10. Hukuk Dairesi 2024/7195 E. , 2024/8781 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/831 E., 2024/899 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/738 E., 2021/345 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından i
**10. Hukuk Dairesi 2024/7195 E. , 2024/8781 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/831 E., 2024/899 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/738 E., 2021/345 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesine özetle; müvekkilinin 18.09.2010-28.02.2013 tarihleri arasında ... İlköğretim Okulu'nda hizmetli olarak asgari ücretle kesintisiz olarak çalıştığını, müvekkilinin okul aile birliği tarafından işe alındığını, müvekkilinin çalışma saatlerinin 07:30-17:30 saatleri arasında olduğunu, haftanın 5 günü çalıştığını, sömestr tatillerinde müvekkilinin 1 hafta tatil yaptığını, kalan sürede çalıştığını, eğitim öğretim dönemi yaz tatillerinde ise çalışmadığını, müvekkilinin iş akdinin sebepsiz olarak sonlandırıldığını, müvekkilinin okul aile birliği tarafından işe alındığını, okul aile birliği 1739 sayılı Kanun 16 ncı maddesi ve ilgili yönetmeliğe göre kurulduğunu, tüzel kişiliği olmayan koul aile birliği yönetiminin ilgili kanun hükümleri dolayısıyla yasal temsilcisinin ... olduğunu, Davalı işverenin, müvekkilinin çalışma süreleri tam olarak SGK'ya bildirilmediğini, girdi-çıktı yaptırıldığını ve müvekkilinin iradesi ile yapılmadığını, müvekkilin belirtilen tarihler arasında sigortalılık süresinin saptanması için mahkemeye başvurulduğunu, toplanan deliller ve yargılama sırasında ortaya çıkacak kanıtların değerlendirilesi gerektiğini beyan ederek müvekkilinin 18.09.2010-28.02.2013 tarihleri arasında sigortalılık süresinin saptanmasını, müvekkilinin bu süre içinde sigortalılığına karar verilmesini, işverenin ödenmeyen sigorta primlerinin ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili, davacının, Okul Aile Birliği nezdinde çalıştırıldığını özlük hakları Okul Aile Birliği tarafından ödendiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 07.05.2009 tarih ve 2009/5232 Esas -2009/8026 Karar sayılı ilamında "Yaptığı sözleşmeden doğan alacağa ilişkin uyuşmazlıkta, Okul Aile Birliği'nin husumet ehliyetinin bulunduğunun kabul edilmesi..." nedeniyle bakanlığın husumet ehliyetinin bulunmadığını, bu durumda müvekkilinin davaya dahil edilmesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, resmi kurum niteliğindeki bir yerde, resmi kayıt ve belgelere davalı olmadan çalışma olgusu ve sigortalılık başlangıç tarihi ile prime esas kazancın tespiti mümkün olmadığından davacı tarafın davasının ve iddialarının yasal dayanağının bulunmadığını, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2006/5590 Esas ve 2006/5430 Karar sayılı 28.03.2006 tarihli ilamında da belirtildiğini; "davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşudur. Kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması esastır. Kayıtlarda görünmeyen çalışmaların hangi nedenle bildirim dışı kaldığı yeterince araştırılmalıdır. Davacının anılan çalışmalarının gerçekten olup olmadığının saptamak, belgelerde noksanlık varsa bunun edeni araştırmak ve ilgili kuruluşun davacı ile şef, amir gibi yetkili kişilerini dinleyerek sonuca ulaşması gerekirken yetersiz tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurmak usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." denildiğini, ... bünyesinde çalışan personellerin hepsi durumuna göre Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiğini ve primleri düzenli olarak yatırıldığın, Bakanlık bünyesinde belirtilen dönemlerde ... adında bir personel bulunmadığını, 506 Sayılı Sosyal sigortalar Kanunu'nun 79 uncu maddesinde belirtildiği üzere hizmet tespit davalarında talepler hizmetlerinin geçtiği yılın sonunda başlayarak 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davacı tarafça açılan hizmet tespiti