Başvuru, işçilik alacaklarının ödenmesi talebinin reddi işlemine karşı açılan iptal davasında davanın sonucuna etkili iddianın kararda karşılanmaması nedeniyle mahkeme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, işçilik alacaklarının ödenmesi talebinin reddi işlemine karşı açılan iptal davasında davanın sonucuna etkili iddianın kararda karşılanmaması nedeniyle mahkeme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular 27/2/2019 ve 5/12/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 2019/40311 numaralı bireysel başvuru dosyası, aralarında kişi ve konu yönünden hukuki irtibat bulunması nedeniyle 2019/6891 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmiş olup inceleme 2019/6891 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmüştür. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 1969 doğumlu olan başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile bağlantılı olması nedeniyle kapatılan Zaman gazetesinin de bünyesinde faaliyet gösterdiği Feza Gazetecilik Anonim Şirketinde (Şirket) 1991 yılında gazeteciliğe başlamıştır. FETÖ/PDY'nin faaliyetleri kapsamında ve örgüt faaliyetlerine destek olacak şekilde kullanıldığı yönünde kuvvetli deliller bulunması nedeniyle Şirkete kayyım atanmasının ardından başvurucunun iş sözleşmesi 8/4/2016 tarihinde feshedilmiştir. İş sözleşmesi feshedilen başvurucu, Şirket ve Maliye Bakanlığı aleyhine Bakırköy İş Mahkemesinde (İş Mahkemesi) işçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle 21/4/2016 tarihinde alacak davası açmıştır. İş Mahkemesi 21/11/2016 tarihinde dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine ve 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) maddesinde belirtilen usule uygun olarak kararın tebliğinden itibaren otuz günlük süre içinde idareye başvurabileceğinin başvurucuya bildirilmesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde olağanüstü hâl ilan edildikten sonra 27/7/2016 tarihli ve 29783 sayılı ( Mükerrer) Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (668 sayılı KHK) ile Şirketin kapatıldığı belirtilmiştir. Ardından 670 sayılı KHK'nın maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği ifade edilmiştir. Bunun üzerine başvurucu 8/12/2016 tarihinde işçilik alacaklarının ödenmesini 670 sayılı KHK'nın maddesi kapsamında İstanbul Defterdarlığı Olağanüstü Hal İncelemeleri Bürosundan (İdare) talep etmiştir. Başvurucu, bu müracaatına başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde cevap verilmemesi sebebiyle başvurunun zımnen reddedildiğini kabul ederek İstanbul İdare Mahkemesinde (Mahkeme) 28/3/2017 tarihinde işlemin iptali davası açmıştır. Mahkemece 4/4/2017 tarihinde işçilik alacaklarına ilişkin davanın iş mahkemelerinin görev alanına girdiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Başvurucunun istinaf istemi üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi (Daire) 8/9/2017 tarihinde istinaf başvurusunun kabulüyle kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 3/10/2016 tarihli ve 675 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (675 sayılı KHK) maddesinde yer alan özel görev kuralı gereğince davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği belirtilmiştir. Bunun üzerine Mahkemece 7/12/2017 tarihinde davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, kapatılan kurumlardan olan alacaklara ilişkin idari yargıda dava açılabilmesi için ilgili idare tarafından 670 sayılı KHK gereğince değerlendirme yapılarak ödemenin yapılıp yapılmayacağı konusunda karar niteliğinde tesis edilmiş bir işlem bulunması gerektiği ancak somut olayda ilgili idare tarafından karar verilmediği belirtilerek davanın erken açılması nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı ifade edilmiştir. Başvurucunun istinaf istemini inceleyen Dairece 13/3/2018 tarihinde istinaf başvurusunun kabulüyle kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun başvurusunun zımnen reddedildiği dikkate alındığında, mevcudiyeti tartışmasız olan zımni ret işleminin esasının irdelenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ardından Mahkemece 18/12/2018 tarihinde davanın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, 670 sayılı KHK'nın maddesinde devralınan kurumların borç ve yükümlülüklerinin ödenmesi hususunda; talep edilen alacağın gerçek bir mahiyet taşıyıp taşımadığı, talep sahibinin FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı ve irtibatı olup olmadığı gibi hususların araştırılması, kolluk verileri, adli işlem kayıtları ve sosyal çevre bilgilerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir. Bu minvalde başvurucunun başvurusunun İdarece hâlen incelendiği belirtilerek bu aşamada talebin karşılanamayacağına dair haklı gerekçe oluşturulduğu ifade edilmiştir. Bu noktada silahlı terör örgütüne üye olma suçundan başvurucunun mahkûmiyetine kararı verildiği ve bu soruşturma ve kovuşturmanın belli bir süre aldığına değinilerek başvuru konusu incelemenin daha detaylı bir araştırmayı gerektirdiğine işaret edilmiştir. Başvurucu kesin olduğu ifade edilen 18/12/2018 tarihli Mahkeme kararını 21/2/2019 tarihinde öğrendikten sonra 27/2/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Bu başvuru 2019/6891 numaralı bireysel başvuru numarasını almıştır. Başvurucu kesin nitelikteki olduğu belirtilen mahkeme kararına karşı istinaf talebinde bulunmuştur. İstinaf istemini inceleyen Dairece, mahkeme kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle 15/10/2019 tarihinde kesin olarak istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Başvurucu 15/10/2019 tarihli Daire kararını 21/2/2019 tarihinde öğrendikten sonra 24/11/2019 tarihinde ayrıca bireysel başvuruda bulunmuştur. Bu başvuru ise 2019/40311 numaralı bireysel başvuru numarasını almıştır. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari makamların sükutu" kenar başlıklı maddesi şöyledir:" İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler." Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." 670 sayılı KHK'nın "Devir işlemlerine ilişkin tedbirler" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık);her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili mümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulh işlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını belirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğinde devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıkları iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacak varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı yetkilidir.... (3) Kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı oldukları şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtları resen terkin edilir. Bunların devralınan varlıkları dışındaki varlıkları da Hazineye bedelsiz devredilmiş sayılır ... (4) Birinci fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde ise altmış günlük süre kapatma tarihinden itibaren başlar...." 675 sayılı KHK'nın "Dava ve takip usulü" kenar başlıklı maddesi şöyledir:" (1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.(2) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve iflas takipleri ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen takipler hakkında icra müdürlüklerince, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca düşme kararı verilir. Bu kararlar dosya üzerinden kesin olarak verilir ve takip alacaklısına resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı takip giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.(3) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da resen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.(4) Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca verilen kararlarda davacı veya alacaklının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinde belirtilen usule uygun olarak ilgili idari makama, tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde başvurabileceği belirtilir. İdari başvuru üzerine idari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabilir. İdari yargının verdiği karar kesin olup, uyuşmazlık adli yargıda hiçbir şekilde dava konusu yapılamaz." 670 sayılı KHK'nın "Devir işlemlerine ilişkin tedbirler" kenar başlıklı maddesi 8/2/2018 tarihli ve 7091 sayılı Kanun'un 8/3/2018 tarihli ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi sonucu aynen kanunlaşmıştır. 675 sayılı KHK'nın "Dava ve takip usulü" kenar başlıklı maddesi 6/2/2018 tarihli ve 7082 sayılı Kanun'un 8/3/2018 tarihli ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi sonucu aynen kanunlaşmıştır.