T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1509 Esas KARAR NO: 2026/357 Karar MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/02/2024 NUMARASI: 2017/918 E. - 2024/146 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya iç…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1509 Esas KARAR NO: 2026/357 Karar MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/02/2024 NUMARASI: 2017/918 E. - 2024/146 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine davalılar tarafından alacaklısının... olduğu Gebze .... İcra Müdürlüğü tarafından ... Esas sayılı dosyasıyla ve alacaklısının ... olduğu Gebze ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapıldığını, ödeme emrinin müvekkili ...'a ulaşmadığını, müvekkilinin maaşına gelen hacizle durumu öğrendiğini, müvekkilinin davalılardan kendini önce ... olarak tanıtan, aslında isminin ... olduğunu söyleyen şahsın dükkanında çalışmaktayken davalılardan ...'in müvekkili ...'a kredi çekmesi karşılığında kullandığı aracı müvekkiline vereceğini, bunun için de gerekli işlemleri yapacağını yine tanıklardan ...'a ilettiğini, ...'un da durumu müvekkili ...'a söylediğini, müvekkili ...'ın bu konuşma üzerine bu kez de kendi ismini ... olarak bildiği şahısla, ama aslında davalılardan ...'le konuşup arabayı üzerine almak kaydıyla kredi çekmeyi kabul ettiğini, Şubat 2017 ayı içerisinde 23.000,00.-TL krediyi ... Bankası'ndan çektiğini, davalılardan ...'e verdiğini, müvekkili ...'ın parayı davalılardan ...'e vermesine rağmen ...'in hiçbir şekilde aracı müvekkili ...'a vermeye yanaşmadığını, müvekkilinin kredi borcunu ödeyemeyeceğini söylemesi üzerine ...'in bu defa da çekilen kredinin sadece bir taksidini ödediğini, diğer taksitlerini ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin ...'den ekte fotokopisi sunulan 51.000,00 TL bedelli senedi aldığını, müvekkilinin bu sırada ... olarak tanıdığı kişinin ... olduğunu bizzat kendisinin söylemesi ile öğrendiğini, ...'in daha sonra müvekkiline ve ...'a haftalık 700,00 TL kendisine verilmek suretiyle ve gerekirse bu paranın müvekkili ...'ın ödeyeceği banka kredisi taksitlerinden düşülmesi suretiyle dükkanı kendilerine devredebileceğini söylediğini, 25.000,00 TL'lik de teminat senedi istediğini, müvekkilinin ve ...'un vade ve keşide tarihi bulunmayan 25.000,00 TL bedelli senedi ...'e verdiklerini, ...'in bir gün dükkana gelerek aralarındaki sözleşmenin temiz bir kağıda yazılması gerektiğini söylediğini, müvekkili tarafından kabul edildiğini, 8 maddelik bir sözleşme hazırlandığını, müvekkilinin ...'a kendisinden aldığı senedin yenilenmesi gerektiğini söyleyerek, müvekkilinin elinden 51.000,00.-TL'lik senedi aldığını, müvekkili ve tanık ... tarafından verilen senedi de geri vermeden yenileme bahanesiyle ellerinden yeni bir senet aldığını, kendilerine de ilk senedi yırtacağını, sözleşmede geçmediği için hükümsüz olacağını söylediğini, alacaklısı... olan Gebze ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu olan ve sözleşmenin 8. maddesinde geçen ... tarafından yırtıldığı söylenen senede karşılık verilen ve esas itibariyle teminat olarak verilmiş bir senet olduğunu, bu senedin doğrudan icraya koyulmasının kanuna aykırı olduğunu, sözleşmenin feshedildiğine dair müvekkiline bir bildirim de yapılmadığını, sözleşmenin feshinden dolayı ortada bir zararın da bulunmadığını, senetler incelendiği takdirde, tarihlerinin aynı olduğunun görüleceğini, sözleşmeden yaklaşık iki ay sonra dükkana gelerek müvekkilini ve tanık ...'u dükkandan yaka paça attığını ve dükkanı bir ay sonra başkasına devrettiğini, müvekkilinin kredi borcunu ödemek zorunda kalmasının yansı sıra bir de 50.000,00 TL borçla, evinin ve arabasının satılması ile karşı karşıya kaldığını, ...'in tamamen kötüniyetli olarak bu senetleri icraya koyduğunu belirterek, izah olunan sebeplerle, öncelikle müvekkili aleyhine yapılan takiplerinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve müvekkilinin Gebze .... