T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/142 - 2025/1503 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/142 KARAR NO : 2025/1503 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.10.2023 NUMARASI : 2022/556 Esas 2023/748 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 28.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİH…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/142 - 2025/1503 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/142 KARAR NO : 2025/1503 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.10.2023 NUMARASI : 2022/556 Esas 2023/748 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 28.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17.12.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; Davacılar vekili, 27.09.2011 tarihinde, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın davacıların babası ... sevk ve idaresinde iken direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazasında ...'ün vefat ettiğini, davacıların müteveffanın çocukları olduğunu, davacılardan ...'ün %96 oranında engelli olup hayat boyu müteveffanın desteğine muhtaç olduğunu, HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirtilerek davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini davacı ... için 19.789,10 TL'ye, ... için 112.872,69 TL'ye artırmıştır. Davalı vekili, davacıların Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesine göre usûlüne uygun olarak sigorta şirketine başvuru yapmamaları nedeniyle başvuru şartının gerçekleşmediğini, Trafik Poliçesi Genel Şartları gereğince davacıların taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, tazminat miktarının belirlenmesinde desteklilik durumunun ispat edilmesi gerektiğini, müterafik kusur indiriminin yapılması ve hesaplamada teknik faizin uygulanması gerektiğini, davanın kısmi dava olarak açıldığının kabul edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI; Mahkemece toplanan delillere göre, davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma talebine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın işleteninin müteveffanın eşi ... ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısının davalı sigorta şirketinin olduğu, alınan bilirkişi raporu ile müteveffa sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, müteveffanın desteğinden yoksun kalan davacıların 3. kişi konumunda olduğu, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 11.12.2017 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporuna göre, davacı ...'ün %96 oranında engelli olduğunun ve engelinin sürekli olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemli kullanılarak düzenlenen 01.05.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortasına ilişkin geçerli poliçe limitinin kaza tarihi itibarı ile kişi başına 200.000,00 TL, destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkı bulunan kişiler için hesaplanan toplam tazminat tutarının 850.373,03 TL olduğu ve müteveffanın eşinin sigorta ettiren konumunda olması nedeni ile tazminat talep hakkı mevcut olmadığından kendisi için hesaplanan tutarın toplam tazminat tutarına dahil edilmediği, poliçe limitine göre garameten paylaştırma yapıldığında davacı ... için 112.872,69 TL, ... için ise 19.789,10 TL olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kabulü ile, davacı ... için 112.872,69 TL, ... için 19.789,10 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 06.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı şirketin poliçe kapsamında destekten yoksun kalma tazminatından sorumluluğunun bulunmadığını, davacıların desteğinin %100 kusuruyla meydana gelen kazada davacıların salt mirasçı sıfatıyla destekten yoksun kalma tazminatı talep haklarının bulunmadığını, 27.09.2011 tarihli kaza nedeniyle davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, kusura ilişkin olarak Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporundaki hesaplamanın teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinin rapor tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE; Davalı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu kamyonun davacıların babası ... idaresinde iken direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini belirterek desteğin çocukları için destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 1-6100 sayılı HMK'nın taraf ehliyetini düzenleyen 50. maddesinde, "medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu", TMK'nın 28. maddesinde de "kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayacağı ve ölümle sona ereceği" düzenlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 28/1. maddesi gereğince, gerçek kişiler yönünden maddi hukuk bakımından hak ehliyeti ve usûl hukuku bakımından da taraf ehliyeti ölümle son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkân yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen ve mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar ise tarafın ölümü ile konusuz kalmaz, bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Dava ve taraf ehliyeti HMK’nın 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartlarından olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereken hususlardandır. UYAP kayıtlarından, davacılar ...'ün 12.03.2025 tarihinde, ...'ün 15.03.2025 tarihinde vefat ettikleri anlaşılmış olmakla, davacıların dava ehliyetinin ve davacı vekilinin vekâlet görevinin sona ermiş olduğu gözetilerek vefat eden davacıların mirasçılarının belirlenerek tebligat yapılması ve davaya devam edip etmeyecekleri belirlenerek taraf teşkilinin sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. 2-Davacılar ... ve ...'ün vefatı ile ölüm tarihi itibariyle destek zararının sona ereceği gözetilerek vefat tarihine kadar tazminat hesaplanması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve buna göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri hâlinde iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının yatıran tarafa iadesine, 6-Karar tebliği ve harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 28.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.