10. Hukuk Dairesi 2024/5915 E. , 2024/5916 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1967 E., 2024/226 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/112 E., 2022/236 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye…
**10. Hukuk Dairesi 2024/5915 E. , 2024/5916 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1967 E., 2024/226 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/112 E., 2022/236 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait işyerinin Sincan Şubesinde bulunan börekçide 02.09.2019-25.01.2020 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde usta olarak çalıştığını, maaşının düzenli olarak yatırılmadığını, sigorta girişinin yapılmadığını, sigorta girişinin yapılmasını ve ücretlerinin ödenmesini talep etmesi üzerine davalı işverence 25.01.2020 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, 02.09.2019-25.01.2020 tarihleri arasında çalıştığı sürelerin tespit edilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu,davacının müvekkili şirket yetkilisi ile ortaklık kurma görüşmeleri yürüttüğünü, bu nedenle işe giriş veya çıkış bildirgesi ya da işyeri dosyası bulunmadığını, tarafların müzakeresi sonrasında işyerinin köfteciye uygun olmadığının anlaşılması üzerine yeni bir yer arayışına devam edildiğini, bu konuda şehir içi ve şehir dışı seyahatlere gittiklerini, akabinde pandemi sürecinin de başlamasıyla davacı ve müvekkili şirket yetkilisinin arasının bozulduğunu ve davacının ortaklık sürecinde emek harcadığı, dükkan aradığı, zaman harcadığı gibi söylemlerle para istediğini, davacının herhangi bir iş görme olgusunu yerine getirmediğini, işçi işveren ilişkisi oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; dinlenen komşu işyeri tanıkları ..., ... ve ... davacının davalıya ait işyerini devralmayı düşündüğü için cirosunu tespit etmek amacıyla davalıya ait işyerine gelip gittiğini, işyerinin cirosuna göre devralma ya da ortak olma durumlarını değerlendirdiğini beyan ettikleri, davacının çalıştığını iddia ettiği döneme ilişkin bordrolarda sadece ... isimli çalışanın bulunduğu ve bu kişinin de davalı tanığı olarak dinlendiği, ...'in beyanında tek başına çalıştığını, davacının işyerini devralma amacıyla ara ara gelip gittiğini, çalışmasının söz konusu olmadığını beyan ettiği, davacı tanıklarının da davacının işçi olarak çalıştığına ilişkin detaylı ve net bilgilerinin olmadığı, her ne kadar davacı tanıkları davacının çay ve börek servisi yaptığını gördüklerini beyan etmiş iseler de resen tanıklar ve davalı tanıklarının beyanlarında belirttikleri gibi davacının işyerini devralmak amacıyla gelip gittiğinde çay ve börek servisi yapmasının mümkün olabileceği değerlendirilmekle, iş yerine sık gelmeyen davacı tanıklarının davacının çay ve börek servisi yaptığını görmüş olmaları tek başına davacının çalışma olgusunu ispatlamaya yeterli olmadığı, tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanıkların beyanlarının değerlendirilmesinde davacının iddiasını ispatlar nitelikle beyan ya da delil bulunmadığı, bu itibarla davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalı nezdinde 4 ay 23 gün sigortasız çalıştığını, dosya kapsamında sunulan ve davalı tarafça ikrar edilen mesajlaşmalar ve müvekkilin işyerinde servis yaptığını gören tanıkların beyanlarıyla bu durumun sabit olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyasındaki kayıt ve belgelerden davalı işyerinin dava edilen dönemde kanun kapsamında olduğu, ancak dava edilen dönemde davacı adına herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının davalı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının ispat edilemediği, mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 02.09.2019-25.01.2020 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.