T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1212 KARAR NO : 2026/658 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/02/2025 NUMARASI : 2022/759 E - 2025/159 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 09/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde ya…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1212 KARAR NO : 2026/658 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/02/2025 NUMARASI : 2022/759 E - 2025/159 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 09/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; taraf şirketler arasında Ankara İli Haymana İlçesinde bulunan ... numaralı tesisata ait Perakende Satış Sözleşmesi bulunduğu, Davacının sözleşmenin imzalanmış olduğu tarihten sonra tahakkuk ettirilen tüm faturaları zamanında ve eksiksiz olarak ödediği, dava konusu olan 2022 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan dönemlerine ait faturaların da zamanında ve eksiksiz olarak ödendiği, davalı tarafından 01.01.2022 – 18.04.2022 tarihleri arasında dava konusu tesisata ilişkin Ek Tahakkuk Bilgilendirme formu gönderildiği, davacı tarafından Ek Tahakkuk formuna karşı yapılan itiraza cevap olarak ... seri numaralı sayacın arızalı olması sebebiyle değiştirilmiş olduğu, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme sonucunda sayacın arızalı olduğunun tespit edildiğinin ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (EPTHY) 37. maddesine göre uygulama yapılarak fatura düzenlendiğinin belirtildiği, ancak davacının bu faturaya ve sayacın arızalı olduğu tespitine itiraz ettiklerini , davacının önceki döneme ilişkin tahakkuk ettirilen faturalarının incelendiğinde tüketilen miktarın itirazlı dönem ile eşdeğer olması sebebiyle sayacın arızalı olduğunun ileri sürülemeyeceği, davalı tarafın 2021 yılı Ocak, Şubat ve Mart ayları kullanımları ile ek tahakkuk yapması gerekirken değerlendirmelerde hata yaptığı, bu sebeple ek tahakkuk bedelinin hakkaniyete ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu, ... Seri numaralı sayacın arıza durumunun tespiti amacıyla teknik bilirkişi incelemesine tabi tutulmasına, sayacın arızalı olduğunun tespit edilmesi durumunda, davalı tarafın müvekkilinden talep edebileceği ek tahakkuk bedelinin olup olmadığının veya miktarının belirlenmesi amacıyla dosyanın alanında uzman bir bilirkişiye tevdi edilmesine, müvekkilinin davalı tarafça düzenlenen 15.07.2022 tarih, ... sıra numaralı 276.581,90TL tutarlı fatura karşılığında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından sayaç arızası sebebiyle ilgili mevzuat uyarınca ek tahakkuk işlemi yapıldığı ve yapılan işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, davacı şirketin tesisatına bağlı olan ... seri numaralı sayacın arızalandığı ve tüketimi doğru kaydetmediğinin tespit edildiği, bunun üzerine sayacın Ankara Valiliği Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü’ne gönderilmiş olduğu ve burada yapılan incelemede sayacın bozuk olduğunun tespit edilmiş olduğu, dava konusu tesisata bağlı olan bu sayacın besleme devresinin arızalı olduğunun ve bu nedenle tüketimin eksik kaydedildiğinin tespiti üzerine Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 37. Maddesi (Sayacın doğru tüketim kaydetmemesi halinde tüketim miktarının tespiti) gereğince ek tahakkuk işlemi yapıldığı, Ek tahakkuk işleminin mevzuata uygun uygun olarak gerçekleştirilmiş olduğu ve hata bulunmadığı, Ek tahakkuk hesabının söz konusu adreste 31.01.2021 ile 29.04.2021 tarihleri arasında sağlıklı olarak kaydedilen aynı döneme ait geçmiş dönem tüketimlerinin