Başvuru, Türk Silahlı Kuvvetlerinden TSK) emekli olan başvurucuya ve ailesine askerî kimlik kartı verilmesi hususundaki talebin yabancı uyruklu bir kişiyle evli olması gerekçe gösterilerek reddedilmesi nedeniyle aile yaşamına saygı hakkının ihlali iddiasına ilişkindir.
Başvuru, Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) emekli olan başvurucuya ve ailesine askerî kimlik kartı verilmesi hususundaki talebin yabancı uyruklu bir kişiyle evli olması gerekçe gösterilerek reddedilmesi nedeniyle aile yaşamına saygı hakkının ihlali iddiasına ilişkindir. Başvuru 17/5/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölümün Birinci Komisyonunca 23/12/2013 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 31/3/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvurunun bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 2/6/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 12/6/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir. Başvurucu 28/2/1979 tarihinde diş tabibi teğmen olarak TSK'da göreve başlamış olup 28/8/1980 tarihinde Gümülcine doğumlu N.A. isimli şahıs ile evlenmiştir. Başvurucu tarafından3/5/1995 tarihinde açılan dava ile yabancı uyruklu bir şahıs ile evli olması nedeniyle istifa etmiş sayılması doğrultusunda işlem tesis edilmesi için davalı idareye yapmış olduğu 10/2/1995 tarihli başvuruya cevap verilmediği, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde Genelkurmay Başkanlığının izni olmadan yabancı uyruklu kişilerle evlenenlerin istifa etmiş sayılacaklarının hüküm altına alındığı, yabancı uyruklu bir kişi ile evli bulunması nedeniyle müstafi sayılarak TSK'dan ilişiğinin kesilmesi gerekirken aksi doğrultuda tesis olunan işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu belirtilerek işlemin iptali ile yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) İkinci Dairesinin 23/12/1996 tarihli ve E.1995/464, K.1996/33 sayılı kararı ile başvuranın müstafi sayılmamasına ilişkin idari işlem hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Karar gerekçesinde, 926 sayılı Kanun'un maddesinin açık hükmü karşısında hakkında idari bir işlem tesisini isteyen başvurucunun hüsnüniyet kurallarına aykırı davrandığının söylenemeyeceği, yabancı uyruklu kişilerle izinsiz yapılan evliliğin 926 sayılı Kanun'un maddesinin (a) fıkrasının amir hükmü karşısında o kişinin istifa etmiş sayılması sonucunu doğuracağı, bu hususta Kanun'un idareye takdir yetkisi vermediği, idarenin yetkisinin bağlı yetki olduğu, idarenin evlilik olgusunu er veya geç tespit etmesinin önemi olmadığı, tespit ettiği anda yapılması gereken işlemin müstafi sayılma işlemi olduğu, evlenilen kadının Türk vatandaşlığına geçmesinin de yabancı uyruklu kişi ile evlenme olgusunu ortadan kaldırmayacağı zira 11/2/1964 tarihli ve 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun maddesinde bir Türk ile evlenen yabancının Türk vatandaşlığına bir beyanla geçebileceğinin öngörüldüğü belirtilmiştir. Başvurucunun 26/3/1996 tarihli Millî Savunma Bakanlığı onayı ile 926 sayılı Kanun'un maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca yabancı uyruklu şahıs ile evlenmesi nedeniyle istifa etmiş sayılmasına, yükümlülük süresinin eksik kısmı ile orantılı okul masraflarının alınmasına, hakkında 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına karar verilmiş; 16/4/1996 tarihinde TSK ile ilişiği kesilmiştir. Başvurucuya 16/4/1996 tarihi itibarıyla emeklilik şartlarını taşıması sebebiyle emeklilik aylığı bağlanmıştır. Başvurucu tarafından emekli