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarından davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, davalıların %20 tazminatla cezalandırılmasına, masraf ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerine gönderilen dava dilekçesi tebligatına itiraz edildiğini, dava dilekçesinin tebliğine ilişkin yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığını, davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen ve tebligat zarfı üzerine yazılan adreste müvekkillerinin oturmadığını, müvekkillerinin mernis kayıtlarında da böyle bir adresin ikamet adresi olarak bildirilmediğini, davacının dilekçesinde iddia ettiği ve dilekçe ekinde fotokopisini sunduğu senedi düzenleyip davacıya vermesinin söz konusu olmadığını, müvekkilleriyle davacı ve diğer borçlu arasında dava dilekçesinde bahsedilip, ekinde fotokopisi sunulan sözleşmenin düzenlenmesinin söz konusu olmadığını, davacı tarafın icra takibine konu senetlerin teminat senedi olduğu iddiasına dayanak olarak sunduğu sözleşme fotokopisinde müvekkili ......'in ve diğer müvekkilinin imzasının olmadığını savunarak, izah edilen nedenlerle, tebligata itirazın kabulü ile davacı tarafça müvekkilleri aleyhine açılan davanın 21.03.2018 tarihinde öğrenildiğini, cevap dilekçesinin süresinde sunulduğunun kabulü ile davacı tarafça müvekkilleri hakkında açılan haksız ve mesnetsiz davanın tüm talepleri ile birlikte reddine, davacının tedbir talebinin reddine, mahkeme dosyası üzerinden verilen tedbir kararının kaldırılmasına, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına çarptırılmasına, dava masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 21/02/2024 tarihli 2017/918E. - 2024/146 K. sayılı kararıyla; "...Gebze .... İcra dairesinin ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarında takibe konu 25.000,00 TL miktarlı, 28/02/2017 tanzim tarihli, 28/04/2017 vade tarihli senetlerden birinin bedelsiz kaldığı-sözleşmeye aykırı olarak kullanıldığı, diğerinin ise teminat amaçlı olduğu davacı tarafça iddia edilmekte olup, davacı tarafın bu iddialarını ispat yükünün yine davacı üzerinde olduğu ve iddialarının ancak yazılı delille ispatlanabileceği, davacı tarafın ispat yükünü yerine getirmediği, dosyada iddiaları ispatlar nitelikte yazılı delil bulunmadığı, bekletici mesele yapılan, davalıların şüpheli olduğu soruşturma dosyasının kovuşturmaya yer olmadığına yönelik karar ile sonuçlandığı ve kesinleştiği, Mahkememizce davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış olup, davacı vekili tarafından sunulan 22/11/2023 tarihli yemin metni tebliğ edilerek, duruşmada hazır bulunan davalı ... duruşmaya katılarak yemini eda etmiş olup, sonuç itibariyle davacının iddiasını kesin delillerle ispat edemediği dikkate alınarak davanın reddine, davacının davayı kötü niyetli olarak açtığı davalılar tarafından ispat edilemediğinden, davalıların kötüniyet tazminatı istemlerinin reddine..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla, her ne kadar davalılar hakkında KYOK kararı verilmişse de, soruşturma aşamasında dosyanın savcısının sık sık değiştiğini, yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, Yerel mahkeme her ne kadar iddialarının yazılı delil ile ispatlanmadığı ve müvekkilinin davalılar tarafından dolandırılmadığı kanaatinde ise de, müvekkilinin davalılar tarafından aldatıldığını, kendi iradesi dışında ve bilgisi olmadan kendisini işbu takipler ile karşı karşıya bulduğunu, müvekkilinin kredi çekip davalı ...'e verdiği düşünüldüğünde, müvekkilinin davalılara borcunun olmadığı, aksine davalıların müvekkiline borcu olduğunun ortada olduğunu, yerel mahkemenin, sunmuş oldukları sözleşmeyi görmezden geldiğini, beyanlarını dikkate almaksızın, sözleşmede herhangi bir incelemede bulunmadığını, yazılı delil olmadığı iddiası ile davayı reddettiğini, bu hali ile yerel mahkemenin gerekçeli kararının usule ve esasa aykırı olduğunu, Davalı