Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ticaret ile iştigal etmekte olan ... merkezi bulunan itibarlı ve ticari çevrede saygınlığı ile bilinen bir kişi olduğunu, ...Tic. A.Ş.'den alacağına karşılık olarak ... T.A.Ş ... Şubesi’nin ... seri numaralı, 14.01.2023 keşide tarihli, keşide yeri ... olan 67.238TL(altmışyedibinikiyüzotuzsekiz) bedelli çeki almış aldığını, ancak, müvekkilinin zilyedi olduğu dava konusu çekin kaybedildiğini, konu ile ilgili olarak ... Amirliği ... Savcılığı
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin farklı sekörlerde uzmanlaşmış profesyonel kadrosu ile orta ve üst düzey yöneticileri seçme ve talepte bulunan şirketlere özel istihdam bürosu olarak yerleştirme hizmeti verdiğini, müvekkili şirket ile davalı şahıs arasında 01.07.2013 tarihinde bir sözleşme akdedildiğini, sözleşme kapsamında 09.11.2015 tarihinde istifa edene dek İnsan kaynakları Danışmanı olarak müvekkili şirket bünyesinde çalıştığını, sözleşmenin feshe ilişkin olan 9.3.(ii) maddesi ile Borçlar kanunu'nun 444. maddesine uygun olarak; '"insan kaynakları danışmanlığı görevi ifa etmek üzere işverenin veya müşterinin rakibi olan bir şirkette, müşteri şirketlerde ve başka bir şirkette veya kendi adına açacağı işyerinde ücret karşılığı olsun veya olmasın, resmi veya gayri resmi, doğrudan veya dolaylı olarak İstanbul ili sınırlan içerisinde fesihten itibaren 1 sene boyunca çalışmamayı ve bu maddeye aykırı davranması durumunda 6 aylık toplam brüt maaşı tutarında tazminat ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt eder hükmünün getirildiğini, müvekkili şirketten ayrılmadan önce almış olduğu son brüt ücretinin aylık 5.683.34.-TL olduğunu, davalı şahsın müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırı olarak davalı şirkette çalışmaya başlamasının tespit edilmesi üzerine davalılara Beşiktaş ... Noterliğinin 18.12.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalı şirketin de davalı şahıs ile müteselsilen sorumlu olduğunu, zira davalılar arasında rekabet yasağına aykırı olarak iş ilişkisi kurulduğunu, bunun sonlandırılması gereği davalılara ihtar edilmesine rağmen iş ilişkisinin sonlandırılmadığını, davalı şahsın, müvekkili şirket ile aralarında var olan iş ilişkisi kapsamında eğitime tabi tutulduğunu, alanında uzman kişilerden almış olduğu bu eğitimin davalı şahsa kariyeri ile ilgili olarak çok önemli bir değer kattığını, ayrıca müvekkili şirketin sahip olduğu müşteri ve data veri tabanına, bunların tüm iletişim bilgilerine çalışmaya başladığı ilk günden itibaren tam anlamıyla vakıf olduğunu, davalı şahısın rekabet yasağına aykırı olarak çalışmaya başladığı diğer davalı şirkette de aynı işleri yaptığını, zarar verme ihtimali bulunmasının, rekabet yasağına aykırılık kaydının geçerli olması için yeterli olduğunu, hem davalı şirketin hem de davacı şirketin Türkiye çapında müşterilere sahip olmasına rağmen, her ikisinin de müşteri çevresinin büyük bir bölümünün İstanbul ili sınırlarında olduğunu ve aralarında büyük bir rekabet bulunduğunu, ayrıca işin türü bakımından yapılan sınırlandırmanın davacı şirketin faaliyet alanı içerisinde kaldığını belirterek, davalı şahsın diğer davalı şirkette çalışmaya başladığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiz dahil olacak şekilde şimdilik 5.000.00.-TL alacağın müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin alacağının belirlenebilir ve bölünemez türden olduğunu, bu nedenle kısmi dava olarak ileri sürülen talebin usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şahsın 11.02.2013-09.11.2015 tarihleri arasında davacı işyerinde çalıştığını, ardından 16.11.2015 tarihinde diğer davalı şirkette Kısım Müdürü olarak göreve başladığını, davalı şahsın iş sözleşmesinde, hem şekil hem de içerik yönünden geçerli bir rekabet etmeme borcu bulunmadığını, ibraz edilen sözleşmenin yalnızca son sayfasında davalının imzasının yer aldığını, sözleşmenin rekabet etmeme borcu olduğu iddia edilen bölümünde davalıyı bağlayıcı herhangi bir unsur bulunmadığını, sözleşmenin kendisine inceletilmeden imza edildiğini, ayrıca bir nüshasının da teslim edilmediğini, davacı şirketin gösterdiği sözleşme sıhhat şartına havi olmadığından, talebin bu yönüyle reddi gerektiğini, davalının müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında haiz olduğu bilgilerin, yalnızca işin görülmesi ile alakalı, sır niteliğini haiz olmayan bilgiler olduğunu, varlığı iddia edilen rekabet yasağının, davalının ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamaları içerdiğini, davalının davacı şirkette İnsan Kaynakları Danışmanı olarak görev yaparken, yeni başladığı işte Kısım Müdürü konumunda çalıştığını, bu yönüyle aynı işi yaptığından bahsedilemeyeceğini, davacı şirketin davalının çalışabileceği şirketlerin %72'ine ket vurduğunu, iddia edilen düzenlemeye göre. işçinin rekabet etmeme borcuna aykırı davranırsa, brüt ücretinin tam altı katını ödeyeceğini, söz konusu hükmün tutar yönünden de kabul edilebilir olmadığını, yeni işveren konumundaki davalı şirkete yöneltilen cezai şart talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını, davacı şirketin davalı şirkete yönelik iddialarının TTK.md.55/b-3 kapsamında ele alınması gerektiğini, davalı şirketin bahsi geçen maddeye aykırı, diğer bir deyişle haksız rekabete sebebiyet veren herhangi bir eyleminin bulunmadığını, TTK.md.55/b-3'te şahsın ayartılması suretiyle sırların ele geçirilmesi ve bu şekilde rekabette avantaj sağlanmasının düzenlendiğini, davacı şirketin, herhangi bir ayartma iddiasının dahi bulunmadığını, davacı şirket ile kesişen bir müşterinin de bulunmadığını belirterek, davanın öncelikle usulden, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.