mevcut olması sebebiyle arızalı dönem için bu tüketimler esas alınarak hesaplanmış olduğu, hesaplamanın yapılmış olduğu 31.01.2021 ile 29.04.2021 arası dönemdeki tüketime ne geçmişte ne de şu anda bir itirazda bulunulmamış olduğu, Ek tahakkuk hesaplamasının emsal alınan 31.01.2021 ile 29.04.2021 tarihleri arasındaki dönemde tüketilen toplam tüketilen enerji miktarının toplam gün sayısına bölünmesi ile günlük tüketim miktarının hesaplandığı, arızalı dönemdeki gün sayısıyla çarpılarak toplam tüketimin hesaplandığı ve arızalı dönemde ödenen tüketim miktarının tenzil edilmesiyle ek tahakkuk miktarının hesaplandığı ve bu miktarın 130.013,40kW olduğunun hesaplandığı, 130.013,40kW tüketim miktarının ilgili tarihler arasındaki birim fiyatlar ile hesaplanması sonucunda 276.581,90TL tutarındaki ek tahakkuk faturasının düzenlendiği, davalı şirket tarafından yapılan faturalandırmanın doğru olduğunu beyanla , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, -15/07/2022 tarih, ... sıra numaralı 276.581,90 TL tutarlı faturanın, 112.041,31 TL'lik kısmından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, şeklinde hüküm kurulmuştur. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir. 1- Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde;" Yerel mahkeme yargılamasında öncelikle incelemeye konu sayacın arızalı olduğu tespitine itiraz etmiş ve bu hususta rapor alınmasını talep etmiş olmamıza rağmen, mahkeme sayacın yer tespiti yoluna gitmiş ancak yargılamanın belirli bir aşamasından sonra sayaç inceleme talebimizi karşılıksız bırakmıştır. Şayet dava dilekçemizde de belirtmiş olduğumuz üzere Müvekkilin aynı döneme ilişkin olarak tahakkuk ettirilen önceki yıl faturaları incelendiğinde kullanılan kw elektriklerinin, itirazlı döneme eşdeğer olmasının karşısında ilgili elektrik sayacının arızalı olduğu hususu ileri sürülemez. İlgili sayaç hatalı bir şekilde incelenmiştir ve sayaç hakkında düzenlenen rapor gerçeği yansıtmamaktadır. İlgili sayacın ölçümünün doğru olduğunun tespiti halinde açılan davamızın tümden kabulüne karar verilmesi gerekeceğinden, mahkemeye erişim hakkı kapsamında ilgili sayacın en az bir kere itirazlarımız doğrultusunda incelemeye tabi tutulması gerekmektedir. Sayacın incelemesinin resmi bir kurumca yapılmış olması, incelemenin hatalı veya eksik olabileceği ihtimalini ortadan kaldırmamaktadır. Bundan başkaca kabul anlamına gelmemekle birlikte alınan bilirkişi raporlarında, davalı tarafın müvekkilden talep edebilecek olduğu ek tahakkuk bedeli hatalı hesaplanmıştır. Yine dava dilekçemizde belirtmiş olduğumuz üzere ek tahakkuk ancak ilgili yönetmelikte belirtilen "tüketicinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketim değerleri," ibaresinden yola çıkılarak hesaplanmalıdır. Bu doğrultuda tespite esas tutulması gereken dönem ortalama tüketim değerleri değil, münhasıran 2021 yılının ocak- şubat- mart ve 18 günlük nisan ayı dönemleridir. Dolayısıyla iş bu bilgiler örnek alınarak davalı kurumun müvekkilden ek tahakkuk alacağı varsa ocak dönemi için tam, şubat dönemi için tam, mart dönemi için tam, nisan dönemi için 18 günlük ek tahakkuk yapılması gerekirken, yani toplamda 103.538,44 KW kullanım bedeli tespit edilerek, normal faturalandırılan ve ödemesi gerçekleştirilen, toplam 41.955,96 KW nın mahsubu ile kalan 61.582,48 KW üzerinden tahakkuk gerçekleştirilmesi gerekirken, davalı kurumun bu şekle aykırı ek tahakuk hesaplaması yapmaması, ayrıca bilirkişinin de hükme esas alınan raporunda bir önceki döneme ait tüketim verilerinin ortalamasını alarak ek tahukkuk hesabı