tarafın, yemin delilini kötüye kullandığını, davalının yemininin geçersiz olduğunu, sadece davalının yemini dikkate alınarak karar verilmiş olmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin büyük mağduriyet yaşamakta olup, geçimini sağlayamaz hale geldiğini belirterek, arz ve izah ettikleri üzere, istinaf dilekçesi ile belirttikleri gerekçelerle, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/918 Esas, 2024/146 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Gebze.... İcra dairesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının..., borçluların ... ve ... oldukları, 25.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 26.069,79 TL alacak için 04/10/2017 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 28/02/2017 tanzim, 28/04/2017 vade tarihli, 25.000,00 TL bedelli senet olarak gösterildiği tespit edilmiştir.Takibe konu bono örneği incelendiğinde; 28/02/2017 tanzim, 28/04/2017 vade tarihli, 25.000,00 TL bedelli, keşidecisi ... ve ..., lehtarı... olan bir bono olduğu tespit edilmiştir.... ... İcra dairesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ... ve ... oldukları, 25.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 26.069,79 TL alacak için 04/10/2017 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 28/02/2017 tanzim, 28/04/2017 vade tarihli, 25.000,00 TL bedelli senet olarak gösterildiği tespit edilmiştir. Takibe konu bono örneği incelendiğinde; 28/02/2017 tanzim, 28/04/2017 vade tarihli, 25.000,00 TL bedelli, keşidecisi ... ve ..., lehtarı ... olan bir bono olduğu tespit edilmiştir.Dava dilekçesi ekinde sunulan Sözleşme fotokopisi incelendiğinde; 28/02/2017 tarihli olduğu, altında servis sahibi..., servis işletmecisi ..., servis işletmecisi ... ve şahitler ... ile ...'ın adlarının yazılı olduğu, yalnızca ..., ... ve ...'nün isimlerinin altında imzaların mevcut olduğu, ....... ile ..... ...'ın isimleri altında imza bulunmadığı, sözleşme ile ... ve ... tarafından haftalık 700,00 TL'nin...'e ödeneceği, sözleşmenin 1 yıllık olduğu, her yılın sonunda 12 ay için yenileneceği, servis masrafları, yapılan herhangi bir serviste meydana gelen masraflarda servis sahibine teminat amaçlı sözleşme tarihi itibariyle yapılan 25.000,00 TL'lik teminat senedinin, herhangi bir olumsuzluk olmadığı takdirde 12'inci ayın 31'inde yenileneceği veya teminatını yatıracağı, senedin teminat amaçlı olduğu, sözleşmedeki maddeleri yerine getirilmediği takdirde işleme alınacağının yazılı olduğu tespit edilmiştir. Dava dilekçesi ekinde sunulan senet fotokopisi incelendiğinde; 04/03/2017 keşide tarihli, 51.000,00 TL bedelli bono olduğu, vade tarihinin bulunmadığı, keşidecisinin ... olduğu, lehtar hanesinin boş bırakıldığı tespit edilmiştir. .... C. Başsavcılığının 2017/8791 Soruşturma, 2018/10961 Karar numaralı, 24/10/2018 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı incelendiğinde; şikayetçinin ..., şüphelilerin ... ve ... oldukları, dolandırıcılık suçundan şüpheliler hakkında soruşturma yapıldığı ve KYOK kararı verildiği, kararın kesinleştiği tespit edilmiştir.Gebze C. Başsavcılığının 2018/25272 Soruşturma, 2022/14458 Karar numaralı, 28/09/2022 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı incelendiğinde; şikayetçinin ..., şüphelilerin... ve ... oldukları yapılan soruşturma sonucunda "....Gebze .... İcra dairesinin ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarında takibe konu 25.000,00 TL miktarlı, 28/02/2017 tanzim tarihli, 28/04/2017 vade tarihli senetlerden birinin ... Mah. ..Cadesi no:.. sayılı adresteki .... tamirhanesi isimli iş yerinin bir yıl süre ile işletilmesi hususunda varılan anlaşma neticesinde iş yerinin işletildiği süre zarfında iş yerinde meydana gelebilecek zararlara teminat olmak üzere düzenlenerek verdiğinin, diğer senedin ise daha sonrasında şüpheli ...’in senedin yenileneceğini söyleyerek teminat senedi olarak düzenlendiğinin ve daha önce düzenlenmiş olan senedin de