T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 02/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/01/2026 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas DAVACI : ...-T.C. Kimlik no:...- ... VEKİLİ : Av. ...-... DAVALI : ...- ... VEKİLLERİ : Av. ...-... Av. ..…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 02/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/01/2026 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas DAVACI : ...-T.C. Kimlik no:...- ... VEKİLİ : Av. ...-... DAVALI : ...- ... VEKİLLERİ : Av. ...-... Av. ...-... DAVANIN KONUSU : Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali G.KARAR YAZIM TARİHİ : 02/04/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin ortaklarından olduğunu, müvekkilinin davalı kooperatifin kuruluşundan beri 148 numaralı ortağı olup, bu numara ile ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde bulunan ... parselde ... numaralı dubleks mesken adına tahsis edildiğini, bialahare mahkeme kanalıyla tapuya tescil edildiğini, davaya konu edilen, 26/06/2025 tarihli Genel Kurul (GK.) toplantısına, davacı müvekkili adına vekaleten ...'in katıldığını, 10. madde ile alınan karara müvekkili adına ret oyu verdiğini ve bu maddeye ret oyu verdiğini (muhalefet şerhi koyduklarını) GK. tutanağına geçtiğini, 26/06/2025 tarihinde yapılan GK.da alınan 10 numaralı kararın Kooperatifler Kanunu'nun (KK.nun) eşitlik ilkesine ve mevzuata aykırı olduğunu belirterek, fazlaya dair talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, alınan kararların uygulanmasının yargılama sonucuna kadar verilecek ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına, davalı Kooperatifin 26/06/2025 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 10 numaralı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesi 20/01/2026 tarihli ara kararında; davacılar vekilinin ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin 6100 Sayılı HMK’nun 389. Maddesi gereğince meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesinin bulunduğu yönünde yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 389/1 ve 390/3 maddesi gereğince İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, anlaşıldığından reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçelerinin ekinde sunulan delillerin, özellikle ihtarnamelerin, davalı kooperatifin ayıplı ifayı kabul ettiği ihtarın, müvekkilinin ancak mahkeme kararıyla kura sonucu tahsis edilen taşınmazın tescilini sağladığı ilam ve müvekkilinden kaynaklı olmayan hacizleri içeren taşınmaz takyidat kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, tedbir talebinin red kararının hukuka uygun olmadığının anlaşılacağını, ilk derece mahkemesinin, taşınmaz üzerinde mevcut haciz kayıtlarının varlığına rağmen yakın ispat kuralı gerçekleşmediği yolundaki tespitinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin davalı kooperatif nedeniyle mülkiyet hakkını kullanamadığını, tasarruf edemediğini, bu durum kanıta dahi muhtaç değilken ilk derece mahkemesinin yakın ispat kuralı gerçekleşmediği gerekçesinin kabul edilemeyeceğini, taşınmaz üzerinde takyidatların tarihi dikkate alındığında, müvekkilinin kura neticesi tahsis edilen taşınmazın mülkiyetinin mahkeme kararıyla iktisabı öncesine ait olduğunu, davalı kooperatif üyesine taşınmazı takyidatsız devretmek zorunda olduğunu, davalı kooperatifin bireyselleşme sırasında müvekkiline ait taşınmazı başkasının adına devrettiğini, bu durumu düzeltmediğini, müvekkilinin yargı yoluna başvurduğunu, dava açtığını ve ancak bu surette tapu devir iptalini sağlamak zorunda kaldığını, ancak bu sırada kooperatifin ayıplı ifası neticesi, taşınmaz üzerinde müvekkili ile ilgisi olmayan haciz şerhleri ile birlikte devri yapıldığını, davalı kooperatifin bu tarihe kadar haciz şerhlerini kaldırmak için en ufak bir çaba göstermeyen kooperatifin somut olayda iptali talep edilen genel kurulun 10. Maddesi; "... ada ... parsel... no'lu taşınmazın kooperatife kaydı yapılacak yeni ortak üzerine tahsis edilmesine, ortaklığa kabul aidatının belirlenmesi geçildi. Konu