1. Ceza Dairesi 2025/476 E. , 2025/3758 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/78 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulüne KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2022/228 Esas, 2022/243 Karar sayılı kararı ile 4 yıl 4 ay 15 gün hapis c
**1. Ceza Dairesi 2025/476 E. , 2025/3758 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/78 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulüne KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2022/228 Esas, 2022/243 Karar sayılı kararı ile 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına hükümlü ...'ın, işbu cezasını Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumunda infazı sırasında, hükümlü tarafından denetimli serbestlik talebinde bulunulması üzerine, hükümlünün hâkimliğe hitaben yazılmış bir talep dilekçesinin bulunmadığından bahisle talebin reddine dair Diyarbakır 1. İnfaz Hâkimliğinin 27.12.2023 tarihli ve 2023/2400 Esas, 2023/2439 Karar sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan hâkimlik kararının kaldırılmasına ilişkin mercii Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2024 tarihli ve 2024/78 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-21-6454-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve 2025/10060 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve 2025/10060 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, adı geçen hükümlü tarafından cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine ilişkin talepte bulunması üzerine, Diyarbakır 1. İnfaz Hâkimliğince, hükümlünün hâkimliğe hitaben yazılmış bir talep dilekçesinin bulunmadığından bahisle talebin reddine karar verilmesi üzerine, mercii mahkemesince, infaza geç başlanmasında hükümlünün kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de, İnfaz dosyası kapsamına göre; Adı geçen hükümlünün 01.05.2013 tarihinde işlemiş olduğu uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2022/228 Esas, 2022/243 Karar sayılı kararı ile 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına mahkum olduğu, anılan kararın Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 07.06.2023 tarihli ve 2023/5419 Esas, 2023/5281 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesi üzerine, hapis cezasının infazı için ilamın 04.08.2023 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, İlamın infazına 16.08.2023 tarihinde Diyarbakır 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başlanıldığı, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 23.08.2023 tarihli ve 2023/1-3308 sayılı müddetnamesine göre koşullu salıverilme tarihinin 23.03.2026, hakederek tahliye tarihinin 06.09.2027 olduğu, 01.09.2023 tarihinde Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılmasına karar verilen ve cezasını Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumunda infaz eden hükümlü tarafından denetimli serbestlik tedbirinden faydalanmak için talepte bulunulduğu anlaşılmakla, 15.07.2023 tarihli ve 32249 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 5275 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10. maddenin 2. fıkrasında yer alan, "31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hakimi tarafından karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeden, 31.07.2023 tarihi itibarıyla Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin faydalanabileceği, beş yıl ve daha az süre kalma şartının 31.07.2023 tarihi itibarıyla sağlanması gerektiği nazara alındığında, Her ne kadar hükümlünün 31.07.2023 tarihinden önce 07.06.2023 tarihinde kesinleşmiş infazı gereken ilamı bulunmakta ise de, mahkemesince hapis cezasının infazı için ilamın 04.08.2023 tarihinde savcılığa gönderildiği ve infaz savcılığınca 04.08.2023 tarihinde yakalama emri düzenlenerek hükümlünün 16.08.2023 tarihinde yakalanarak ceza infaz kurumuna alındığı, geçici 10. maddeden yararlanılabilmesi için hükümlünün 31.07.2023 tarihi itibarıyla Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunması diğer bir anlatımla cezasının infazına başlanması gerektiği, ancak 03.08.2023 tarihinde kesinleştirme işlemi yapılan ilamın 04.08.2023 tarihinde infaz için Cumhuriyet Başsavcılığına geç gönderilmesi nedeniyle yaşandığı iddia edilen mağduriyet hakkında hükümlünün bulunduğu infaz kurumu tarafından yapılabilecek bir durum bulunmadığı, kaldı ki ilamın kesinleştiği tarihte infaza verilmesi halinde dahi hükümlünün 31.07.2023 tarihinden önce ceza infaz kurumuna alınıp alınmayacağının belirsiz olduğu, bu haliyle 31.07.2023 tarihi itibarıyla cezasının infazına başlanılmayan ve Covid-19 salgın hastalığı izninde bulunmayan hükümlünün geçici 10. maddeden yararlanamayacağı, denetimli serbestlik tedbirinden 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi gereğince koşullu salıverilmesine bir yıl kala faydalanabileceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 6 ncı maddesinin (1) nci fıkrası; Geçici Madde 6 – (Ek: 15/8/2016-KHK-671/32 md.; Değiştirilerek kabul: 9/11/2016-6757/28 md.) (Değişik:14/4/2020-7242/52 md.) (1) 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu (madde 87, fıkra iki, bent d), işkence suçu (madde 94 ve 95), eziyet suçu (madde 96), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 104 ve 105), özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere, 105/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıl”lık süre, “üç yıl” olarak uygulanır. 3. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçi 9 ncu maddesinin (6) ncı fıkrası; (6) Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, toplam hapis cezası on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve daha fazla olanlar ise üç ayını kapalı ceza infaz kurumunda geçirmiş olan iyi hâlli hükümlülerden ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmalarına bir yıl veya daha az süre kalanlar, talepleri hâlinde açık ceza infaz kurumlarına gönderilebilirler. Bu hükümlüler, açık ceza infaz kurumlarında barındırılır. İlgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya, beşinci fıkrada belirtilen süreler içinde hak kazandıkları takdirde beşinci fıkra uyarınca izinli sayılırlar. Beşinci fıkrada belirtilen sürenin tamamlanmasından sonra ise açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanıp kazanmadıklarına bakılmaksızın, 95 inci maddede düzenlenen izin hakkından yararlanırlar. Bu fıkra hükmü 31/7/2023 tarihine kadar uygulanır. 4. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 10 ncu maddesinin (6) ncı fıkrası; Geçici Madde 10- (Ek: 14/7/2023-7456/15 md.) (6) Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, 31/7/2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden, toplam hapis cezası on yıldan az ise bir ayını, on yıl ve daha fazla ise üç ayını bu kurumlarda geçirip ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmasına üç yıl veya daha az süre kalanlar, bu şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilir. Bu hükümlüler ile 31/7/2023 tarihinde geçici 9 uncu maddenin altıncı fıkrası kapsamında açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, talepleri hâlinde en az üç ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmak şartıyla ilgili mevzuat uyarınca cezaların denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından üç yıl erken yararlandırılır. Şeklinde düzenlenmiştir. 5. Hükümlü hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Ağır Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün 07.06.2023 tarihinde kesinleştiği ve kesinleşen mahkumiyet hükmünün infazı amacıyla mahkemesince 04.08.2023 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği anlaşılmaktadır. 6. Hükümlü hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen ve kesinleşen 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasının infazı amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.08.2023 tarihli ve 2023/1-3308 sayılı müddetnameye göre, hükümlünün cezasının infazına 16.08.2023 tarihinde Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başlandığı, şartla tahliye tarihinin 23.03.2026, bihakkın tahliye tarihinin ise 06.09.2027 olarak belirlendiği, hükümlünün cezasının infazı sırasında 01.09.2023 tarihinde Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılmasına karar verildiği, Açık Ceza İnfaz Kurumuna gönderilen hükümlü vekilinin 08.12.2023 tarihli dilekçe ile hükümlünün cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilmesi için Açık Ceza İnfaz Kurumuna müracaat ettiği, Ceza İnfaz Kurumu tarafından tebliğ tebellüğ belgelerinin İnfaz hakimliğine gönderilmesi üzerine İnfaz hakimliğince, hükümlünün İnfaz hakimliğine yaptığı herhangi bir itiraz yada talep dilekçesi bulunmadığı gerekçesiyle evrakın işlemsiz iadesi ile reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan itiraz üzerine itiraz mercii olan Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulüne karar verilerek İnfaz hakimliğinin kararının kaldırılmasına "hükümlünün 7456 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği tarih olan 31.07.2023 tarihinde ceza infaz kurumunda bulunduğu varsayılarak cezasının infaz edilmesi için Diyarbakır CBS İlamat ve İnfaz Bürosuna (dosya no 2023/1-3308 ilam dosyası) müzekkere yazılmasına" karar verilmiştir. 7. Hükümlünün infaza konu cezasının uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan almış olduğu 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası olup, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun 5237 sayılı Kanun’un 188 maddesinde düzenlenen ve 7242 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un geçici 6 ncı maddesinde sayılan istisna suçlardan olması nedeniyle, şartla tahliye tarihine bir yıl kala denetimli serbestlik tedbirinden yararlanmasının mümkün olduğu görülmektedir. 8. 7456 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 ncu maddenin altıncı fıkrasında yer alan, "Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, 31/7/2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden, toplam hapis cezası on yıldan az ise bir ayını, on yıl ve daha fazla ise üç ayını bu kurumlarda geçirip ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmasına üç yıl veya daha az süre kalanlar, bu şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilir. Bu hükümlüler ile 31/7/2023 tarihinde geçici 9 uncu maddenin altıncı fıkrası kapsamında açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, talepleri hâlinde en az üç ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmak şartıyla ilgili mevzuat uyarınca cezaların denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından üç yıl erken yararlandırılır." düzenlemesine göre hükümlünün hukuki durumu değerlendirildiğinde, cezasının infazı amacıyla 16.08.2023 tarihinde Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna alınan, 01.09.2023 tarihinde Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılmasına karar verilen ve şartla tahliye tarihi 23.03.2026 olup, denetimli serbestlikten şartla tahliye tarihine ancak bir yıl kala yararlanması mümkün olan hükümlünün bu madde hükmünden yararlanmasının mümkün olmadığı, maddede yer alan "31/7/2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden," şeklinde açıkça belirtildiği gibi 31.07.2023 tarihi itibariyle kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin bu düzenlemeden yararlanarak, cezaların denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından üç yıl erken yararlandırılmaları yönünde yasa koyucunun iradesini, yoruma açık olmayacak şekilde ortaya koyduğu, düzenlemenin kapsamının yorum yoluyla genişletilmesinin, düzenlemede öngörülen şartlar dikkate alındığında mümkün olmadığı, hükümlünün 31.07.2023 tarihinde Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunmaması nedeniyle, düzenlemenin kapsamı dışında olup, bu düzenlemeden yararlandırılmak suretiyle erken denetimli serbestliğe ayrılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla itiraz merciince verilen karar yerinde olmadığı gibi İnfaz hakimliğinin, hükümlünün denetimli serbestlikten yararlanma isteği üzerine Ceza İnfaz Kurumu tarafından bir değerlendirme yapılmaksızın, sadece tebliğ tebellüğ belgelerinin gönderilmesi nedeniyle verdiği kararda hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle, itirazın reddi yerine kabulüne dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.01.2024 tarihli ve 2024/78 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2025 tarihinde karar verildi.