8. Hukuk Dairesi 2021/4522 E. , 2022/9456 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Mahkemece verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup; bozma ilamında, davacı tarafın tutunduğu 880, 889, 892 ve 952 tahrir sayıl
**8. Hukuk Dairesi 2021/4522 E. , 2022/9456 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Mahkemece verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup; bozma ilamında, davacı tarafın tutunduğu 880, 889, 892 ve 952 tahrir sayılı vergi kayıtlarının dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediğinin Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanması, revizyon görmüş ise dava ve temyiz konusu 101 ada 177, 179 ve 231 parsel sayılı taşınmazlar ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve komşu taşınmazları, 4342 sayılı Kanuna göre mera olarak tespit edilen 101 ada 251 parsel sayılı taşınmazı bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmesi, daha sonra dava konusu taşınmazların bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı üç yerel bilirkişi, taraf tanıkları ile uzman bilirkişi, tapu fen memuru ve uzman ziraatçi bilirkişi ile tutanak bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılması, dayanılan 880, 889, 892 ve 952 tahrir sayılı vergi kayıtlarının yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanması, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulması, bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellerin dayanak kayıtları ile kayıt bulunamaması halinde tutanak içerikleriyle denetlenmesi, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınması, böylece dava konusu taşınmazların davacı tarafın tutunduğu vergi kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığının duraksamasız belirlenmesi; dava konusu taşınmazların kayıtların kapsamı içinde kaldığı saptandığı takdirde, dayanılan kayıtlarda kır okuyan yönlerin bulunduğu ve sınırda eylemli olarak 101 ada 251 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırıldığı, kayıtların lehe olduğu kadar aleyhe de delil teşkil edeceği dikkate alınarak değişken sınırlı kayıtlara yüzölçümü ile kapsam tayin edilmesi, taşınmazların dayanılan kayıtların dışında kaldığı saptandığı takdirde kadim mera olup olmadığının belirlenmesi, mera olmadığının belirlenmesi durumunda zilyetlik araştırması yapılması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı ... ve ...'ın davasının kabulüne; dava konusu Kütahya İli, ...., İlçesi, ....., köyü, 101 ada 177 parsel, 101 ada 179 parsel ve 101 ada 231 parsel sayılı taşınmazların 12 pay itibariyle; 3 payın... ve...den olma ..., 3 payın... ve...den olma ..., 3 payın... ve...den olma ..., 1 payın ...ve...'den olma ... ..., 1 payın ...ve...'den olma ..., 1 payın ...ve...'den olma ... ...adlarına tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmiş; hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Somut olayda bozmaya uyulduğu halde bozma ilamı tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma ilamında, taşınmazların etrafında mera olması sebebi ile kapsamlı mera araştırması yapılması gerektiğine, davacıların dayandıkları vergi kayıtların da okunan kır sınırının davacıların aleyhine de delil olabileceğine, kapsam tayin edilirken bu hususun gözden kaçırılmaması gerektiğine değinilmiş olmasına rağmen Mahkemece anılan hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile sonuca gidilmiştir. Hal böyle olunca Mahkemece yapılması gereken, mahallinde yeniden keşif icra etmek suretiyle üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir biçimde, toprak yapısını, eğimini, bitki deseni ve diğer yönlerden mera vasfında olup olmadıklarını, çekişmeli taşınmazların mera parselinden nasıl ayrıldığını, zirai durumunu ve üzerinde sürdürülen zilyetlik mevcut ise zilyetliğin şeklini ve süresini açıklayan, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; çekişmeli bölümlerin öncesinin kadim mera olduğunun anlaşılması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağının düşünülmesi, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi iken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş; açıklanan sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 28.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi .