T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/395 KARAR NO : 2025/1189 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/127 Esas, 2023/867 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde isti…
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/395 KARAR NO : 2025/1189 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/127 Esas, 2023/867 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın 29/07/2019 tarihinde meydana gelen kazada yaya olarak bulunan müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin kalıcı olarak sakatlandığını, olay nedeniyle soruşturma başlatıldığını ve ceza yargılamasının devam ettiğini, soruşturma aşamasında alınan rapor ile kazada davalı ...'in kazada asli ve tek kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin kazada kusurunun olmadığını, müvekkilinin eğitim hayatının sekteye uğradığını, aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, iş gücü kaybı nedeniyle davalı sigorta şirketine müracaat edildiğini ancak bir sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline, müvekkili ... için 20.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek ticari faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi dışında kalan davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın meydana gelmesinde kullanılan aracın kaza tarihinde maliki tespit edilerek davanın ihbar edilmesini, KTK 97.maddesindeki dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığını, tazminat talebi için alacağın zaman aşımına uğradığını, kusur yönünden mahkemece rapor alınmasını, müterafik bir kusur var ise indirim uygulanmasını, davacının maluliyet yönünden rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu tutulabileceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğ'e göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Davacı çocuğun meydana gelen trafik kazası nedeniyle özel gereksiniminin bulunmadığı (sürekli maluliyet oluşturacak bir yaralanmasının bulunmadığı) tespit edildiğinden ve kaza tarihinde henüz 18 yaşını doldurmadığından geçici iş göremezlik tazminatından bahsedilemeyeceğinden maddi tazminat davasının Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak reddine karar verilmiştir. Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacının yaşı, meydana gelen kazada kusurunun bulunmaması, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacı çocuğun maluliyeti, diğer davacıların ise çocuklarının maluliyeti nedeniyle çektiği acı ve duymuş oldukları üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak..." gerekçesiyle "...Davacının maddi tazminat davasının reddine, Davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, ... ... için 5.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL ve ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 7.000,00 TL'nin 29/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, fazla istemin reddine,..." karar vermiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece aldırılan maluliyet raporunda müvekkilinin iyileşme süresinin 2 haftaya kadar uzayacağı ve vücut engellilik oranının bulunmadığı yönünde tespitinin mevcut olduğunu, Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen süreden daha uzun bir müddet sonra iyileşmenin gerçekleşeceğini, müvekkilinin malul kaldığını, hatalı belirleme yapan Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yerel mahkeme kaza tarihinde henüz 18 yaşını doldurmadığından geçici iş göremezlik tazminatından söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınmamış sigortasız aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacı küçüğün yaralanıp malul kaldığı iddiasıyla davacı küçük ile yansıma zarara dayalı olarak anne baba tarafından açılan TBK 54./56 maddeleri kapsamında maddi manevi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 1-) Her ne kadar Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şarları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmelik'in 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmelik'in 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi aynı zamanda yönetmeliğin EK.3'de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20'nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu oysa TBK'nın 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in uygulanma imkanı olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki maluliyet raporunda, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine davacının kazadan kaynaklanan maluliyet oranı bulunmadığı belirtilmiş ise de somut olayda maluliyetin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre belirlenmesi gereklidir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması kararın kaldırılmasını gerektirmiştir. (emsal için bknz. Yargıtay 4. H.D. 2024/1327 E. 2025/6756 K. Sayılı ilamı, 2023/9033 E. 2025/5807 K. Sayılı ilamı) 2-) Kaldırma kararının mahiyetine göre manevi tazminat takdirine ilişkin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek ve yer bulunmamaktadır. 3-) Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davacılar vekilinin istinaf itirazının (1) no'lu bentte yazılı açıklama dahilinde kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, kaldırma neden ve şekline göre sair istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, kaldırma kararının mahiyetine göre manevi tazminat takdirine ilişkin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların davacılara iadesine, 4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine, 6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere 29/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.