesinde, ürünün ithal edilebileceğine dair on beş haneli TAREKS referans numarasının gümrük beyannamesinin 44 no'lu hanesine firma tarafından kaydedilmesinin zorunlu olduğu; 13. maddesinde ise, bu Tebliğe aykırı hareket edenler ile yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunanlar, sahte belge kullanan veya ibraz edenler veya belgede tahrifat yapanlar hakkında; 4703 sayılı Kanun, 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu, 2013/4284 sayılı Teknik Düzenlemeler Rejimi Kararının ilgili hükümleri ve ilgili diğer mevzuatın uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan kararın, kasap bıçağına ilişkin kısmı ile hırdavat olarak beyan edilen ve sıkılaştırma anahtarı olduğu idarece tespit edilen eşyaya ilişkin gözetim belgesinden kaynaklı kısmına dair hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır. Temyize konu kararın hırdavat (sıkılaştırma anahtarı) cinsi eşyanın TAREKS uygulamasına tabi olduğundan bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. ve 4. fıkralarının (c) bentleri uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezası ile gümrüklenmiş değerin kamuya geçirilmesi kararına ilişkin kısmına gelince; Olayda, mahkemece verilen ara kararlarına istinaden sunulan cevabi yazıların incelenmesinden, fiilen ithalat işlemlerini tamamlayarak eşyaları teslim alan davacının, TSE ve Iğdır Ürün Denetmenleri Grup Başkanlığından TAREKS belgesini almadığı, eşyaların mahrecine iade, üçüncü ülkeye transit veya ihraç kaydıyla satışı için de talepte bulunmadığı anlaşılmıştır. 7190 sayılı Kanun ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi ve 4.fıkrasının (b) bendinde öngörülen yükümlü lehine yaptırımları hafifletecek seçeneklerin idarece gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğuna hükmedilmiş ise de; hırdavat (sıkılaştırma anahtarı) cinsi eşyaya ilişkin olarak; gümrük uyuşmazlıklarındaki para cezaları bakımından da uygulanacağı kuşkusuz bulunan "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki Ceza Hukukunun temel ilkesi çerçevesinde, 235. maddenin 1. fıkrasının (c) bendi ve bu bentte belirtilen eşya ile ilgili olarak 7190 sayılı Kanun ile eklenen (e) bendinin getiriliş amacı doğrultusunda, anılan bentlerde yer alan koşulların oluşup oluşmadığı hususu araştırılarak ve fiile göre uygulanması gereken ceza tutarı değerlendirilerek işlemin gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesi kısmına ilişkin olarak da söz konusu bentlerde lehe herhangi bir hükmün getirilmediği gözetilmek suretiyle ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin hırdavat (sıkılaştırma anahtarı) eşyasına dair TAREKS belgesi eksikliğinden kaynaklı kısmının iptali yolundaki hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararının, kasap bıçağı eşyasına ilişkin kısmı ile hırdavata (sıkılaştırma anahtarı) ilişkin gözetim belgesi eksikliğinden kaynaklı kısmına dair hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Kararın, hırdavata (sıkılaştırma anahtarı) ilişkin TAREKS belgesi eksikliğinden kaynaklı kısmına dair hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 20/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.