11. Ceza Dairesi 2021/20060 E. , 2025/5237 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/35 E., 2015/59 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, açığa imzanın kötüye kullanılması HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, tem…
**11. Ceza Dairesi 2021/20060 E. , 2025/5237 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/35 E., 2015/59 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, açığa imzanın kötüye kullanılması HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Resmi Belgede Sahtecilik ve Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik ve açığa imzanın kötüye kullanılması” suçlarının Kanundaki cezalarının türü ve üst sınırlarına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 21.05.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Katılanın, soruşturma başlamadan önce ölen ... Genç isimli kişiye borcuna karşılık verdiği imzalı boş senedin aralarında herhangi bir hukuki ilişki bulunmayan ve lehtar olarak yazılan sanık ... tarafından icra takibine konulduğunun iddia edildiği olayda; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.05.2001 tarih ve 2001/6-70-2001/77 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, imza sahibinin tevdi ettiği kişinin kağıdın zilyetliğinden vazgeçerek bunu başka bir kişiye vermesi halinde, kağıdın yeni zilyedi olan kişi açısından “esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kağıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme” keyfiyetinin gerçekleşmiş olacağı; hukuka aykırı ele geçirme veya elde bulundurma olgusunun ispatının tanık dahil her türlü delille mümkün olacağı gözetilip, sanığın açığa imza sahibi tarafından kendisine tevdi olunmayan imzalı kağıdı bertakrip ele geçirip sahibinin rızası dışında hukuki sonuç doğuracak şekilde doldurup icra takibine koyma fiilinin sübutu halinde 5237 sayılı TCK'nin 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşacağı dikkate alınarak; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, katılan aleyhine düzenlenen suça konu bononun ön yüzündeki yazıların ölen ..., sanık veya katılana aidiyeti yönünden bu kişilerin yazı örnekleri temin edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılması, bononun temlik edildiği belirtilen tarih itibarıyla ölen ..., sanık veya katılanın kullandığı GSM hatlarına ilişkin HTS kayıtları getirilip incelenerek bu kişilerin cep telefonlarının aynı yerden sinyal alıp almadıklarının belirlenmesi, toplanan tüm deliller tartılışılıp ölen ... ile sanık arasındaki bağlantı ve iştirak ilişkisi de değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle beraat hükmü kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.