2. Ceza Dairesi 2022/15062 E. , 2023/4116 K. ... ... Esas No : 2022/15062 Karar No : 2023/4116 Tebliğname No : 2 - 2022/120274 ... MAHKEMESİ : Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesi ... SAYISI : 2019/373 E., 2022/200 K. ... SUÇ : Hırsızlık ... HÜKÜMLER : Beraat ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama A.Sanıklar ...,...,... Hakkında Hırsızlık Suçundan Verilen Hükümler Yönünden Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değ…
**2. Ceza Dairesi 2022/15062 E. , 2023/4116 K.** **"İçtihat Metni"** ... ... Esas No : 2022/15062 Karar No : 2023/4116 Tebliğname No : 2 - 2022/120274 ... MAHKEMESİ : Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesi ... SAYISI : 2019/373 E., 2022/200 K. ... SUÇ : Hırsızlık ... HÜKÜMLER : Beraat ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama A.Sanıklar ...,...,... Hakkında Hırsızlık Suçundan Verilen Hükümler Yönünden Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un 305-326. maddeleri uygulanmakta olduğundan, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş dosyada temyiz süresine ilişkin bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında; 25.03.2022 tarihli kararda temyiz süresinin tefhimden itibaren 15 gün olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında, yüzüne karşı verilen kararı 11.04.2022 tarihli temyiz dilekçesi ile temyiz eden katılan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıkların belirlenemeyen ve gündüz kabul edilen zamanda, katılanın işyerinden gerçekleştirdikleri iddia olunan eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, sanıklardan sorgusu en son yapılan temyiz dışı sanık ...'in sorgusunun yapıldığı 19.09.2013 gününden hüküm tarihine kadar geçmiş bulunduğu gözetilmeden, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle, Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2022 tarihli ve 2019/373 Esas, 2022/200 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, B.Sanıklar ...,... Hakkında Hırsızlık Suçundan Verilen Hükümler Yönünden Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un 305-326. maddeleri uygulanmakta olduğundan, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş dosyada temyiz süresine ilişkin bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında; 25.03.2022 tarihli kararda temyiz süresinin tefhimden itibaren 15 gün olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında, yüzüne karşı verilen kararı 11.04.2022 tarihli temyiz dilekçesi ile temyiz eden katılan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 01.08.2012 tarih ve 2012/857 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... ile temyiz dışı sanık ... 'in 08.10.2010, 17.10.2010, 20.10.2010 tarihlerinde miktarı tam belli olmayan etleri katılan ... Vitaminli Yem Sanayi A.Ş.'ye ait piliç kesimhanesinden izinsiz olarak aldıkları, bu alınan etlerin sanık ... 'ın kullandığı araç ile taşındığı ve bu şekilde üzerlerine atılı hırsızlık suçunu işlediklerinden bahisle eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 43. maddeleri (sanık Atila yönünden 39/1 delalatiyle) gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiş; anılan kararın katılan vekili tarafında temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 30.05.2019 tarihli ve 2018/5235 Esas, 2019/10099 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında eksik araştırma yapılması suretiyle hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2022 tarihli ve 2019/373 Esas, 2022/200 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; hırsızlık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; Yargıtay bozma ilâmı doğrultusunda dosya içerisindeki ses kaydına ilişkin inceleme yapılmadığına, bu kayda ilişkin tanık ...’nin dinlenmediğine, Yargıtay bozma ilâmının gereğinin yerine getirilmediğine, dosya kapsamında bizzat sanıklar ve bazı tanıklar tarafından kendi el yazıları ile yazılmış itiraflarla suçun işlendiğinin ispat edildiğine, bu beyanlar ile çelişen ifadelerindeki çelişkilerin giderilmediğine, sanıkların cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanıkların güncel fotoğrafları ile dosya kapsamında yer alan kamera kayıtlarındaki şahısların karşılaştırması sonucunda görüntülerdeki şahısların sanıklar olup olmadığının teknik olarak tespitinin mümkün olmadığının alınan uzmanlık raporunda belirtilmesi, sanıklarla aynı dönem bahsi geçen işyerinde çalışan tanıkların birbirine uyumlu şekilde beyanlarında görüntülerdeki kişilerin sanıklar olup olmadıklarını tam olarak kestiremediklerini belirtmeleri ve tüm bu deliller ışığında sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine yönelik her türlü şüpheden uzak, kesin, somut bir delilin dosya kapsamında yer almaması nedeniyle sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerektiği, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2. Sanıkların inkâra yönelik savunmaları, katılan beyanı, tanıkların beyanları, 14.02.2011 tarihli araştırma tutanağı, 13.05.2011 tarihli bilirkişi raporu, 18.06.2021 ve 21.12.2021 tarihli uzmanlık raporları, dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE Sanıkların 08.10.2010 günü saat 23.08'de, 17.10.2010 günü saat 22.51'de, 20.10.2010 günü saat 23.03'de işledikleri iddia olunan eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143/1. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu bakımından 15 yıl ve 22 yıl 6 ay olan zamanaşımı sürelerinin henüz dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede; Sanıkların katılana ait işyerinde çalıştıkları esnada bir kısım mal ve ürünleri çaldıklarının iddia edildiği, buna dair sunulan kamera kayıtlarına ilişkin alınan 13.05.2011 tarihli bilirkişi raporunda yapılan yükleme boşaltma işlemlerinin iş gereği mi yoksa hırsızlık gereği mi olduğunun anlaşılamadığının, sadece görüntülerdeki 07.10.2011 tarihine ilişkin kayıtta iki ayrı şahıs olduğu zannedilen kişilerin kutular içerisindeki paketlenmiş malları depodaki ışıklar kapalıyken kutusundan çıkarıp siyah bir poşete koyduğunun ve diğer şahsın da paletten çıkarıp başka bölmedeki yere koyduğunun belirtildiği, 18.06.2021 ve 21.12.2021 tarihli Uzmanlık raporlarında bu görüntülerdeki şahısların sanıklar olup olmadığının teknik olarak tespitinin mümkün olmadığının belirtildiği, yine sanıklar ile aynı yerde çalışan tanıklara ilgili kayıtlar gösterildiğinde görüntüdeki kişilerin sanıklarla benzerlik gösterseler de kesin olarak tespit edemediklerini beyan ettikleri, sanıklardan ...'a ait olduğu belirtilen ses kaydına ait CD dosya içerisinde bulunmasına rağmen bozma gereği incelemesinin yaptırılmadığı anlaşılmışsa da bu kaydın ...'a ait olduğunun kabulü halinde dahi kayıt içeriğinde temyiz kapsamındaki sanıkların isimlerinin yer almadığının anlaşıldığı, bazı sanık ve tanıklar tarafından katılan işyerinde yürütülen soruşturma sonrasında yazılan denetim raporunda kendi el yazıları ile yazılmış olan ve suçun işlendiğine dair bilgiler içeren yazılar bulunsa da bu kişilerin yazı içeriklerini Mahkeme huzurunda kabul etmedikleri ve şirket tarafından yönlendirme üzerine yazıldığını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında Mahkemenin suçun sabit olmadığına dair kabulünde hukuka aykırılık bulunmamış, bozma kararı üzerine yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2022 tarihli ve 2019/373 Esas, 2022/200 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ... ... ...