12. Ceza Dairesi 2022/7395 E. , 2024/7542 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1209 - 2021/2067 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit ed
**12. Ceza Dairesi 2022/7395 E. , 2024/7542 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1209 - 2021/2067 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 74/1-son, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, sanıkların istinaf başvurularının kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303/1-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, eksik inceleme ile verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay günü saat 16.00 sıralarında Söğütlü İlçe Jandarma Komutanlığının sorumluluk sahasında yer alan Karateke Orta Mahallesi ormanlık alanında kaçak kazı yapıldığı ihbarının alınması üzerine kolluk kuvvetlerince ihbara konu yere gidildiğinde dere yatağından jeneratör ve kazı malzemelerini çıkarmaya çalışan sanıkların görüldüğü, sanıkların dere yatağındaki kayalık alanda hilti ile çalışma yaptıklarının, çalıştıkları yere 20 - 30 metre aralıklarla daha önce kazılmış 1-1,5 metre derinliğinde dört nokta olduğunun tespit edildiği, sanıkların aşamalarda değişmeyen ve birbiriyle uyumlu tüm savunmalarında, daha önceden keşfini yaptıkları yere kazı yapmak için geldiklerini ancak kayanın üzerinde su olduğunu görünce kazı yapmaktan vazgeçtiklerini, kazı yapmadan döndükleri sırada yakalandıklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanıkların define bulmak amacıyla izinsiz kazı yaptıkları değerlendirilerek atılı suçtan mahkumiyetlerine dair hüküm tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, sanıkların kayalık üzerinde henüz herhangi bir kazı faaliyeti yapmadıklarının sabit olması karşısında eylemin hazırlık hareketi aşamasında kaldığı, olay yerine yakın dört noktada yapılan kazının olay yeri görgü tespit tutanağında da belirtildiği üzere daha önceden yapıldığının tespit edildiği, sanıkların istikrarlı beyanlarında söz konusu kazıyı kendilerinin yapmadığını beyan ettikleri, bu haliyle olay yeri tespit tutanağının sanıkların savunmalarını doğrular nitelikte olduğu, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut bir delil bulunmadığı gerekçesi ile sanıkların beraatlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.05.2023 tarihli, 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanıkların, atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut bir delil bulunmadığı gerekçesi ile beraatlerine karar verebileceğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamede bu hususta bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Ceza Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.