7. Ceza Dairesi 2023/8328 E. , 2025/2485 K. "İçtihat Metni" HÂKİMLİĞİ : İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/3339 Değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İhracat bedelinin fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirilmemesi suretiyle 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanu
**7. Ceza Dairesi 2023/8328 E. , 2025/2485 K.** **"İçtihat Metni"** HÂKİMLİĞİ : İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/3339 Değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İhracat bedelinin fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirilmemesi suretiyle 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’a muhalefet eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında, anılan Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2021 tarihli ve 2021/1369 idari yaptırım no, 2021/728 sayılı kararı ile 17.447,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair karara yönelik başvurunun reddine ilişkin İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hâkimliğinin 31.03.2022 tarihli ve 2021/5449 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15.04.2022 tarihli ve 2022/3339 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 15.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/32737 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/32737 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, kabahatli şirketin fiili ihraç tarihinden (08/10/2020) 180 gün içinde 06/04/2021 tarihine kadar yurda getirmesi gereken 42.722,39-USD tutarındaki ihracat bedelini süresi içerisinde yurda getirmediği gerekçesiyle idari para cezası uygulanmış ise de, dosya kapsamında bulunan ... Katılım Bankası A.Ş. ... şubesi tarafından düzenlenen 07/09/2021 tarihli ve *********** seri numaralı ihracat bedeli kabul belgesine göre 22.722,39-USD'nin 14/10/2020 tarihinde, 07/09/2021 tarihli ve *********** seri numaralı ihracat bedeli kabul belgesine göre 20.000,00-USD'nin 22/10/2020 tarihine yurda getirildiği, kabahatli vekilinin anılan idari yaptırım kararının iptali istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, 1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinde yer alan, "(“Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış olduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk lirasından yirmibeşbin Türk lirasına kadar idari para cezası ile cezalandırılır.) şeklindeki, Anılan Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan, "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklindeki, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin 04/09/2018 tarihli ve 2018-32/48 nolu Tebliğin 3. maddesinde yer alan, "Türkiye'de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçımın ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez...." şeklindeki, Anılan Tebliğ'in "Hesap kapatma, ihbar ve ek süre" başlıklı 8. maddesinde yer alan, "(1) Ticari amaçla mal ihracında, bedelleri yurda getirilme süresi içinde gelen ihracat ile il gili hesaplar aracı bankalarca kapatılır. (2) Süresi içinde kapatılmayan ihracat hesapları aracı bankalarca 5 iş günü içinde muamelenin safhalarını belirtecek şekilde yazılı olarak ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına veya Vergi Dairesi Müdürlüğüne ihbar edilir. (3) İlgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, ihbarı müteakip 10 iş günü içinde ilgililere hesapların kapatılmasını teminen 90 gün süreli ihtarname gönderilir. Bu süre içinde hesapların kapatılması veya 9 uncu maddede belirtilen mücbir sebep hallerinin ya da haklı durumun belgelenmesi gereklidir. (4) Mücbir sebeplerin varlığı halinde, mücbir sebebin devamı müddetince altışar aylık dönemler itibarıyla ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce ek süre verilir. (5) Mücbir sebep halleri dışında kalan haklı durumların varlığı halinde, kesapların kapatılmasına ilişkin altı aya kadar olan ek süre talepleri, firmaların haklı durumu belirten yazılı beyanına istinaden üçer aylık devreler halinde ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, altı aylık süreden sonraki ek süre talepleri Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır." şeklindeki, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın 16/01/2020 tarihli ihracat genelgesinin "İhracat Bedelinin tahsili ve kabulü" başlıklı 8. maddesinde yer alan," (1) Özelliği olan ihracat için 7 nci maddedeki ihraç tarihleri ve süreler saklı kalmak kaydıyla, ihraç edilen malın GB'nin 22 nci hanesinde kayıtlı bedelinin yurda getirilerek, fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde İBKB düzenlenmesi zorunludur." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Somut olayda, ilgili ihracata ait mal bedellerinin fiili ihraç tarihinden (08/10/2020) 180 gün içerisinde 14/10/2020 ve 22/10/2020 tarihlerinde yurda getirildiği cihetle kabahatli hakkında anılan Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı uygulanamayacağı, ancak söz konusu ihracata ilişkin ihracat bedeli kabul belgelerinin fiili ihraç tarihinden 180 gün geçtikten sonra 07/09/2021 tarihinde düzenlendiği gibi kabahatli ihracatçı tarafından vergi dairesince verilen 90 günlük ihtarname süresine rağmen ilgili evrakın ibraz edilmediği cihetle, kabahatli hakkında anılan Kanun'un 3/3. maddesi yerine 3/1. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15.04.2022 tarihli ve 2022/3339 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.