Başvuru, defterdarlık uzmanlığı kadrosuna geç atama yapılmasından dolayı parasal hak kayıplarının karşılanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, defterdarlık uzmanlığı kadrosuna geç atama yapılmasından dolayı parasal hak kayıplarının karşılanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 29/6/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Elâzığ Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak çalışmakta iken Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü (İdare) tarafından 26/2/2011 tarihinde yapılan muhasebe uzmanlığı yazılı sınavına katılmıştır. Sınavda sorulan soruların bir kısmı Ankara İdare Mahkemesinin 20/4/2012 tarihli kararıyla, bir kısmı ise Ankara İdare Mahkemesinin 29/11/2013 tarihli kararıyla iptal edilmiştir. 26/9/2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin maddesi ile muhasebe uzmanlığı kadro ünvanı defterdarlık uzmanlığı olarak değiştirilmiştir. Katıldığı sınavda önce başarısız olarak değerlendirilen başvurucu, iptal kararları sonrası yeniden yapılan değerlendirmede başarılı sayılarak gerekli eğitim ve tez aşamalarını tamamlayıp 5/11/2015 tarihinde defterdarlık uzmanlığı kadrosuna naklen atanmıştır. Başvurucu geç atanması nedeniyle 15/1/2012-15/10/2015 tarihleri arasındaki (46 aylık) döneme ilişkin defterdarlık uzmanlığı kadrosuna ait mali hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine Elâzığ İdare Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davası açmıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde kendisiyle aynı sınava giren emsallerinin 15/1/2012 tarihinden itibaren defterdarlık uzmanlığı kadrosunun mali haklarından yararlandığını, idarenin hatalı soru hazırlamasının ve bu soruların mahkeme kararıyla iptal edilmesinin hizmet kusuru teşkil ettiğini belirtmiştir. Başvurucu geçmişe dönük kırk altı aylık döneme ilişkin parasal kaybının yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir. Mahkeme 15/11/2016 tarihli kararıyla davanın reddine karar vermiştir. Mahkeme kararında tam yargı davalarına konu zararların gerçekleşmiş ya da gerçekleşmesi kesin zararlar olduğu, dolayısıyla başkaca varyasyonların bir araya gelmesi suretiyle ulaşılacak bir sonuç için bu olasılıkların zaten gerçekleşeceği kabulüyle tazmin yoluna gidilmesinin mümkün olmadığına vurgu yapılmıştır. Somut olayda davacı açısından kesin bir zararın varlığından bahsedilemeyeceği zira davacının emsalleri ile birlikte sözlü sınava çağrılması durumunda bu kısımda başarılı olup olmayacağının, burayı geçerek eğitim süreçlerine dâhil edilmesi durumunda ise o dönemki eğitim sonu sınavından veya tez çalışmasından başarı ile çıkıp çıkamayacağının ve her hâlde adaylık sürecini başarıyla bitirip bitiremeyeceğinin kesin olmadığı belirtilmiştir. Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararına yönelik istinaf başvurusu Gaziantep Bölge İdare Mahkemesince (Bölge İdare Mahkemesi) 19/4/2018 tarihli kararla kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 30/5/2018 tarihinde öğrendikten sonra 29/6/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk Mevzuat Hükümleri 19/7/2001 tarihli ve 24467 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü Muhasebe Uzmanları Görev ve Çalışma Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) ek maddesinin ilgili kısmı şöyledir (Mülga):"(1) Yaş şartı hariç, muhasebe uzman yardımcılığı giriş sınavına katılabilmek için gerekli şartları taşıyan ve son üç yıl olumlu sicil almış olan Bakanlık personelinden, Yönetmeliğin 30 uncu maddesinde belirtilen sınav konularından yazılı ve sözlü olmak üzere Genel Müdürlükçe yapılan özel sınavı kazananlardan Maliye Yüksek Eğitim Merkezinde yapılacak uzmanlık eğitiminde başarılı olanlar, muhasebe uzmanı kadrolarına atanabilirler. İki defa sınava girip atanmaya hak kazanamayanlar bir daha bu sınava katılamazlar.... (10) Sınavda başarılı olanlar Maliye Yüksek Eğitim Merkezinde yapılacak uzmanlık eğitimine alınırlar. Uzmanlık eğitimi; temel mesleki eğitim ve tez dönemi olmak üzere iki dönemden oluşur ve süresi altı aydan az olamaz. (11) Temel mesleki eğitim, Genel Müdürlükçe belirlenen konularda yapılır. Temel mesleki eğitim döneminde başarılı olabilmek için, adayların her dersten yapılacak sınavlarda ayrı ayrı (100) puan üzerinden en az (70) puan almaları zorunludur. Temel mesleki eğitim puanı, derslerden alınan puanların aritmetik ortalamasıdır. (12) Temel mesleki eğitim dönemini başarı ile tamamlayanlara tez hazırlattırılır. Tez konuları gerektiğinde adayların tercihleri de dikkate alınarak temel mesleki eğitimin tamamlandığı tarihi izleyen en geç bir ay içerisinde belirlenerek adaylara bildirilir. (13) Bildirim tarihinden itibaren en geç üç ay içerisinde teslim edilen tezler, Genel Müdürlükçe oluşturulacak komisyon tarafından en geç bir ay içerisinde değerlendirilir ve tezi kabul edilen adaylar muhasebe uzmanı kadrosuna atanırlar. (14) Başarı sırası, yazılı ve sözlü sınava ilişkin puanlar ile temel mesleki eğitim puanının aritmetik ortalamasına göre belirlenir." 