22. Hukuk Dairesi 2012/11037 E. , 2013/1517 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti ile manevi tazminat alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I…
**22. Hukuk Dairesi 2012/11037 E. , 2013/1517 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti ile manevi tazminat alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde tıbbi ilaçlan tanıtım görevlisi olarak çalıştığını, fazla çalışma yaptığını, ziyaretler esnasında yanında koliler içinde promosyon olarak verilen ürünleri taşıması sebebiyle boynunda fıtık, sağ dizinde menüsküs oluştuğunu, Antalya Atatürk Devlet Hastanesinin 19.02.2010 tarih ve 8293 nolu raporda aşırı yük getiren, boynu zorlayan ve uzun süre araç kullanmayı gerektiren işleri yapamayacağı teşhisinin konulduğunu, ayrıca yöneticinin ahlaka aykırı sözleri ile manen yıpratıldığını, her ay ücretlerinden yasaya aykırı olarak kesintiler yapılarak ücretinin noksan ödendiğini, 2010/Şubat ayında yirmi günlük ücretinin hiç ödenmediğini, bu sebeplerle iş sözleşmesini haklı sebeplerle feshettiğini, alacak ve tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma ücreti, manevi tazminat alacağının tahsilini istemiş, talebini bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak ıslah etmiştir. Davalı vekili; davacının, tıbbi satış temsilcisi olarak belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştığını, viziteye çıkarak istirahat aldığını, istirahatli olmasına rağmen iş sözleşmesini 4857 sayılı Kanun'un 24. maddesi uyarınca feshettiğini iddia ederek alacak talebinde bulunduğunu, fesih ihtarnamesinde ileri sürülen iddiaların asılsız olduğu ve taleplerinin yerinde olmadığını, Görevlerini gereği gibi yapmadığını, iş sözleşmesi gereği günlük çalışma sistemi içerisinde, işlerini tamamlamaması sebebiyle haftalık kanuni çalışma süresini aşan çalışmaları ile işverenin yazılı talimatı olmadan yapılan çalışmaların fazla çalışma sayılmayacağını, satış kotalarının tutturulması durumunda prim alan davacının kendi çalışma saatlerini ve günlerini kendisinin ayarladığını, bu itibarla fazla mesai iddialarının dikkate alınamayacağını, hak kazandığı tüm ücret ve diğer haklarının ödendiğini, doktor raporunun davacıya iş sözleşmesini haklı sebeple fesih hakkı vermediğini, manevi tazminat talebinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iş sözleşmesinin davacı tarafından feshinin haklı sebebe dayandığı davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, ikiyüzyetmiş saati aşan sürelerde fazla çalışma yaptığı, ücret alacağı bulunmadığı, manevi tazminatı gerektirecek bir manevi zararın doğduğunun davacı tarafından ispat edilemediği sebebiyle reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir.