(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/23007 E. , 2013/20136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, sendikanın kurulu bulunduğ 5 nolu dokuma hazır giyim ve deri iş kolunda çalışan toplam işçi sayısı ve Deri İş üye sayısına ilişkin tebliğin iptali ile uygulanmasının tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava do
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/23007 E. , 2013/20136 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, sendikanın kurulu bulunduğ 5 nolu dokuma hazır giyim ve deri iş kolunda çalışan toplam işçi sayısı ve Deri İş üye sayısına ilişkin tebliğin iptali ile uygulanmasının tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu gereğince 26.01.2013-28540 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan iş kollarındaki işçi sayıları ile sendika üye sayılarına ilişkin 2013 Ocak ayı istatistikleri hakkında tebliğ ile davacı sendikanın TİS ehliyetini yitirdiğini işkolu barajı bakımından öngörülen kademeli geçişten işkolu birleştirilmesi sebebiyle davacı sendikanın yararlanamadığını, kademeli olarak öngörülen iş kolu barajının 98 sayılı ve 87 sayılı ILO sözleşmelerinin hükümlerine, BM sosyal ve ekonomik haklar (7. madde, 8. madde) ile siyasal haklar (8. madde) anlaşmalarına, Avrupa Sosyal Şartının 5. ve 6. maddelerine ve bu hükümleri üstün tutan Anayasanın 90. Maddesine aykırı olduğunu, ayrıca tebliğde davacı sendika üye sayısının da hatalı olarak tespit edildiğini, TCKN olmayan üye kayıt fişlerinin dikkate alınmadığını, oysa bu zorunluluğun 2008 yılından itibaren getirildiğini, yine işyerinden yaşlılık aylığı ya da toptan ödeme alarak ayrılıp da çalışmaya devam edenlerin sendika üyeliklerinin devam edip etmediğinin araştırılmaksızın tespit yapıldığını, bakanlığın istatistikleri hazırlarken SGK kayıtlarına dayanırken gerekli inceleme ile düzeltmeleri yapmadığını, bunun da hatalı olduğunu, örneğin tekstil işkolunda 2009 temmuz istatistiği ile 2013 Ocak istatistiği arasında yaklaşık 310.000 işçi farkı bulunduğunu, belirterek bu tebliğin 6356 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesi uyarınca uyum sağlama sürecinin haksız ve ölçülülük ilkesine aykırı olması, tebliğin Uluslararası Sözleşmelere aykırı olması, Tebliğin Deri-İş Sendikası üye sayısına ilişkin kısmının hatalı olması, Deri İş Sendikasının faaliyet gösterdiği 5 nolu işkolundaki çalışan işçi sayısına ilişkin kısmın hatalı olması sebepleriyle davacı Sendikanın kurulu bulunduğu 5 nolu Dokuma hazır giyim ve deri iş kolunda çalışan toplam işçi sayısı ve Deri İş üye sayısına ilişkin tebliğin iptali ile uygulanmasının tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı vekili; davacının itirazında somut dayanakların belirtilmediğinden davalın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiğini, mülga 2822 sayılı Kanun'unn 12/3 maddesi ile Bakanlığın yetkili sendikanın belirlenmesinde ve istatistiklerin düzenlenmesinde 01.08.2010 tarihinden itibaren kendisine gönderilen üyelik ve istifa bildirimleri ile Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan bildirimlerin esas alınacağı hükmünün getirildiğini, iş kolu istatistiği ve yetkili sendikanın belirlenmesinde Yetki Tespit Projesi yazılımı marifetiyle işyeri tescil bilgilerini ve Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan bildirimlerin günlük ve güncel olarak alındığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından uzun yıllar Sosyal Güvenlik Kurumu sicil ve T.C kimlik numaralı alınarak işlemlerin yapılması ve bunun Bakanlık kayıtlarıyla eşleştirilerek teyidinin yapılması nedeniyle üye kayıt fişleri üzerinde TCKN bulunmamasının sonuca etkili bulunmadığını, ihtiyati tedbir sebebinin ve türünün açıkça belirtilmemiş olması nedeniyle ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili; davada Öz İplik-İş Sendikası üye sayısına ilişkin herhangi bir itiraz bildirilmediğini, usul gereği taraf teşkilinin sağlanması amacıyla davalı olarak gösterilmiş olduklarını, davacı iddialarının ... yönünden dinlenebilme imkanının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı TEKSİF Sendikası vekili; 6356 sayılı Kanun'un 18.10.2012 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra sendikaca 29.10.2012'de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına müracaat ederek, sendikanın faaliyette bulunduğu (05) numaralı iş kolundaki işyerlerinin ve üyelerinin dökümünü istediklerini ve buna ilişkin bilgileri CD'ye kayıtlı olarak aldıklarını, üyeler ile Bakanlık kayıtlarının karşılaştırılarak eksikliklerin giderildiğini Bakanlık kayıtları ile Sendika kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğunu, Ocak 2013 istatistiğinde gösterilen üye sayılarının gerçeği yansıttığını, ancak diğer davalı sendikaların üye sayılarının kendilerince bilinmediğini, sektörde çalışan sayısını ise Bakanlığın Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarından elde ettiğinin bilgileri dahilinde bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Diğer davalı sendika davaya cevap vermemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, bilirkişi raporunun davacının iddialarını doğrular nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı Bakanlık vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı sendikanın kurulu bulunduğu 05 nolu işkolu istatistiğinin hatalı olup olmadığı, işkolu barajının Anayasanın 90. maddesi kapsamında uluslararası sözleşmelere aykırılık oluşturup oluşturmadığı noktasındadır. 