Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/7088 E. , 2024/9487 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/7088 Karar No : 2024/9487 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili: Av. ... İstemin Özeti: 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sa
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/7088 E. , 2024/9487 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/7088 Karar No : 2024/9487 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili: Av. ... İstemin Özeti: 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Terör örgütü ile iltisakı ya da irtibatı bulunduğunun ancak ceza mahkemesi kararı ile tespit edilebileceği, bu kavramların maddi ve manevi unsurlarının ceza mahkemesince yapılacak yargılama ile ortaya konulabileceği, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, KHK eki listede ismine yer verilerek kişiselleştirme yapılmadan, Anayasa'nın 129. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadan ve soruşturma yapılmadan kamu görevinden çıkarıldığı, genel düzenleyici işlem görünümü altında bireysel işlem tesisine yol açan meslekten çıkarma kararının usulünce tebliği gerekirken bu hak ve yükümlülüğün ortadan kaldırılarak bireysel işlemden haberdar edilmemesinin hukuka aykırı olduğu, OHAL döneminde yayımlanan KHK'larının OHAL sona erdikten sonra da etkisini devam ettirmesinin hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin, adil yargılanma hakkının, özel hayata saygı hakkının, ayrımcılık yasağının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği, doğruluğu teyit edilmeyen ve fişleme niteliği bulunan kodlama listesinin FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakını veya irtibatını ortaya koyacak derecede somut bir delil olarak hükme esas alınamayacağı, kim tarafından, ne şekilde, hangi tarihte ve ne maksatla hazırlandığı bilinmeyen, kaynağın güvenilirliği, delil zinciri ve veri bütünlüğü belli olmayan kodlama listesinin kendi içerisinde dahi çelişkiler içerdiği, hakkındaki tanık beyanının gerçeği yansıtmadığı, tanık beyanı doğru kabul edilse bile 2010 yılı öncesine ait eylemleri nedeniyle sorumlu tutulamayacağı, başka bir birimde görevlendirilmiş olmasının ret kararına gerekçe yapılamayacağı, Anayasal sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine ilişkin somut bir tespit bulunmadığı iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında davacının terörle mücadele branşına tabi olarak Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yapmakta iken, 17/25 Aralık 2013 sonrasında 24/04/2014 tarihli olur ile Hassas Bölgeleri Koruma Büro Amirliğine atanmak suretiyle branş harici birimde istihdam edildiği tespitine yer verilmişse de, söz konusu işlemin hangi saikle yapıldığı bu dosyada ortaya konulamadığından bu tespitin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.