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkında Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: “İdari dava türleri şunlardır:…b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları…” 2577 sayılı Kanun'un "İptal ve tam yargı davaları" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." Bölge İdare Mahkemesi Kararları Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin 2/3/2018 tarihli ve E.2017/3692, K.2018/660 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"...Ankara Defterdarlığı Yatırım İzleme ve Kordinasyon Başkanlığı'nda Defterdarlık Uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından, kurumdaki daha önceki kadrosu ile halen görev yaptığı kadronun 2012-2015 tarihleri arasında kalan 46 aylık mali hak kayıplarının yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin; davalı idarenin hatalı sorular hazırladığı gerekçesiyle hizmet kusuruna neden olduğu, idarenin hatalı işlemleri nedeniyle görevine geç başladığı, eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı iddia edilerek iptali ile 2012-2015 tarihleri arasındaki 46 aylık mali hak kayıplarının yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada; hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptanan işlemler nedeniyle ilgililerin yoksun kaldığı parasal hakların tazmini Anayasa'nın maddesi uyarınca zorunlu olduğundan; davacının 2012-2015 tarihleri arasında yararlanamadığı Defterdarlık Uzmanı unvanına dayalı mali haklarının davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tazmin talebinin kabulü ile davacının 2012-2015 tarihleri arasında mahrum kaldığı mali haklarının idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi yönünde Ankara İdare Mahkemesince verilen 30/10/2017 gün ve E:2016/908, K:2017/3032 sayılı kararın; kadrosuz memur çalıştırmanın mümkün bulunmaması nedeniyle davacının fiilen işgal etmediği kadro için yapılacak ödemelerden yararlanmasına olanak bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.İstinafa konu idare mahkemesi kararı usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından istinaf başvurusunun reddine; istinaf aşamasında yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 53,00 TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına; posta gideri avansından artan miktarın istinaf talebinde bulunan tarafa iadesine 02/03/2018 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi..." Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin 20/2/2018 tarihli ve E.2017/2017, K.2018/374 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "...Bolu ili Gerede Kaymakamlığı Mal Müdürlüğünde veznedar olarak görev yapmakta iken Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü'nce yapılan Muhasebe Uzmanlığı Özel Sınavının yazılı bölümünde sorulan hatalı sorular nedeniyle uzman olarak çalışamadığı aylara ilişkin maddi kaybının karşılanması talebiyle idareye yapmış olduğu başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosu ile halen görev yaptığı kadronun 15/01/2012 - 13/11/2015 tarihleri arasındaki mali hak kayıplarının yasal faizi ile birlikte tazminen ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacının emsalleri ile birlikte 15/01/2012 tarihinden itibaren Defterdarlık Uzmanı unvanına atanmaması ve dolayısıyla da bu unvanın mali haklarından yararlanmamasına neden olan işlemin 26/02/2011 tarihinde yapılan yazılı sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlem olduğu, bu sınavda sorulan bir kısım sorunun yargı kararı ile hukuka aykırı olarak iptal edilmiş olduğu gözönünde bulundurulduğunda, iptal edilen işlem nedeniyle davacının 15/01/2012-15/11/2015 tarihleri arasında yararlanamadığı, Defterdarlık Uzmanı unvanına dayalı mali haklarının yasal faizi ile birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesi isteminin idarece kabulü gerekirken, bu yöndeki 30/11/2015 tarihli davacı başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeni ile mahrum kaldığı 15/01/2012-13/11/2015 tarihleri arasında kalan mali hak kayıplarının idareye başvuru tarihi olan 30/11/2015 tarihinden itibaren işletilerecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi yönünde Ankara İdare Mahkemesince verilen 02/01/2017 gün ve E:2016/1126, K:2017/9 sayılı kararın; davalı idare tarafından, davacının yalnızca yazılıdan başarılı kabul edildiği sözlü ve tez aşamalarından henüz başarılı olmadığı, davacı tarafından ise, vekili olduğu ve dava lehlerine sonuçlandığı halde vekalet ücretine hükmedilmediği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir....Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının avukatlık ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 990,00 TL vekalet ücreti ile istinaf aşamasında yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 123,95 TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, istinaf aşamasında davalı idarece yapılan 38,25 TL yargılama gideninin ise davalı idare üzerinde bırakılmasına; posta gideri avansından artan miktarın istinaf talebinde bulunan taraflara iadesine 20/02/2018 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi..." Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin 21/11/2017 tarihli ve E.2017/327, K.2017/2820 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"... Batman ili, Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğünde Defterdarlık uzmanı olarak görev yapan davacının, Defterdarlık Uzmanlığı kadrosuna geç atanması sebebiyle 15/01/2012-15/10/2015 tarihleri arasında 46 aylık döneme ait mali hak kayıplarının yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle yapılan 01/02/2016 günlü başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 15/01/2012-15/10/2015 tarihleri arasında 46 aylık döneme ait mali hak kayıplarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Batman İdare Mahkemesi'nce verilen 13/12/2016 gün ve E:2016/529, K:2016/1423 sayılı 'dava konusu işlemin iptaline, davacının 15/01/2012-15/10/2015 tarihleri arasında mahrum kaldığı mali haklarının idareye başvuru tarihi olan 01/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine' ilişkin kararın; hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, davacının geçmişe dönük kazanılmış hakkının bulunmadığı, davanını reddi gerektiği, ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenip bozulması istenilmektedir.Batman İdare Mahkemesi'nce verilen 13/12/2016 gün ve E:2016/529, K:2016/1423 sayılı karar hukuka uygun bulunduğundan istinaf başvurusunun reddine 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi..."B. Uluslararası Hukuk Uluslararası Hukuk için bkz. Demet Demirel ve diğerleri [GK], B. No: 2019/12998, 1/12/2022, §