Başvuru, kamu görevlisi olan başvurucunun üyesi olduğu sendikanın çağrısı doğrultusunda mesai saatleri içinde bir saat süreyle görev yerinden ayrılması nedeniyle uyarma disiplin cezası ile cezalandırılmasının örgütlenme özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamu görevlisi olan başvurucunun üyesi olduğu sendikanın çağrısı doğrultusunda mesai saatleri içinde bir saat süreyle görev yerinden ayrılması nedeniyle uyarma disiplin cezası ile cezalandırılmasının örgütlenme özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu 1975 doğumlu olup Ankara'da Yenişehir PTT Merkez Müdürlüğünde memurdur. Başvurucu, Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (Haber-Sen/Sendika) üyesidir (başvuruya konu olayların arka planına ilişkin detaylı bilgi için bkz. Filiz Koçak Demir ve diğerleri, B. No: 2015/14046, 17/7/2019, § 8). Haber-Sen'in üyesi olduğu Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) 16/6/2013 tarihinde şu şekilde bir karar almıştır:" İstanbul Taksim Gezi Parkı'na sahip çıkma amaçlı başlayan demokratik ve meşru tepkiler karşısında aralarında üyelerimizin de bulunduğu binlerce yurttaşımızın yaralanmasına, dört vatandaşımızın yaşamını yitirmesine neden olan Hükümetin baskıcı ve şiddeti esas alan uygulamalarını protesto etmek amacıyla; Konfederasyon tüzüğümüzün 'Konfederasyonun Amaçları' başlıklı dördüncü maddesi'nde sayılan; 'Toplumun karar süreçlerinde örgütlü olarak söz sahibi olduğu; devletten ve piyasadan azami ölçüde arındırılmış kamusal alanda eşit, ücretsiz, nitelikli, erişilebilir ve anadilinde kamu hizmetini savunur. Konfederasyon, tüm maddi değerlerin yaratıcısı emeğin en yüce değer olduğu gerçeğinden hareketle ve sendikal mücadelenin demokrasi ve özgürlük mücadelesinin bir parçası olduğunun bilinciyle... b) Çalışma yaşamında ve hayatın diğer alanlarında üyelerin ve tüm emekçilerin ekonomik, demokratik, sosyal, siyasal, yasal, kültürel, mesleki, hukuksal, özlük haklarını ve çıkarlarını korumayı ve geliştirmeyi; c) Evrensel insan hakları belgelerine dayanan ve uluslararası hukuk ve sözleşmelerden doğan bütün hak ve özgürlükleri eksiksiz yaşama geçirmek için mücadele etmeyi;' amaçlarımız doğrultusunda,DİSK, TMMOB, TTB ve TDHB ile birlikte, bağlı sendikalarımız üyelerinin; 17 Haziran 2013 tarihi sabahında işyerlerinde bildiri okumaları ve üretimden gelen gücü kullanarak işyerlerinden çıkıp tüm illerde merkezi alanlarda basın açıklamaları yapmaları ..." Sendikanın bağlı olduğu KESK'in aldığı iş bırakma kararı üzerine 17/6/2013 tarihinde başvurucu görevine gitmiş ve 30-30 saatleri arasında eyleme katılabilmek amacıyla işyerinden ayrılmak için şefinden Sendikanın kararını dayanak göstererek izin istemiştir. Başvurucu, talebine olumsuz yanıt verilmesi üzerine işyerinden bir saatliğine ayrılmış ve basın açıklamasına katıldıktan sonra tekrar mesaiye dönmüştür. Söz konusu karar doğrultusunda bir saat görev yerinde bulunmayan başvurucu hakkında mazeretsiz olarak göreve gelmediği ya da görevine gelip daha sonra görev yerini terk ettiği iddiasıyla başlatılan disiplin soruşturması sonucunda başvurucuya uyarma cezası verilmiştir. Başvurucu, disiplin cezasının iptali talebiyle dava açmıştır. Ankara İdare Mahkemesi 25/12/2013 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) benzer başvurularda vermiş olduğu kararlara değinmiş ve başvurucunun bağlı bulunduğu Sendikanın çağrısına uymak suretiyle sendikal faaliyet kapsamında eyleme katıldığını belirterek uyarma cezası verilmesinin demokratik bir toplumda gerekli olmadığına ve işlemin iptaline karar vermiştir. İdare tarafından yapılan itiraz üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi (Bölge İdare Mahkemesi) 31/3/2015 tarihinde başvurucunun sendika kararı doğrultusunda 17/6/2013 tarihinde görev yerini terk etmesinin sendikal faaliyet kapsamı dışında olduğunu, eylemin Taksim Gezi Parkı olaylarında hükûmetin toplumsal olaylara müdahale biçimini protesto etmek amacıyla yapıldığını, bu durumun ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde düzenlenen haklar çerçevesinde olmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına ve davanın reddine karar vermiştir. Başvurucu tarafından yapılan karar düzeltme talebi de Bölge İdare Mahkemesince 11/11/2015 tarihinde reddedilmiştir. Nihai karar başvurucu vekiline 3/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 4/1/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.