6356 sayılı Kanun’un 41. maddesinin 5. fıkrasında, “Bir işkolunda çalışan işçilerin yüzde üçünün tespitinde Bakanlıkça her yıl ocak ve temmuz aylarında yayımlanan istatistikler esas alınır. Bu istatistiklerde her bir işkolundaki toplam işçi sayısı ile işkollarındaki sendikaların üye sayıları yer alır. Yayımlanan istatistik, toplu iş sözleşmesi ve diğer işlemler için yeni istatistik yayımlanıncaya kadar geçerlidir. Yetki belgesi almak üzere başvuran veya yetki belgesi alan işçi sendikasının yetkisini daha sonra yayımlanacak istatistikler etkilemez.” Aynı maddenin 6. fıkrasında, “Yayımından itibaren on beş gün içinde itiraz edilmeyen istatistik kesinleşir. İstatistiğin gerçeğe uymadığı gerekçesiyle bu süre içinde Ankara İş Mahkemesine başvurulabilir. Mahkeme bu itirazı on beş gün içinde sonuçlandırır. Mahkemece verilen karar, ilgililerce veya Bakanlıkça temyiz edilebilir. Yargıtay temyiz talebini on beş gün içinde kesin olarak karara bağlar.” Yine aynı maddenin 7. fıkrasında ise, “Bakanlık, yetkili sendikanın belirlenmesinde ve istatistiklerin düzenlenmesinde kendisine gönderilen üyelik ve üyelikten çekilme bildirimleri ile Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan işçi bildirimlerini esas alır.” hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Kanun'un geçici 6. maddesinin 1. fıkrasında "41'inci maddenin birinci ve beşinci fıkraları ile 43'üncü maddenin ikinci ve dördüncü fıkralarında yer alan kurulu bulunduğu işkolunda en az yüzde üç üye şartı, Ekonomik ve Sosyal Konseye üye konfederasyonlara bağlı işçi sendikaları için Ocak 2013 istatistiğinin yayımı tarihinden 01/07/2016 tarihine kadar yüzde bir, 01/07/2018 tarihine kadar yüzde iki olarak uygulanır.” denilmiştir. Diğer taraftan 6356 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 1. fıkrasına göre; İşkolları bu Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir. Ekli listede 5 nolu işkolu ise dokuma hazır giyim ve deri işkoludur. Somut olayda, davacı sendikanın Ocak 2013 istatistiğinde 1805 üye ve %0,18 oran ile işkolu barajının altında kaldığı ve toplu iş sözleşmesi ehliyetine sahip olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı sendika 30/07/2013 tarihinde yayınlanan Temmuz 2013 istatistiğinde de %0,19 oran ve 1924 üye ile yine toplu iş sözleşmesi ehliyetine sahip değildir. Davacı sendika işkolu barajının uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu, deri işkolu ile tekstil işkolunun birleştirilmesi ile birlikte toplu iş sözleşmesi ehliyetine sahip olmasının mümkün olmadığını ve işkolunda çalışan işçi sayısı ile kendi üye sayısında hatalar olduğunu ileri sürmektedir. Öncelikle davacı sendikanın 2009 istatistiğindeki üye sayısının ciddi oranda düştüğü, tekstil işkolu ile deri işkolunun birleştirilmesi neticesinde bu düşüşün oransal olarak daha büyük boyutta olduğu açıktır. İşkolu sayısı ve isimleri 6356 sayılı Kanun’un 4/1 maddesi ile ekli cetvele göre, yani kanuni düzenlemeye göre belirlenmiştir. Diğer taraftan işkolu barajının uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu ile anayasanın 90. maddesi uyarınca bu barajın dikkate alınamayacağı iddiasının bu davada ileri sürülüp sürülemeyeceği tartışılmalıdır. Yukarıdaki kanuni düzenlemelerden de anlaşıldığı üzere işkolu istatistiğine itiraz istatistiklerin gerçeğe uymadığı iddiası ile yapılabilmektedir. Bir başka ifadeyle işkolu istatistiğine itiraz istatistiklerdeki hatalara ilişkin olup, istatistik ile hukuki dayanaklarının uluslararası mevzuata uygunluğuyla ilgili değildir. Bu yönüyle işkolu barajı işçi sendikasının ehliyeti ile alakalı bir konu olduğundan davacının bu iddiasının yetki tespitine itirazlarda ileri sürülebileceği kabul edilebilir. Bu belirlemeyi yaptıktan sonra davacının işkolundaki çalışan sayısı ile kendi üye sayısına ilişkin itirazları değerlendirilmelidir. Bu konuda ise bilirkişi raporu yeterli olmadığı gibi hükme esas alınabilecek nitelikte de değildir. Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen üye kayıt fişleri bilirkişice incelenmemiş ve davalı bakanlıktan istatistiğe esas veriler ile Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları istenmemiştir. Bilirkişice bu konuda somut tespitler de yapılmamıştır. Yetersiz ve hükme esas alınamayacak nitelikteki bilirkişi raporuna dayanarak eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm oluşturulması hatalıdır. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, 27.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.