subay kimlik kartı verilmemesi işleminin iptali istemiyle 7/11/1996 tarihinde açılan dava, AYİM İkinci Dairesinin 23/12/1998 tarihli ve E.1994/954, K.1998/938 sayılı kararı ile ve karar tarihinde yürürlükte olan MSY 52-7 Türk Silahlı Kuvvetleri Kimlik Kartı Yönergesi'nin 6/c maddesi gereğince yabancı uyruklu kişilerle evlenenlere kimlik kartı verilemeyeceğibelirtilerek reddedilmiştir. MY 88-1 Türk Silahlı Kuvvetleri Akıllı Kart Yönergesi'nin Genelkurmay Başkanlığının 3/2/2009 tarihli emri ile yürürlüğe girmesini takiben başvurucu tarafından 7/4/2011 tarihinde, emekli subay kimlik kartı verilmesi istemiyle idareye başvuruda bulunulmuş ancak idarece talebe cevap verilmemiştir. Başvurucu tarafından TSK emekli subay kimlik kartı verilmemesi yönündeki belirtilen zımni ret işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. Söz konusu iptal davası kapsamında davalı idare tarafından sunulan savunmada, emekli personel ve aile fertlerine verilen askerî kimlik kartlarının, kart sahiplerinin TSK bünyesinde bulunan orduevleri, askerî garnizon ve sosyal tesislerden istifade etmesine olanak sağladığı 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun ve maddeleri uyarınca orduevleri, askerî garnizonlar ve kışla garnizonlarının askerî bina ve buraların askerî mahal vasıf ve mahiyetinde olduğu ve bu yerlerin kuruluş, idare ve işletme şekillerinin yönetmelikle tayin ve tespit olunacağı, 211 sayılı Kanun'un maddesinde ise kimlik kartlarının şekilleri, dağıtma usulleri ve hangi makamlarca verileceğinin Millî Savunma Bakanlığınca hazırlanacak bir talimatla tespit edileceğinin belirtildiği, yapılan incelemede başvurucunun emeklilik hakkını kazanmaksızın TSK'da mecburi hizmet süresini tamamlayıp istifa ederek müstafi subay statüsünü kazandığı, kimlik kartlarının tanzimi hususunda idareye tanınan takdir hakkı çerçevesinde çıkarılan Yönerge'nin ilgili hükmü uyarınca başvurucunun statüsünün müstafi subay olduğu görüldüğünden başvurucu ve eşinin askerî sosyal tesislere günübirlik giriş kartı almaya hak sahibi oldukları belirtilmiştir. AYİM Başsavcılığı düşüncesinde ise benzer mevzuat düzenlemelerine yer verilmekle birlikte idare savunmalarının soyut kaldığı belirtilmiştir. Mahkemece verilen 20/9/2012 tarihli ara kararı uyarınca başvurucu hakkında yabancı uyruklu şahısla evlendiği için müstafi subay sayılarak istifaen ayrılma işlemi mi yapıldığı yoksa farklı bir prosedür neticesinde mi emekli olduğu hususunda araştırma yapılmıştır. Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Mahkemeye hitaben gönderilen 15/10/2012 tarihli ve 293978 sayılı yazıda, başvurucunun 16/4/1996 tarihinde 926 sayılı Kanun'un maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince yabancı uyruklu kişi ile evlenmesi nedeniyle istifa etmiş sayılarak TSK'dan ayrıldığı, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne başvurarak açıkta iken emeklilik talebinde bulunması üzerine 5434 sayılı Kanun'un ek maddesi uyarınca hakkında 19/6/1996 tarihinde açıkta iken emeklilik kararı alındığı bildirilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda AYİM Üçüncü Dairesinin 22/11/2012 tarihli ve E.2012/531, K.2012/2305 sayılı kararı ile başvurucunun talebinin reddine karar verilmiştir. Karar gerekçesinde 211 sayılı Kanun'un maddesinin (e) fıkrası gereğince Silahlı Kuvvetler mensuplarının şekil ve kullanma tarzı talimatnamede gösterilen hüviyet kartlarını resmî ve sivil olarak her zaman üzerlerinde bulundurmaya mecbur olduklarının, 06/09/1961 tarihli ve 10899 