davasının hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin sunmuş olduğu dilekçeye özetle; davacının, çalışan süreleri konusundaki iddiasının yerinde olmadığını, hassasiyetle sorgulanması gerektiğini, Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatları gereği; sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, çalışmayı ortaya koyanın ise işe giriş bildirgesi ile birlikte sigortalının çalışma gün ve sayısını, kazanç durumundu ve bu primleri gösteren aylık sigorta prim bildirgeleri gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgeler olduğunu, işe giriş bildirgesi dahi salt işe alınmayı göstermemekle birlikte çalışmanın varlığının sigortalılığın tespiti davaları yönünden kanunun kabul ettiği ilkelere uygun biçimde belirlenmesi gerektiğini, zira sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava sigortalılık tespit davasını içerdiğini, aksine düşünce özellikle yaşlılık aylığının kabulü için sigortalılık tespit davasını içerdiğini, aksine düşünce özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışmalar ile çalışmayanlar arasında adaletsiz ve haksız bir durum yarattığını, ayrıca hizmet tespitine yönelik davaların düzenini ilgilendirmesi nedeniyle özel bir duyarlılıkla irdelenip karar bağlanması gerektiğini, davacının, kesintisiz çalışma iddialarının yazılı belgelerle ispat etmesi gerektiğini göz önünde tutarak çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, başlangıç ve bitiş tarihleri ile alınan ücret konusunda delil toplanması ve tanık dinlenmesine muvafakat etmemekle birlikte beyanda bulunabilecek tanık ifadelerinin inandırıcılığının; işin niteliğinin de dikkate alınarak değerlendirilmesi ayrıca; çalışma sürelerine ilişkin bilgileri eksiksiz olarak hafızalarında korumaları hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşüp düşmediğinin kontrolü gerektiğini, çalıştığı iddia edilen işyerine en yakın işyerlerinden o işyerini tanıyan ve bilen şahısların da dinlenmesi gerektiğini, bununla beraber davacının, Bağ-Kur mevzuatına tabi hizmetlerinin ve vergi kaydının olup olmadığının ilgili resmi kurumlardan sorularak öğrenilmesi ve çakışan olası sürelerin hangi sosyal güvenlik mevzuatına ait çalışmalardan olduğunun belirlenmesi gerektiğini, yapılan irdeleme ve araştırma ile birlikte çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi halinde çalışmanın varlığının karara bağlanabileceğini beyan ederek yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Çerkezköy İlçe Milli Müdürlüğünden celbedilen 2010-2014 yılları arası eğitim-öğretim dönemlerine ait iş takvimine göre Davacının iş akdinin askıda olduğu sömestr ve yaz tatilleri dönemleri ayrık tutulmak ve hizmet süreleri birbirine eklenmek suretiyle tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davalı tarafça sunulan belgelerden 30.10.2011’den 27.04.2012 tarihlerine kadar davacı ve okul müdürünün imzasını taşıyan 650’şer TL’lik maaş ödemesine ilişkin belgeler, Çerkezköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden celbedilen belgelerden Bordro tanığı ...’in 20.06.2011 tarihinde ve Bordro tanığı ...’nin 01.09.2011 tarihinde ilgili okulda çalışmaya başladıklarının anlaşılması karşısında her iki tanığın da beyanların da “ben ... İlköğretim okuluna başladığımda davacı bu okulda hali hazırda çalışmaktaydı” şeklindeki beyanları ile davacının çalışmasının geriye dönük Haziran 2011 dönemine kadar ispatlandığı; yine davacı tanığı ... ve Günnür Günay’ın “Davacı 2010 yılı Eylül ayında çalışmaya başladı” şeklindeki beyanlarının; bordro tanığı ...’