12. Ceza Dairesi 2022/8836 E. , 2025/3760 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/5192 E., 2022/2391 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektir
**12. Ceza Dairesi 2022/8836 E. , 2025/3760 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/5192 E., 2022/2391 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle satılan eşya sebebiyle mahrum kalınan kar bedeli olarak 2.254.118,40 TL, iade edilen eşyalar sebebiyle uğradığı zarar bedeli olarak 2.939.341,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın koruma tedbiri tarihinden, nakliye ücreti olarak 3.602,00 TL'nin ödeme tarihi olan 02.03.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin el konulan eşyaların satılarak faizi ile birlikte iade edilmesi nedeniyle davacının olayla ilgili doğrudan bir zararının bulunmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı şirkete ait oyuncak cinsi eşyalara el konulduğu, el koyma işlemi sonrası bir kısmının değerinin çok altında satılarak bedelinin iade edildiği, bir kısmının ise beraat kararının kesinleşmesi üzerine aynen iade edildiği, aynen iadesi yapılan eşyaya 3 yıl boyunca el konulması sebebiyle davacı şirketin zarara uğradığına, nakliye ücreti ve tespit edilen zararların maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine, bu sebeplerle davanın kabulü yönünde hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/895 Esas – 2020/231 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacı şirkete ait 2.352 koli içerisinde bulunan 229.387 adet oyuncağa 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında 27.04.2018 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda davacı şirket yetkilisinin beraatine hükmedilerek karar kesinleştiğinde el konulan ve Kocaeli Tasfiye İşletme Müdürlüğüne teslim edilen eşyanın sahibine iadesine, şayet ürün tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin sahibine iadesine karar verildiği, kararın 10.02.2021 tarihinde kesinleştiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ancak el konulan eşyaların satılarak faizi ile birlikte iade edilmesi nedeniyle davacının olayla ilgili doğrudan bir zararının bulunmadığından bahisle davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Gerekçeli karar başlığında, hükmün verildiği duruşmaya iştirak eden ve görüş bildiren Cumhuriyet savcısının isim ve sicil bilgilerinin yazılmaması, 2-5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin (j) bendinde, eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişilerin uğramış olduğu zararları isteyebileceklerinin belirtildiği, Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava daosyasında davacı şirkete ait oyuncak cinsi eşyalara el koyma tedbirinin uygulandığı ve el konulan eşyaların bir kısmının değerinin altında satılması sebebiyle oluşan zarar, iade edilen kısım yönünden el koyma süresince uğranılan zarar ve ödenen nakliye ücreti nedeniyle davacı şirketin uğradığı zarara dayanan tazminat talebi ile ilgili olarak el konulan eşyaların satılarak faizi ile birlikte iade edilmesi nedeniyle davacının olayla ilgili doğrudan bir zararının bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı vekilinin dava dilekçesindeki talepleri de dikkate alınarak davacıya ait el konulan oyuncak cinsi eşyaların Gümrük Müdürlüğünce ne kadarlık kısmının hangi tarihte tasfiye edilerek satıldığı, satışa ve satış bedelinin iadesine ilişkin evrakların tamamının temini, eşyaların ne kadarlık kısmının davacı şirkete aynen iade edildiğinin tespiti ile iade tarihinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiği, gerekli tüm belgelerin temini üzerine dosya kapsamında alınacak bilirkişi raporu ile aynen iade olarak teslim edilen ve tasfiye sonucu satılan eşyalarla ilgili davacının el koyma işlemine dayalı zararının olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.