4. Hukuk Dairesi 2021/26863 E. , 2022/17414 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 03.12.2018 gün, 2015/13455 E- 2018/11567 K. sayılı ilamında “...dava konusu taşınmazlardan 76 nolu…
**4. Hukuk Dairesi 2021/26863 E. , 2022/17414 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 03.12.2018 gün, 2015/13455 E- 2018/11567 K. sayılı ilamında “...dava konusu taşınmazlardan 76 nolu parsel 15.07.2011 tarihinde 50.000,00 TL bedelle, 4 nolu parsel ise yine 15.07.2011 tarihinde 69.000,00 TL bedelle tapuda satıldığı, bilirkişi tarafından 76 nolu parsel için 118.970,00 TL, 4 nolu parsel için 100.096,00 TL rayiç bedel belirlendiği, bu haliyle 4 nolu parsel için misli fark oluşmadığı, 76 nolu parsel yönünden ise; davalı 3. kişi Mehmet’in tapudaki bedel dışında 19.07.2011 tarihinde 47.000,00 TL, 22.07.2011 tarihinde ise 72.000,00 TL davalı borçlunun hesabına havale yaptığını belirterek bu konuda dekont örneklerini sunduğu, ...bankadan havale edilen paranın borçluya ödenen para olduğu kabul edilerek bu durumda bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değer ile davalı 3.kişi tarafından ödendiği ispat edilen değer arasında bedel farkı bulunmadığı, ancak mahkemece bunun dışında; İİK'nun 280. maddesinde belirtilen satıcının mali durumunu ve alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla hareket ettiğini bilebilecek durumda olduğundan bahisle de davanın kabul edildiği belirtilmiş olup, her ne kadar davalı borçlu ile davalı 3. kişi Adıyaman/Yenipınar nüfusuna kayıtlı olsalar da, davalı 3. kişi Merkez/Adıyaman’da ikamet etmekteyken, davalı borçlunun İstanbul’da ikamet ettiği dosya kapsamından anlaşıldığına göre; davalı 3. kişinin davalı borçlunun mali durumunu nasıl bileceği konusunda mahkemece değerlendirme yapılmadan ve gerekçesi tartışılmadan karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesi ile verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; davalıların farklı yerlerde (İstanbul-Adıyaman) ikamet ettiği, bu nedenlerin üçüncü kişinin, borçlunun mal kaçırma kastını bilebilecek durumda olduğunu göstermeyeceği, bozmadan sonra davacı tarafından davalıların cilt numarasının aynı olduğu ileri sürülmüş ise de, cilt numarası, ilçeye bağlı köy ve mahallelerin sırasını gösterdiğinden, akrabalık ilişkisi ile alakası olmadığından davacının bu iddiasının da dikkate alınamayacağı, davalılar arasındaki taşınmaz devirlerinde üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu ve mal kaçırma kastını bilebilecek kişilerden olduğunun ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve Yasa'ya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine 21.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.