ün 01.10.2019 tarihli Mahkememizde vermiş olduğu ifadesinde “davacı yaklaşık 2, 2,5 yıl ... İlköğretim okulunda çalışmıştır.” şeklindeki yan delil niteliğindeki beyanları ille desteklendiği anlaşılmakla; davacının 20.09.2010 tarihinden 28.02.2013 tarihine kadar Çerkezköy ... Ortaokulu Müdürlüğü Okul Aile Birliği nezdinde kesintisiz çalıştığı; sömestr ve yaz tatillerinde iş akdinin askıda olduğu, çalışmalarının 30 gün üzerinden bildirilmesi gerektiği kanaatine varılarak bu esaslara uygun olarak hazırlanan usul ve yasaya uygun bilirkişi rapordaki tespitlere itibar edilmiş; çalışmalarının hiç bildirilmeyen dönemler için bu dönemlerin tespiti; çalışmalarının eksik gün olarak bildirilen ve Kuruma eksik gün nedeninin dayanağı olan EK-10 belgelerinin sunulmadığı 2012/11 ve 2012/12 dönemler için ise bu eksik kalan günlerin tespiti yönünde hüküm kurmak gerektiği" gerekçesiyle, "Davanın kısmen kabulü ile 1-Davacı ...’ın 20.09.2010-31.12.2010 arasında 101 gün, günlük 25,35 TL brüt ücretle, 01.01.2011-28.01.2011 arasında 28 gün, günlük 26,55 TL brüt ücretle, 14.02.2011-17.06.2011 arasında 123 gün, günlük 26,55 TL brüt ücretle, 19.09.2011-31.12.2011 arasında 102 gün, günlük 27,90 TL brüt ücretle, 01.01.2012-20.01.2012 arasında 20 gün, günlük 29,55 TL brüt ücretle, 06.02.2012-08.06.2012 arasında 122 gün, günlük 29,55 TL brüt ücretle, 17.09.2012-31.10.2012 arasında 44 gün, günlük 31,33 TL brüt ücretle, 2012/11 döneminde eksik kalan 8 gün günlük 31,35 TL brüt ücretle, 2012/12 döneminde eksik kalan 9 gün günlük 31,35 TL brüt ücretle, davalı Kuruma bağlı Çerkezköy ... Ortaokulu Müdürlüğü Okul Aile Birliği nezdinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili; mahkemenin hak düşüm süresinin geçmiş bulunduğuna ilişkin savunmalarını dikkate almadan karar verdiğini, eğitim ve öğretime ara verilen tatil dönemlerinde davacının iş sözleşmesinin askıda değil sona ererek eğitim yılı başında yeniden kurulma şeklinde cereyan ettiğini, mahkemece dinlenen tanıkların beyanlarının, Mahkeme kararında belirtilen zaman aralıklarının tümü boyunca kesintisiz çalışma olgusunu kesin, net ve çelişkisiz biçimde ortaya koymamış olduğunu, belirterek; istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı fer'i müdahil Kurum vekili; davacının çalıştığını ispatlar herhangi bir yasal delil bulunmadığını, yerel mahkemenin eksik incelemeyle salt tanık beyanlarına dayalı olarak karar verdiğini, Kurum kayıtları incelendiği takdirde davacının davalı işyerinde 5510 sayılı Kanun'a tabi olarak hizmet akdiyle çalıştığına ilişkin bir prim ödemesi bulunmadığını, Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihatları gereği sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, işe giriş bildirgesi salt işe alınmayı göstermekle birlikte çalışmanın mevcudiyeti yönünden tek başına yeterli kabul edilemeyeceğinden kararın hatalı olduğunu belirterek; istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...Somut olayda; davanın Kuruma işe giriş bildirgelerinin verilmiş olması nedeniyle 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, dosyada dinlenilen bordro tanıklarının, dava konusu dönemi kapsar şekilde hizmetlerinin bildirildiği, tanıkların davacının fiili ve kesintisiz çalışmasını doğrular şekilde beyanlarının bulunduğu, Kuruma bildirilen eksik sürelere ilişkin bilgi ve belgelerin Kurum ve davalı Bakanlık tarafından dosyaya sunulmadığı, her ne kadar davalı okul işyeri 01.11.2012 tarihinde kanun kapsamına alınmış ise de kamu görevlisi öğretmenlerin çalışma sürelerine göre okulun dava konusu dönemde faal ve kanun kapsamına alınabilir işyeri niteliğinin sabit olduğu, dinlenilen bordro tanıklarının beyanları ve imzalı hesap pusulaları doğrultusunda davacının 18.09.2010-28.02.2013 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz çalıştığının kanıtlanması karşısında bu sürelerde hizmet akdiyle çalıştığının tespitine ilişkin mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında; istinaf kanun yoluna başvuran taraf ve HMK'nın 355 inci maddesine göre istinaf sebepleri dikkate alınarak yapılan istinaf incelemesine göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı ... vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca oy birliğiyle esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.