10. Hukuk Dairesi 2024/13205 E. , 2025/2334 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/245 E., 2021/51 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; ke
**10. Hukuk Dairesi 2024/13205 E. , 2025/2334 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/245 E., 2021/51 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalılarından ...'in davalı şirkette işçi olarak çalıştığını şahsın iş kazası nedeniyle vefat ettiğini, davalı işverenin kusurlu olduğunun tespit edildiğini, hak sahiplerine gelir bağlandığını beyan etmiş 8.000,00 TL Kurum alacağının tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 18.09.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile de dava konusu talebini 37.276,56 TL arttırarak 45.276,56 TL Kurum zararının onay tarihinden yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın trafik kazası olduğunu iş kazası olmadığını, illiyet bağı olmadığını, müvekkili şirketin iş güvenliği konusunda bütün güvenlik önlemlerini aldığını, davacı Kurumun davalı şirketten talep edeceği herhangi bir alacağı bulunmadığını beyan etmiş, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.03.2016 tarih, 2013/70 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 45.276,56 TL'nin gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; eldeki dosyada bulunan bilgi ve belgelerden; dava dışı 3. kişi konumundaki ...’ın sevk ve idaresindeki kamyonu ile ... inşaat sahasından ayrılmak üzere hareket ettiği, bu sırada aynı şantiyede işçi olarak çalışan maktülün servis aracına binmek yerine ...’nın kullandığı araca bindiği, birlikte şantiye çıkışına kadar geldikleri, çıkış yerinde maktülün araçtan inmek istediği, sanığın şantiyenin girişinde durarak maktulü araçtan indirdiği, bu sırada aracın yanından tamamen ayrılmayıp karşı yöne geçmek için bekleyen maktulün şantiye nizamiyesine gittiğini zanneden ...’nın aracını hareket ettirdiği, aracın yanından henüz ayrılmamış olan maktüle önce tırın dorsesinin vurduğu, daha sonra maktulün dengesini kaybederek yere düştüğü esnada tırın arkada bulunan 3 tekerinin maktulün ayağının üzerinden geçtiği, maktulün bilahare kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği olayda ... sigortalının mesai bittikten sonra servis aracını kullanmak yerine tır şoförü ile samimiyetine binaen tır ile şirket nizamiye kapısına kadar gelmesi ve kendinden beklenen dikkat ve özeni göstermeden tırdan aşağıya inerek güvenlik giriş kapısına gideceği sırada daha açık ve müsait olan beton zemin üzerinden gitmesi gerekirken tır dorsesinin bulunduğu yerden teğet olarak geçişine devam etmesi, aracın geçişi tamamlanıncaya kadar emniyetli mesafeye çekilmemesi şeklindeki baskın kusuru nedeniyle söz konusu olayın meydana geldiği, ceza dosyasındaki 10.02.2006 tarihli raporda; ... sigortalının olayın meydana gelmesinde asli kusurlu, yine 29.05.2006 tarihli raporda 5/8 oranında kusurlu bulunduğu, Mahkemece alınan 04.09.2014 tarihli kusur raporunda ise,davalı şirket %20 oranında, dava dışı 3. kişi konumundaki ... %30 oranında kusurlu bulunduğu, böylece Mahkemece esas alınan raporun da çelişkiyi gidermekten uzak ve oluşa uygun olmadığı, sigortalıya oluşa ve baskın kusuru nispetinde uygun oran verilmediği, Mahkemece esas alınan 05.03.2015 tarihli hesap raporuna göre, 31.07.2013 tarihli Kurum yazısında hak sahibi anne ...’ye bağlanan gelirin bağlandığı tarihten itibaren iptal edildiğinin belirtildiği, ancak dosyada bulunan belgelerde böyle bir işlemin yapıldığına dair belgenin yer almadığı, anılan kusur yazısında ilk peşin sermaye değer miktarlarının gösterildiği, iptale ilişkin açıklamanın yapılmadığı, sicil dosyası içinde bulunan 26.06.2013 tarihli Kurum belgesinde, hak sahibi ...’ye dava konusu ölüm gelirinin değil, bağlanan ölüm aylığının iptal edildiğinin görüldüğü anlaşılmıştır. Mahkemece hesap raporunda belirtilen açıklamaların doğruluğu ayrıca Kurum zararının azalmasının söz konusu olup olmadığı araştırılmaksızın, ...’ye bağlanan gelir miktarının Kurum zararından düşürülerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Kabule göre de rücuan tazminat davasında, davalıların sorumluluğu kusur sorumluluğuna dayanıyor ve Kurum zararından kusur oranında müşterek müteselsil sorumlu iseler de dava ve ıslah dilekçelerinde talebin teselsüle dayandırılmamış olması karşısında Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile dava dışı 3. kişi ...’nın da kusuru dahil edilerek hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğundan bahisle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya ibraz edilen 10.02.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda; meydana gelen kaza olayında davalı ... Şirketinin %20 oranında kusurlu olduğu, davalı .... 'ın %25 oranında kusurlu olduğu, kazalı ... ...'in %55 oranında kusurlu olduğu mevcut bilgilere göre başka kişilerin kusuruna ilişkin başkaca bir kanaatin oluşmadığının belirtildiği, raporun somut olaya uygun, gerekçeli, denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve kusur oranlarının dağılımı hususunda Mahkemece itibar edilmiş olduğu, maluliyet ve kusur raporları ile.... bağlanan ölüm geliri ve ölüm aylığının kesilmesi ile ilgili SGK tarafından sunulan 28.11.2019 tarihli yazı dikkate alınarak davacı Kurumun davalıdan talep edebileceği alacak miktarının tespiti için alınan hesap bilirkişisinden raporuna göre davacı Kurumun davalı şirketten talep edebileceği rücuan alacak miktarının 21.234,49 TL olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile 21.234,49 TL rücuan tazminat alacağının 30.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ıslahın dikkate alınmasını ve teselsül hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin atfı ile 1086 sayılı Kanun'un 428 ve 439. maddeleri ile 506 sayılı kanun'un 26. maddesi hükümleri 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.