iade edilmediğinin iddia edildiği, İcra Dairesi aracılığıyla takibe konulan senetlerin müşteki ... tarafından imzalanarak şüpheli ...’e verildiği, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 24.03.1989 tarihli ve 1998/1 Esas, 1989/2 Karar sayılı içtihadında açıklandığı üzere senedin bedelsiz kaldığının ya da anlaşmaya aykırı kullanıldığının yazılı delille ispatının zorunlu olduğu, somut olayda müşteki tarafından bu durumun yazılı delil ile ispatlanmaması karşısında sanığın, bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediğine ilişkin kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediği, müştekinin dilekçesinde ve alınan ifadelerinde şüphelinin 25.000,00 TL tutarındaki teminat senedinin yenilenmesi gerektiğini söylemesi üzerine ellerinden 51.000,00 TL tutarındaki senedin aslını ve alacaklısı ... olarak yazılı 25.000,00 TL tutarındaki yeni bir teminat senedi almış olduğunu, aldığı 51.000,00 TL. tutarındaki senedi yırttığını, daha önce sözleşmeye istinaden... adına almış olduğu teminat senedini ise yırtacağını, yeni aldığı senede istinaden sözleşmenin olduğunu diğer senedin ise sözleşme hükümleri gereğince hükümsüz olacağını söyleyerek yalandan sözlerle kendisini kandırıp bu şekilde borçlu gözüktüğü senedi yırtmış, fuzulen 25.000,00 TL. tutarında bir senet daha almış olduğunu beyan ederek şüphelilerin dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmiş ise de gerek dolandırıcılık suçuna ilişkin tanımlama, gerekse Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre dolandırıcılık suçu sırasında mağdurun maruz kaldığı hileli davranış ve yalanın nitelikli olması, mağdur tarafından beyan veya davranışların doğruluğunun araştırılma imkanının bulunmamasının gerektiği, müştekinin basit bir yalana itibar ederek kendisine söylenen sözlere itimat ettiği, bu itimatın ise dolandırıcılık suçunun uygulanmasında aranan nitelikli yalan niteliğinde olmadığı, dolandırıcılık suçunun yasal unsurunu oluşturan aldatma ve hile koşulunun bu anlamda oluşmadığı..." gerekçesi ile, KYOK karar verildiği, kararın kesinleştiği görülmüştür. Davacı tarafından, davalı ...’e yemin teklif edilmiş, davalı ..., 21/02/2024 tarihli duruşmada yemin eda ederek, davacıyı sahte isim vererek kandırmadığını, davacıya kendi adına kredi çektirmediğini, davacının elindeki 51.000,00 TL bedelli bonoyu alıp yırtmadığını, alacaklı olduğu bononun teminat için alınmadığına dair yemin etmiştir. G E R E K Ç E : Dava, icra takibinden sonra açılan borçsuzluğun tespiti davasıdır. Mahkemece davanın reddine, icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; davaya konu olan her iki icra takibinin dayanağı olan bonolarda, borçlularından birisinin davacı olduğu, bonoların üzerlerinde teminat için alındıklarına dair bir kaydın bulunmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşme fotokopisinin altında davalı ... .....’in adı bulunmasına rağmen, imzasının bulunmadığı, davalı ...’in adının da imzasının da bulunmadığı tespit edilmiştir. Kambiyo senetleri kayıtsız ve şartsız borç ikrarı niteliğinde olduklarından, aksinin borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafça yazılı delille ispatlanması gerekir. Davacı tarafından dosyaya sunulan ve davalıların imzasının yer almadığı sözleşme fotokopisinin bonoların teminat amacıyla verildiğini kanıtlamadığı, davacının bonoların teminat amacıyla verildiklerini kanıtlayacak başkaca yazılı bir delil sunmadığı, davalılar hakkında dolandırıcılık suçundan yapılan ceza soruşturmalarında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararların kesinleştiği, davacı tarafından davalı ...’e yemin teklif edilmişse de, davalı ...’in davacıdan alacaklı olduğuna dair yemin ettiği anlaşılmakla, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur.Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu işbu kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 27/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.