10. Hukuk Dairesi 2023/8095 E. , 2024/12495 K. "" Başvurucu Av.... 'ın 07.12.2022 tarihli dilekçesi ile Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2022/3240 Esas ve 2022/2477 Karar sayılı ilamında SGK aleyhine ilaç temini konulu davada ilacın dava boyunca karşılanması için verilen tedbir kararı için "somut olayda davacı müvekkilinin "akondroplazi" (ağır boy kısalığı) tedavisinde boy uzatmaya yönelik "vosoritide" etken maddeli "voxzogo"isimli ilacın bedelinin tedavi sü…
**10. Hukuk Dairesi 2023/8095 E. , 2024/12495 K.** **"İçtihat Metni"** Başvurucu Av.... 'ın 07.12.2022 tarihli dilekçesi ile Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2022/3240 Esas ve 2022/2477 Karar sayılı ilamında SGK aleyhine ilaç temini konulu davada ilacın dava boyunca karşılanması için verilen tedbir kararı için "somut olayda davacı müvekkilinin "akondroplazi" (ağır boy kısalığı) tedavisinde boy uzatmaya yönelik "vosoritide" etken maddeli "voxzogo"isimli ilacın bedelinin tedavi süresince davalı Kurum tarafından karşılanmasını tedbiren talep edilmiş ise de; bedeli Kurum tarafından karşılanması talep edilen ilacın davacının yaşamı için öncelikli ve aciliyeti olduğuna yönelik bir rapor bulunmadığı, Anayasa Mahkemesinin emsal 2020/23242 başvuru numaralı 20.08.2020 tarihli, 2020/22945 başvuru numaralı 14.08.2020 tarihli ve 2020/23206 başvuru numaralı 28.08.2020 tarihli kararlarında kararlara konu ilaçların kullanılmasının talep eden yönünden yaşımı için önemli ve aciliyetinin bulunduğuna ilişkin raporlar bulunduğu, dosyamızda bu yönde bir rapor bulunmadığı, dolayısı ile ihtiyati tedbirde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığından bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır." diyerek ihtiyati tedbir kararını kaldırıldığını, Diyarbakır BAM ise ilgili raporların sunulması ve yaşamsal öneme ilişkin yaklaşık ispatın yerine getirilmesi yeterli olduğunun belirtildiği, buna karşılık Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 2022/2029 Esas ve 2022/1805 Karar sayılı ilamında ise Türk hukukunda ve Yargıtay uygulamalarında asıl davanın sonucunun ihtiyati tedbir yolu ile öne çekilemeyeceği, davanın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği genel ilke olarak kabul edildiğini, Yargıtay 19. HD'nin 2013/12464 E ve 2013/17238 K sayılı kararında da aynı husus vurgulanarak "... Dava konusu uyuşmazlığın esasını çözümleyecek veya böyle bir sonuç doğuracak biçimde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği konusunda açık bir kanun hükmü bulunmamakla birlikte, Yargıtay ve öğreti tarafından böyle bir görüşün kabul edilmesi geçici korumanın niteliğinden kaynaklanmaktadır. İhtiyati tedbir ise ileride açılacak bir davanın veya açılmış bir davanın sonucunun etkisiz veya anlamsız kalmasını önlemeye yarayan geçici hukuki koruma" olduğu açıkça belirtilmiştir. İhtiyati tedbir talebi, dava konusu ilaç bedelinin tedavi süresince tedbiren davalı SGK tarafından karşılanması istemine ilişkin olup, dava konusu ilacın, bedeli kurumca karşılanacak ilaçlardan olmadığı, SUT kapsamında bulunmadığı, talebin yargılamayı gerektirdiği, davanın esasını çözer mahiyette ve hüküm etkisi doğuracak yönde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, ihtiyati tedbir şartlarının bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Şeklinde karar verildiğini,