1. Hukuk Dairesi 2011/10180 E. , 2011/11749 K. "" MAHKEMESİ : ŞİLE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı adına kayıtlı olan 111 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava konusu taşınmazı tapu kaydına güvenerek satın aldığını, davanın zaman aşımı süresinde açılmadığını, bedeli ödenmeden tapu kaydının iptal edilemeye…
**1. Hukuk Dairesi 2011/10180 E. , 2011/11749 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ŞİLE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı adına kayıtlı olan 111 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava konusu taşınmazı tapu kaydına güvenerek satın aldığını, davanın zaman aşımı süresinde açılmadığını, bedeli ödenmeden tapu kaydının iptal edilemeyeceğini belirtip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yer bakımından 3402 sayılı yasanın 12/3 maddesinde yer alan hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava; tapu iptali ve kayıt terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre; davacı Hazinenin davalı adına kayıtlı 111 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından bahisle eldeki davayı açtığı, davada ileri sürülen iddianın ve savunmanın içeriğine göre; yanlar arasındaki uyuşmazlığın, "kıyı kenar çizgisinin" saptanmasından kaynaklandığı açıktır. Bilindiği üzere; son kez yürürlüğe giren 362l Sayılı Kıyı Kanunu'nun "kıyı kenar çizgisini" belirleme yöntemine ilişkin 5. ve 9. maddeleri Anayasa Mahkemesinin iptal kararı kapsamı dışında bırakılmış; anılan kanun maddesinin uygulanmasına yorum getiren ve görülmekle olan davalarda dikkate alınması zorunlu bulunan 28.ll.l997 gün ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında "kural olarak, mülkiyet hukuku yönünden kıyı kenar çizgisi belirlenmesi görevinin adli yargıya ait olduğuna; ancak 362l sayılı Kıyı Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca idare tarafından kıyı kenar çizgisi belirlenmiş ve yazılı bildirime rağmen yasal süresinde idari yargıya başvurulmaması nedeniyle yargı yolunun kapanmış olması veya idare tarafından verilip kesinleşmiş karar bulunması durumlarında bunlara uygun şekilde kıyı kenar çizgisinin adli yargı tarafından saptanması gerektiğine" işaret edilmiştir. Hal böyle olunca; öncelikle idare tarafından 362l sayılı Kanunun 9. maddesi hükmüne göre "kıyı kenar çizgisi" haritasının düzenlenip düzenlenmediği araştırılmalı, ondan sonra, üç jeolog veya Jeoloji mühendisi veya Yüksek mühendisinden oluşturulacak uzman bilirkişi kurulu ve Tapu Fen Memuru aracılığıyla yerinde keşif yapılmalı; harita düzenlendiğinin ve yukarıda değinilen İçtihadı Birleştirme Kararı'nda belirtildiği şekilde işlem gördüğünün, böylece davanın