(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/9770 E. , 2010/6737 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işveren nezdinde 10.8.1999-30.10.2001 tarihleri arasında çalışmış olduğunun karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/9770 E. , 2010/6737 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işveren nezdinde 10.8.1999-30.10.2001 tarihleri arasında çalışmış olduğunun karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı, davalıya ait işyerinde işçi olarak 10.08.1999-30.10.2001 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tespitini istemiştir. İstek, tanık beyanlarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm altına alınmış ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır. Gerçekten bu tür hizmet tesbitine yönelik davaların Kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı dava tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesi olan bu tür davalarda; öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlemeli, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmadır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli ve dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde çalışan işyerinde kayıtlı bordro tanıkları yada komşu ve yakın işyerlerinde çalışan kayıtlı tanıklar olması sağlanarak çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 ile 30.04.2008 gün 2008/21-343-347 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Somut olayda ise, açıklanan şekilde bir incelemenin yapılmadığı ortada olup işyerinden bordo verildiği açık olduğu halde kayıtlı işyeri tanıkları dinlenmediği gibi dinlenen komşu işyeri tanıklarına ilişkinde belge ve kayıtları araştırılmadan yetersiz tanık beyanları ile hüküm kurulmuştur.Ayrıca davacı 15.11.1981 tarihinde doğduğuna göre tespitini istediği süreler içersinde askerlik hizmetini yapıp yapmadığı da araştırılmamıştır.