Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili aleyhine ... müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden aidat borcunun tahsili gerekçesiyle ilamsız icra takibi yapıldığı, bu takibin haberi olmaksızın kesinleştiğini ve öğretmen olan müvekkilinin maaşına haciz uygulandığını, 22/11/2018 tarihinde dosyanın ferileri ile birlikte 6.071,00 TL ödenerek hitam olduğunu, buna rağmen davalı kooperatifin halen müvekkiline aidat borcu ile ilgili bildirimler yapıp huzurunu kaçırdığını, oysa ... nolu mesk
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Maddi Tazminat (Ayıplı Hizmet Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 17/05/2019KARAR TARİHİ: 24/08/2020K. YAZIM TARİH : 25/08/2020Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı firma nezdinde ... numaralı hesabının bulunduğunu, müvekkilinin davalı firmanın yönlendirmesiyle protföy yöneticilik izni olmadığı halde çıkar çatışmalarına girdiğini, müvekkilinin programlarında orantısız, aşırı fiyat açılması nedeni ile işlemlerde stoplass (bekleyen emir) talimatı vermesine rağmen davalı firmanın müvekkilinin vermiş olduğu emirleri stoplassu aşırı spreat açmak suretiyle zarara uğrattığını, söz konusu haksız uygulamalar nedeniyle müvekkilinin zararının tazmininin gerektiğini, davalı şirketin temsilcisinin müvekkilini telefonla aradığını ve kendisine bir uzman atanacağını, uzmanın kendisine yardımcı olacağını, uzmanın talimatları doğrultusunda al-satlar yapması gerektiğini söylediğini, yüksek kar vaadinde bulunduğunu, ayrıca bu işlemlerin düşük oran uygulayan bankaların mevduat faizlerinden daha fazla getirisi olduğunu, zarar ettiği takdirde firmanın da zarar edeceğini, kar etmesi durumunda firmanın da kar edeceğini beyan ettiğini, firmanın bankalar gibi lisanslı olduğunu söyleyen firma temsilcisine güvenen müvekkilinin kendisiyle ilgilenmesi için görevlendirilen uzmanın direktifleri doğrultusunda işlemler açtığını, davalı firmanın müvekkilinin güvenini kazanmak için ilk önce kar ettirmişse de ilerleyen zamanlarda müvekkilinin telefonuna al-sat komutlarının gelmeye devam ettiğini ve bu komutlara göre işlem yapan müvekkilinin sürekli zarara uğramaya başladığını, davalı firmanın imzalanması gereken Risk Formu ve Çerçeve../..e-imza e-imza e-imza e-imza.../...Sözleşmeleri ile şartları içeren belgeyi müvekkiline kargo marifetiyle gönderdiğini, müvekkilinin ise kargoda söz konusu işlemleri ayak üstü imzaladığını, ancak SPK Mevzuatlarına göre söz konusu sözleşme ve şartlarının müvekkiline sözlü olarak anlatılmasının gerektiğini, davalı firmanın SPK mevzuatlarına göre hareket edip özellikle çıkar çatışmasını müvekkiline sözlü olarak anlatmış ve açıklamış olsaydı müvekkilinin böyle bir riske girmeyeceğini ve davalı firmaya katılmayacağını, zira, sözleşmelerde yer alan ve müşterinin el yazısıyla yazıp imzalaması gereken "Mutabık kaldım", "okudum", "anladım" gibi ibarelerin davalı firma tarafından matbu olarak yazıldığını, davalının müvekkiline yapmış olduğu işlemlerde emtialarda vadeli işlemleri (valoförü) anlatmadığını ve yazılı olarak bildirmesi gereken vadeleri zarar ettikten sonra telefonla arayarak bildirdiğini, 2015 yılına ait ekran görüntülerinde davalı firmanın USD/TRY pariteside yüksek spreat (1000 piplik) açtığının görüldüğünü, söz konusu yüksek spreaitinin açıklanması gerekirse USD/TRY 291,578 iken 282,125 olarak açıldığını, davalı firmanın dürüstlükten uzak tamamen bilişim hileleriyle müvekkilini büyük maddi zarara uğrattığını savunarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davanın kabulü ile müvekkilinin davalı firmaya depozito bedeli olarak yatırmış olduğu 131.577,41 USD'nin davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini talep etmiştir.