2. Hukuk Dairesi 2013/8240 E. , 2013/22017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Bingöl 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :01.02.2013 Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından; her iki boşanma davası ve boşanmanın fer'ileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece; "davacının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu,
**2. Hukuk Dairesi 2013/8240 E. , 2013/22017 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Bingöl 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :01.02.2013 Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından; her iki boşanma davası ve boşanmanın fer'ileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece; "davacının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, tam kusurlu olduğu, kocanın ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı" gerekçesiyle, kadının boşanma davasının reddine, koca tarafından açılan birleştirilen boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, koca lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Davacı-davalı (kadın)'ın, çalıştığı kurumdaki bir erkekle iş ilişkisi dışında yakın ilişkide bulunduğu, bu kişiyle çok sayıda telefon görüşmesi yapmak suretiyle iletişim kurduğu, bu suretle güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu gerçekleşmiş ise de; davalı-davacı (koca)'nın da, evine sürekli geç gelmeyi alışkanlık haline getirdiği, çocuğunun hastalığında tedavisiyle ilgilenmediği, bu suretle evlilik birliğine ilişkin sorumluluklarını yerine getirmediği yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davacı-davalının gösterdiği diğer tanıklar, çalıştığı kurumdaki iş arkadaşları olup, tarafların aile yaşamlarını yakından bilebilecek kişiler değildir. Bu bakımdan davacı tanığı Bilal'in, davacının yakını olması ve beyanınının diğer davacı tanıkları tarafından doğrulanmamış bulunması, bu tanığın beyanını değerden düşürücü bir olgu sayılamaz. Davalı-davacı (koca)'nın yukarıda sayılan davranışları gerçekleşmiş olup, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kusurludur. Gerçekleşen bu durum karşısında kadın da boşanma davası açmakta haklıdır. O halde, kadının boşanma davasının da kabulü ile tarafların boşanmalarına (TMK.m.166/1) karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile isteğin reddi doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre kocanın birleştirilen boşanma davası ve boşanmanın fer'ileri hakkında yeniden karar verilmesi gerekli hale geldiğinden, bu yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.26.09.2013(Prş.)