4. Hukuk Dairesi 2012/9065 E. , 2012/17063 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Turizm Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. vdl. aleyhine 27/09/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/03/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalı ... Turizm Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından süresi içinde istenilmek
**4. Hukuk Dairesi 2012/9065 E. , 2012/17063 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Turizm Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. vdl. aleyhine 27/09/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/03/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalı ... Turizm Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; a) Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeni ile uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davacılar ile davalı ... Turizm Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. -/- -2- 2012/9065-2012/17063 Dava konusu olayda; olayın oluş şekli, tarafların kusur durumu, davacıların ölene olan yakınlık derecesi ile yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde ölenin annesi ve kardeşleri olan davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları azdır. Davacılar yararına daha üst düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. b) Kişilerin sözleşme dışı sorumluluğunda kural olarak kusur sorumluluğu esastır. Ne var ki; yasa koyucu değişik sebeplerle kusursuz sorumluluk hallerini de kabul etmiştir. Borçlar Kanunu'nun "istihdam edenlerin mesuliyeti" başlığı altında düzenlenen 55. maddesi uyarınca; istihdam edenlerin müstahdemlerinin eylemlerinden sorumlu tutulmaları ilkesi, kendi yararı için başkasını çalıştıran kimsenin, bu işin ifasından meydana gelecek zarar tehlikesini bazı şartlar altında üzerine alması esasına dayanır. Istihdam eden, müstahdem veya işçilerini seçerken, onları çalıştırırken, başkalarına zarar vermemelerini sağlamakla ve buna dikkat ve özen göstermekle yükümlüdür. Somut olayda; zararlandırıcı kazanın gerçekleştiği anda kaza yapan aracı davalılardan ...'un kullandığı, karşı araçta bulunan davacıların çocuğu ve kardeşi ...'ın öldüğü, kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'un %100 (tam) kusurlu olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı sürücü ...'un, gerek hakkında yürütülen ceza davasındaki ifadelerinde gerekse dosya kapsamındaki beyanlarında; ilaç satış mümessili olarak çalıştığını, kazanın olduğu sırada aldığı randevuya istinaden hastaneye gidiyor olduğunu söylediği, ceza dosyası içeriğinden ise davalının, hakkında ret kararı verilen davalı ... İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin çalışanı olduğu anlaşılmaktadır. Olay günü de davalı sürücünün adı geçen şirketin emir ve talimatlarını yerine getirmek için aracı kullandığı tüm dosya kapsamı ve ceza dosyası ile sabit olmuştur. Davalı şirketin davalı sürücünün istihdam edeni olduğu açıktır. O halde davacıların zarara uğraması ile sonuçlanan olayda istihdam eden durumundaki davalı ... İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin zarardan sorumlu tutulması gerekmektedir. Mahkemece adı geçen davalı yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2-a-b) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA, davalı ... Turizm Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.