hakkında avukat bilgi verdi. Kooperatif için iyi bir aidat geliri olacak dedi. İşlemler devam ediyor dedi. ... söz aldı, Neden İhraç edemiyoruz, dedi. İhraç edip satabilirdik, dedi. Mali müşavir söz aldı. Ortaklığı fiilen düşmüş durumda. Başkan söz aldı. Ortaklığından doğan borçlarını ödeme yapacaklarını beyan ettikleri için ortaklığı devam etmesi yönünde devam ettik. Avukat eğer genel kurul karar verir ise tarih belirleyelim ödeme yapmazlar ise satışı için karar alalım, dedi. ... söz aldı. Ödeme yapılmış ama kooperatif geri ödeme yapmış dedi. Avukat açıklama yaptı. Avukat bilgi verdi yönetim iyi niyetli fakat geldiğimiz nokta bize ödeme yaptıkları andan itibaren ortaklığa devam edecektir. ... açıklamada bulundu. Yeni ortak tahsis edilmesi oya sunuldu. 39 Kabul 1 red oyu ile oy çokluğu ile kabul edildi.... red oyu kullandı. Şerh koyduğunu iletti. ... Dilekçe ekte yer almaktadır. Yeni ortaklık bedeli aidatının asgari 10.000.000,00 TL (on milyon Türk Lirası) olarak belirlenerek açık artırma ile ortak kabul edilmesine 39 kabul 1 red ile oy çokluğu kabul edildi. " kararını almış olmasının kabul edilemeyeceğini, zira kararda da görüldüğü üzere, ortaklığı düşmüş bir üyenin taşınmazı satılıp borç ödenmek yerine, halen dahi taşınmazın ortaklığa devam yönünde kararının, davalının mülkiyetinde azalmaya yol açan bir karar olduğunu, kaldı ki müvekkili yönünden taşınmazın üzerindeki haciz kayıtlarının kaldırılması amaçlanmadığını, ihraç aşamasında 3. kişinin adeta "kurtarılmaya" çalışılarak, eşitlik ilkesine aykırı davranış içinde bulunulduğunun kararda açıkça yer aldığını, her ne kadar ilk derece mahkemesinin gerekçesinde, HMK m. 389 uyarınca yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığını belirtmiş ise de, dava dilekçeleri ekinde sunulan delillerin davanın haklılığı konusunda mahkemeye yeterli kanaati verecek nitelikte olduğunu, dava konusu 10 numaralı kararın uygulanması halinde, kooperatifin ve ortakların hakları üzerinde geri dönülemez tasarruflarda bulunulmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, yüksek mahkeme kararlarında da vurgulandığı üzere, genel kurul kararlarının iptali davalarında, kararın uygulanmasıyla doğacak zararların önlenmesinin tedbirin temel amacı olduğunu, genel kurul kararlarının icrasının durdurulmasının hukuki koruma için zorunlu olduğunu, dava konusu genel kurul kararının uygulanması, yargılama sonunda verilecek iptal kararını etkisiz hale getirebilecek bir "oldu bitti" yaratma riski taşıdığını, Kooperatifler Kanunu m. 98 yollamasıyla TTK m. 449 uyarınca, iptal davasına konu kararların yürütülmesinin geri bırakılması, bu tür davalarda öngörülen özel ve etkin bir hukuki koruma yöntemi olduğunu, mahkemece bu yöntem de göz ardı edilerek tedbir taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece, TTK 449. maddesi gereğince Yönetim Kurulu üyelerine tebligat yapıldığını ancak kendileri tarafından herhangi bir görüş veya beyan sunulmadığını, davalı yanın kararın sessiz kalması, iddialarının ciddiyetini ve yaklaşık ispat koşulunun varlığını destekler nitelikte olduğunu, ilk derece mahkemesince TTK gereğince yasal prosedür işletildiğini ve yönetim kuruluna görüş sorulduğunu, görüş bildirilmemesi halinde dahi dosya kapsamındaki delillerle tedbir kararı verilmesi gerektiğini, dosya kapsamındaki genel kurul tutanağı, muhalefet şerhleri ve ihtarnamelerin, HMK m. 389 ve TTK m. 449 anlamında yaklaşık ispat için yeterli olduğunu, 10 numaralı kararın uygulanması halinde hakkın elde edilmesinin imkansızlaşacağını ve ciddi zararlar doğacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir talebine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nun 389/1. fıkrasına göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanunun 390/3. fıkrasına göre; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, ihtiyati tedbirin koşullarının oluşmamasına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasında verilen 20/01/2026 tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.02/04/2026 ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.