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) maddesinin (b) fıkrasında ise kimlik kartlarının şekillerinin, dağıtım usullerinin ve hangi makamlarca verileceğinin Millî Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir talimatla tespit edileceğinin düzenlendiği, bu kapsamda emekli subay ve astsubaylar ile aile fertlerine kimlik kartı verilmesi hususunun, hizmetin gereği ve kimlik kartının işlevi dikkate alınarak idarece takdir yetkisi kullanılarak bir yönerge ile tanzim edildiği ifade edilmiştir. Gerekçede ayrıca MY 88-1Türk Silahlı Kuvvetleri Akıllı Kart Yönergesi'nin bölümünün 3/d maddesinde, emeklilik için gerekli yasal hizmet süresini tamamlamış olsalar dahi Genelkurmay Başkanlığının belirlediği kurallara aykırı olarak uygunsuz yabancı kişi ile evlendiği için istifa etmiş sayılanlara TSK personeli akıllı kimlik kartı verilemeyeceğinin düzenlendiği, başvurucunun da yabancı uyruklu kadınla evlendiği için TSK'dan istifa etmiş sayıldığı, bu nedenle dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucu tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olup davalı idare tarafından sunulan karar düzeltmeye cevap dilekçesinde emekli personel ve aile fertlerine verilen askerî kimlik kartlarının, kart sahiplerinin TSK bünyesinde bulunan orduevleri, askerî garnizon ve sosyal tesislerden istifade etmesine olanak sağladığı, 211 sayılı Kanun uyarınca orduevleri, askerî garnizonlar ve kışla garnizonlarının askerî bina ve buraların askerî mahal vasıf ve mahiyetinde olduğu, MSYT 58-2 (A) Orduevleri, Askerî Garnizonlar ve Sosyal Tesisler Yönetmeliği'ne göre belirtilen tesisler, buralara giriş, emniyet, istifade ve hizmet esaslarının Genelkurmay Başkanlığınca verilen emir ve talimatlara göre yürütüleceği, belirtilen Yönetmelik esaslarına uygun olarak TSK'da görevli ve emekli personel ile aile fertlerine akıllı kart verilmesine yönelik MY 58-4 Orduevleri, Askerî Garnizonlar ve Sosyal Tesisler Yönergesi ile MSY 52-7 (A) Türk Silahlı Kuvvetleri Kimlik Kartı Yönergesi ve MY 88-1 Türk Silahlı Kuvvetleri Akıllı Kart Yönergesi'nin yayımlandığı ve ilgililere kart verilmesi işlemlerinin belirtilen Yönerge hükümlerine göre yürütüldüğü, emekli personel için daha önce beyan esas alınarak basımı yapılan kartların 15/3/2010 tarihinden itibaren ilgili personelin mensup olduğu kurum/kuvvet komutanlığı tarafından sağlanan bilgi aktarımı vasıtasıyla sistem üzerinden otomatik olarak alının bilgiler uyarınca tanzim edildiği ifade edilmiştir. Başvurucuya ilişkin olarak da ilgili veriler kapsamında statüsünün müstafi subay olduğu görüldüğünden kendisi ve eşinin askerî sosyal tesislere günübirlik giriş kartı almaya hak sahibi olduklarının bildirildiği ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince başvurucu ve aile fertlerine akıllı kimlik kartı verilmediği belirtilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme talebi AYİM Üçüncü Dairesinin 14/3/2013 tarihli ve E.2013/360, K.2013/337 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Ret kararı başvurucuya 26/4/2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup başvurucu 17/5/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 926 sayılı Kanun'un maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi şöyledir: “...Aşağıdaki hallerde subay ve astsubaylar istifa etmiş sayılırlar;a) Yabancı uyruklu kişilerle evlenenlerden, bu evlilikleri yönetmelikte belirtilen esaslar dahilinde Genelkurmay Başkanlığınca uygun görülmeyenler,...” 