Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/2144 E. , 2024/3398 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/2144 Karar No : 2024/3398 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından; Adıyaman ili
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/2144 E. , 2024/3398 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/2144 Karar No : 2024/3398 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından; Adıyaman ili, Merkez ilçesi, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Mahalleleri sınırları içinde yer alan 1.698 hektarlık arazinin tarım dışına çıkarılmasına ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davaya konu taşınmazların mahallinde uzman bilirkişiler marifetiyle keşif yapılmasına karar verildiği, davacı oda tarafından Mahkemelerince takdir edilen bilirkişi ücreti ikinci kez ve meşruhatlı olarak istenilmesine rağmen yatırılmadığı için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılamadığı, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile tarafların iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusu taşınmazlara ilişkin Adıyaman İl Tarım Müdürlüğü tarafından yerinde yapılan inceleme neticesinde etüt raporunun hazırlandığı, Adıyaman İl Toprak Koruma Kurulunun taşınmazları yerinde incelemesi neticesinde elde ettiği bulguların etüt raporu ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda Adıyaman İl Toprak Koruma Kurulu tarafından talebin uygun bulunduğuna yönelik görüş belirtildiği, ilgili Bakanlık tarafından Toprak Koruma Kurulunun görüşü doğrultusunda "kamu yararı kararı" alındığı, davalı idare tarafından tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek uyuşmazlık konusu arazilerin başka bir amaç için kullanılmaması ve tarım arazilerinin ve tarımsal faaliyetlerin zarar görmemesi için gerekli tedbirlerin alınması şartıyla tesis edilen dava konusu ... tarih ve ... sayılı Tarım ve Orman Bakanlığı işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; İlk Derece Mahkemesinin bilirkişi ücreti yatırılması konusundaki 03/05/2019 tarihli ara kararına "ücretin hazineden karşılanması" istemiyle vermiş oldukları 13/05/2019 tarihli dilekçenin kabulüne ya da reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince 21/05/2019 tarihli ara kararla ikinci kez bilirkişi ücretinin istendiği, davalı idarenin bilgileri doğrultusunda keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan esasa yönelik karar verildiği, tarım dışı kullanım izni talep edilen alanın büyüklüğü dikkate alındığında doğrudan doğruya davalı idarenin sunmuş olduğu bilgi ve belgelerle karar verilemeyeceği, bu nedenlerle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; Adıyaman ili, Merkez ilçesi sınırları içerisinde yer alan birden fazla taşınmazda kayıtlı bulunan 1208 hektar kuru mutlak tarım arazisi, 660 hektar marjinal tarım arazisi, 275 hektar yoğun yerleşim yeri olarak sınıflandırılmış arazi, 48 hektar dikili tarım arazisi ve 262 hektar 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamı dışındaki alan olmak üzere toplam 2453 hektar yüz ölçümlü alanda Adıyaman İl Özel İdaresi ile Adıyaman Belediyesi tarafından ilave imar planı çalışmaları yapmak üzere tarım dışı amaçla kullanım izni talep edilmesi neticesinde; 1- İl Toprak Koruma Kurulunun 27/12/2016 tarih ve 1 numaralı kararıyla, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 13. maddesi ile 24/07/2009 tarih ve 27298 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Arazi Toplulaştırmasına İlişkin Tüzük'ün 9. maddesi uyarınca etüt sahası içinde yer alan ve ekteki 1/13000 ölçekli harita üzerinde "sarı renk" ile gösterilen "marjinal tarım arazisi", "kahverengi renk" ile gösterilen "dere havzası" ile "mavi renk" ile gösterilen "yoğun yerleşim alanları"nın talep edilen amaçla kullanılmasının uygun olduğuna; ancak, yine ekteki 1/13000 ölçekli harita üzerinde sınırları gösterilen( İl Toprak Koruma Kurulu tarafından uygun görülen alan sınırı olarak gösterilen) alan içerisinde kalan, "yeşil renk" ile gösterilen "mutlak tarım arazisi" ve "turuncu renk" ile gösterilen "dikili tarım arazisi" niteliğindeki alanlar ile ilgili olarak, bu alanların alternatifinin olmadığı, etüt sahası etrafındaki kısıtlayıcı faktörlerden dolayı tarımsal bütünlüğün kaybolduğu ve bu alanlar üzerinde ileride oluşabilecek kaçak yapılaşmanın önlenmesi için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında ilgili Bakanlıkça "kamu yararı kararı" alınması şartıyla söz konusu alanlar içerisinde yer alan taşınmazlar üzerinde 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı yapılarak tarım dışı amaçla kullanıma açılmasının uygun olduğuna oy birliği ile karar verildiği, 2- Toprak Koruma Kurulu kararının İçişleri Bakanlığına sunulması sonrası 20/03/2017 tarihli Bakan Olur'u ile Adıyaman Valiliğinin... tarih ve ... sayılı yazısı ve eklerinde belirtilen 1046 hektarlık alan için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 13. maddesinin (d) bendi uyarınca "kamu yararı kararı" verildiği, 3- Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün Adıyaman Valiliğine hitaplı dava konusu edilen ...tarih ve ... sayılı işlemiyle, yazıda detaylarına yer verilen toplam 1626,90 hektar yüz ölçümlü arazinin talep edilen amaçla kullanılmasının uygun görülmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar." hükmüne yer verilmiş; aynı Kanun'un 31. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan, davanın ihbarı, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri... hususlarında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 447. faddesinin 2. fıkrasında, "Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren haller" başlıklı 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." kuralına; "Delil ikamesi için avans" başlıklı 324. maddesinde, "Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." kuralına; 325. maddesinde, "Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden, İdare Mahkemesince; uyuşmazlığın çözümünün teknik inceleme gerektirdiği ve uyuşmazlığın birden fazla bilim dalı ile ilgili olduğu gerekçesiyle 26/04/2019 tarihli ara kararı ile üç kişilik bir heyet olarak resen seçilecek bilirkişiler tarafından keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, Mahkemenin 03/05/2019 tarihli yazısı ile bilirkişi ve keşif masraflarını karşılamak üzere davacıdan toplam 10.000,00 TL bilirkişi avansı ile 314,00 TL keşif harcı istenildiği, davacı tarafından yüksekliği nedeniyle Hazineden karşılanması talep edilerek istenilen avansın ve harcın yatırılmaması üzerine, söz konusu bilirkişi avansının ve keşif harcının verilen süre içinde yatırılmaması halinde dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre karar verileceği hususu da belirtilerek 21/05/2019 tarihinde bilirkişi ücretinin ve keşif harcının yatırılmasının davacıdan ikinci kez istenildiği, davacı tarafından bilirkişi avansının ve keşif harcının yine yatırılmaması neticesinde, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler değerlendirilerek dava konusu idari işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir. Anayasa'daki hakların etkili bir biçimde korunması için davaya bakan mahkemelerin Anayasa'nın 36. maddesine göre "tarafların dayanaklarını, iddialarını ve delillerini etkili bir biçimde inceleme görevi" vardır. (Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, § 30) AİHM içtihatlarına göre bir mahkemenin davaya yaklaşımının başvurucuların iddialarına yanıt vermekten ve başvurucuların temel şikâyetlerini incelemekten kaçmaya neden olması hâlinde Sözleşme'nin 6. maddesi davanın düzgün bir biçimde incelenmesi hakkı bakımından ihlal edilmiş olur. (Kuznetsov/Rusya, B. No: 184/02, 11/4/2007, §§ 84, 85), (AYM, Erkan Akış ve diğerleri, B. No: 2013/6133, 13/4/2016, § 50) Ayrıca bir davaya ilişkin olarak iddia ve savunmanın dayanağını teşkil eden taraflarca usulüne uygun ileri sürülmüş maddi vakıaların ve bu vakıalara ilişkin delillerin doğru olup olmadığının usulünce araştırılarak tespit edilmesi mahkemelerin görevidir. Özellikle yapılan bir yargılamada çözümü hukuk dışında özel, teknik bir bilgi ve inceleme gerektiren hususların yeterince açıklığa kavuşturulması gerekir. (Hasan Rahmi Özgenç, B. No: 2013/2418, 16/12/2015, § 54) Nitekim AİHM de uyuşmazlığın çözümünde önemli etkisi olabilecek bir delilin toplanmamasının bir bütün olarak yargılamanın adil olmaması sonucuna yol açacağını belirtmektedir. (Elsholz/Almanya, B. No: 25735/94, 13/7/2000,§§ 66, 67), (AYM, Erkan Akış ve diğerleri, B. No: 2013/6133, 13/4/2016, § 58) Mahiyeti itibarıyla son derece önem teşkil eden tarım arazilerinin tarım dışı amaçla kullanılmasını ve bu yöndeki talepleri hukuki olarak denetleme imkanı veren huzurdaki davada, tarım dışı amaçla kullanımına izin verilmesi istenen alanın büyüklüğü de göz önüne alındığında, dava konusu işlemin mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiğinin bütün açıklığıyla ortaya konulmasının hakkaniyete uygun bir yargılama bakımından önem taşıdığı sonucuna varılmaktadır. Öte yandan, izin verilmesi istenen alanların 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile diğer ilgili mevzuat uyarınca tarım dışı amaçla kullanım izni verilebilecek alanlardan olup olmadığının ise mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edilebileceği açıktır. Bu itibarla, çözümü teknik bilgi ve mahallinde inceleme yapılmasını gerektiren dava konusu uyuşmazlıkta keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması zorunlu olup, yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca keşif ve bilirkişi incelemesi için gereken ve yargılama giderleri kapsamında bulunan harç ve avansın yargılama sonucunda haksız çıkan taraftan alınmak şartıyla, öncelikle davalı idareden istenilmesi, davalı idarece yatırılmaması halinde Hazineden karşılanarak keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken, bu husus gözetilmeksizin davacıya verilen süre içerisinde bilirkişi ücretinin ödenmediği gerekçesiyle salt dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelere dayanılarak keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın eksik inceleme sonucu verilen İdare Mahkemesi kararında ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyiz konu kararda hukuka ve usul hükümlerine uyarlık görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın reddine ilişkin Adıyaman İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.