211 sayılı Kanun’unolay tarihinde yürürlükte olan maddesinin (e) fıkrası şöyledir: “Silahlı Kuvvetler mensupları şekil ve kullanma tarzı talimatnamede gösterilen hüviyet kartlarını resmi ve sivil olarak her zaman üzerlerinde bulundurmaya mecburdurlar.” 211 sayılı Kanun’un34/A maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Askerî kimlik kartı; kişinin, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli olduğunu ve kimliğini gösteren resmî belgedir. Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, yönetmelikle belirlenen istisnalar saklı kalmak kaydıyla askerî kimlik kartlarını resmî ve sivil olarak üzerlerinde bulundururlar.” 211 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: “Ordu evleri, askeri gazinoları ve kışla gazinoları askeri bina olup askeri mahal vasıf ve mahiyetini haizdir.” 211 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: “Genelkurmay Başkanlığının izni ile lüzum ve ihtiyaç görülen yerlerde, rehabilitasyon merkezleri, gazi uyum evleri ve refakatçi misafirhaneleri ile kreş, gündüz bakımevleri ve özel bakım merkezleri açılıp işletilebilir.Bu tesislerin işletilmesi ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” Yönetmelik'in olay tarihinde yürürlükte olan maddesinin (b) fıkrası şöyledir: “Kimlik kartlarının şekilleri, dağıtma usulleri ve hangi makamlarca verileceği Milli Savunma Bakanlığınca hazırlanacak bir talimatla tesbit edilir.” Yönetmelik'in maddesinin birinci ve ikinci fıkrası şöyledir: “Askerî kimlik kartı, kişinin Türk Silahlı Kuvvetleri personeli olduğunu ve kimliğini gösteren resmî belgedir. Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, güvenlik ve istihbarat gibi nedenlerle Genelkurmay Başkanlığınca belirlenecek istisnai durumlar dışında, kimlik kartlarını resmi ve sivil olarak her zaman üzerlerinde bulundururlar. Yetkili makamlarca talep edilmesi durumunda kimlik kartının gösterilmesi zorunludur.Askerî kimlik kartının kapsamı, içeriği, kullanılacak fotoğrafların özellik ve niteliği, hak sahipleri, şekli, ebadı ile yürürlük, değiştirme ve geçerlilik tarihleri, taklit, tahrif ve sahtecilikten korumak maksadıyla askerî kimlik kartı üzerine konulacak güvenlik unsurları, basım, dağıtım, personele teslimat, kullanım ve iptal aşamasında uygulanacak sistem ve teknoloji, giriş kontrol, elektronik imza, elektronik cüzdan gibi kart uygulamaları, kart ücreti, askerî kimlik kartının kaybı, özelliklerini yitirmesi ve değiştirilmesi halinde yapılacak işlemler ile diğer hususlar yönerge ile belirlenir.” MY 88-1 Türk Silahlı Kuvvetleri Akıllı Kart Yönergesi'nin bölümünün 3/d maddesi şöyledir: “Emeklilik için gerekli yasal hizmet süresini tamamlamış olsalar dahi Genelkurmay Başkanlığının belirlediği kurallara aykırı olarak uygunsuz yabancı uyruklu kişi ile evlendiği için istifa etmiş sayılanlara Türk Silahlı Kuvvetleri akıllı kimlik kartı verilmez.” MY 88-1 Türk Silahlı Kuvvetleri Akıllı Kart Yönergesi'nin bölümünün maddesinin (b) fıkrasının 3/abendi şöyledir: “926 sayılı Türk silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun maddesi gereğince istifa etmiş kabul edilenler hariç olmak üzere; emeklilik hakkını kazanmaksızın Türk Silahlı Kuvvetlerindeki mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlayarak istifa nedeniyle ayrılan subay ve astsubayların kendileri ve eşlerine Asıl Hak Sahibinin statüsüne göre Askeri sosyal Tesislere Günübirlik Giriş Kartı verilir. Asıl Hak Sahibinin vefatı halinde, eşlerinin hak sahipliği evleninceye kadar devam eder. Boşanıp da asker olan eşi üzerinden maaş alsa dahi yeniden hak sahipliği kazanamaz”