yapması, müvekkili 15.763,25 KW karşılığı TL cinsinden zarara sokmuş, müvekkilin mal varlığında haksız olarak azalmaya ve davalı kurumun sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vermiştir. Önemle belirtmek gerekir ki yargılamaya esas alınan madde metninde kanun koyucunun " tüketicinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketim değerleri," şeklinde açıkça belirttiği üzere, tüketim değerinin ortalaması değil salt olarak geçmiş aynı döneme isabet eden tüketim verilerinin alınması gerektiğine işaret edilmiştir. Yine madde metninde devamla tüketim verilerinin ortalamasının ne zaman alınacağı da " geçmiş dönem tüketimleri de bulunmuyorsa sayaç değişim tarihinden sonraki ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait günlük ortalama tüketim değerleri dikkate alınarak hesaplama yapılır." şeklinde belirtilmiştir. Görüldüğü üzere günlük ortalama tüketim değeri ancak, hesaplamanın önceki dönem verisi bulunmadığı ve yine hesaplamanın sayaç değişim tarihini takip eden ilk iki tüketim dönemine göre hesaplanacağı durumda alınabilecektir. Somut olayımızda, hatalı ölçüm yapıldığı iddia olunan dönem açısından bir önceki dönemde sağlıklı kullanım verileri olduğu ve bu verilerin kullanılması gerektiği göz önüne alındığında, hükmün bilirkişinin yapmış olduğu ortalama tüketim değeri hesaplaması üzerinden değil, dönem bazlı tüketim değeri baz almak, ilgili tüketim değerinden sayacın arızalı olduğunun iddia olunduğu döneme ilişkin cihaz ölçüm verileri kapsamında tahakkuk ettirilen ve müvekkilce ödenen 41.955,96 KW karşılığı ödemenin hesaplamadan mahsubu ile varsa bakiye kısım için hesaplama yapmak bir zorunluluktur. Bu haliyle hükme esas alınan rapor açıkça ilgili madde metninde yazılı noktalara ve dolayısıyla kanuna aykırılık teşkil etmiştir." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. 2-Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde; "Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında bilirkişinin yapmış olduğu gibi bir hesaplama yöntemi Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nde bulunmamaktadır. Bilirkişi kök raporunda, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 37/2 maddesi hatalı yorumlanmış ve mevzuata aykırı hesaplama yapılmıştı. Bilirkişi ek raporunda ise kök rapora yapmış olduğumuz itiraz dikkate alınarak, mevzuatın ilgili maddesi KISMEN doğru yorumlanmış ve hesaplama yapılacak baz dönemi doğru belirlenmiştir. Ancak bu seferde ek raporda hesaplama hatalı KWH üzerinden yapılmış ve neticeten hatalı bir tutar bulunmuştur. Bu nedenle bilirkişinin tespit etmiş olduğu hatalı alacak miktarının hükme esas alınması Yerel Mahkeme kararını da hukuka aykırı ve hatalı hale getirmiştir.Bilirkişi ek raporunun 13.maddesinde yer verilen tabloda 2022 yılı gün sayısı ile 2021-2022 dönem arası günlük kullanım ortalaması farklarının çarpılarak ek tüketim miktarı (KW) bulunduğu görülmektedir. İşbu ek raporda hatalı olan kısım bu kısımdır. Rapora karşı itiraz dilekçemizde de belirttiğimiz üzere doğru hesaplamanın yapılabilmesi için; baz alınacak döneme ait toplam tüketimlerin günlük ortalaması alınarak (2021 dönemi günlük kullanım ortalaması); arızalı dönem gün sayısı ile çarpılmalıdır. Sonrasında ise arızalı dönemde var ise ödenen tüketim toplamı yapılan hesaplamadan düşülerek kalan tüketim miktarı ek tahakkuk fatura bedeli olarak faturalanmalıdır. yönetmelik bunu işaret etmekte ve elektrik tedarik şirketleri tarafından kullanılan yöntem bu şekildedir. Diğer yandan ,yerel mahkeme tarafından yazılan gerekçeli karar, salt bilirkişi raporu esas alınarak, somut ve açık gerekçeler içermeksizin hazırlanmış olup, bu hali ile adil yargılanma hakkının ihlaline neden olduğu " şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava , menfi tesbit talebine ilişkindir. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin dava konusu tesisata bağlı olarak kullanılan ... seri numaralı sayacın arızalandığı ve tüketimi doğru kaydetmediğinin tespit edildiği, bunun üzerine sayacın Ankara Valiliği Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü’ne gönderilmiş olduğu Ankara Valiliği Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü tarafından 09.05.2022 tarihli Elektrik Sayacı Muayene Raporuna göre; ... marka sayacın incelenmesi sonucunda “ Sayacın besleme devresi arızalı olduğundan doğruluk muayenesinin yapılamadığı belirtilmiş ve 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu ile Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri gereğince yapılan muayenesi sonucunda muayenesi yapılan sayacın bozuk olduğu anlaşılmıştır.” şeklinde sayacın arızalı olduğunun tespit edilmiş olduğu, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin “Sayacın doğru tüketim kaydetmemesi halinde tüketim miktarının tespiti MADDE 37 de düzenlendiğini, Tüketim miktarının hesabında esas alınacak süre; doğru bilgi ve belgenin bulunması halinde 180 günü, bulunmaması halinde ise 90 günü aşamaz” şeklinde ek tahakkuk hesabı yapılırken kullanılacak sürenin sınırlarının belirtildiği, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 33.1 Maddesi; “ Faturalamada, dağıtım şirketi tarafından okunan birbirini takip eden iki dönem arasındaki endeks farkının çarpan faktörü ile çarpımı sonucu bulunan değer elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilebilir.” Şeklinde tüketilen enerji miktarının nasıl tespit edileceği belirtilmiştir. Dava konusu 01.01.2022 ile 18.04.2022 tarihleri arasındaki günlük ortalama tüketim miktarı hesabı o dönemlerde düzenlenmiş faturalara göre hesaplanmış olduğu, dava konusu 01.01.2022 ile 18.04.2022 tarihleri arasına ait 2021 yılı aynı dönemlere ait günlük ortalama tüketim miktarı hesabı 2021 yılı aynı dönemlerde düzenlenmiş faturalara göre hesaplandığı, 2021-2022 arası ek tüketim miktarının 2022 yılı Nisan ayında düzenlenmiş olan ek tüketim faturası birim fiyatlarına göre tutarının hesaplandığı, Tesisata ait ... sözleşme hesap numaralı elektrik enerjisi perakende satış sözleşmesinin 25.07.2019 tarihinde imzalanmış ve bağlantı gücünün 240kW olması, Davacının dava konusu tesiste bulunan tesisata ait elektrik enerjisi tüketiminin tespitini yapan ve 120 çarpan değerine sahip ... seri numaralı ... Marka sayacın yapılan muayenesi sonucunda bozuk olduğunun tesbit edildiği, buna göre sayacın arızalı olduğunun sabit olduğu, ve bu sebeple tüketimin doğru tespit edilemeyeceğinin değerlendirilmesi, sayacın arızalı olması sebebiyle davalının düzenlemiş olduğu Ek Enerji Tüketimi tahakkukunun yapılmasının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili 36 ve 37. Maddelerine göre düzenlenmiş olduğu, 36. Maddesi gereği doğru bilgi ve belgenin bulunması halinde 180 günü geçemez maddesine uygun olduğu, ek tüketim tahakkukunun 105 güne göre hesaplanmış olduğu, 2021-2022 yılları aynı dönemlerine göre günlük ortalama tüketim miktarları arasındaki farka göre davalı tarafın davalıdan ek enerji tüketim miktarının 109.055,26TL + 19.629,95TL KDV olmak üzere toplam 128,685,21 TL hesaplandığı, 15.07.2022 tarihinde düzenlenmiş olan Ek Enerji Tüketimi faturası tarihi itibariyle 109.055,26TL asıl alacak, 19.629,95 KDV olmak üzere Toplam 128.685,21TL borç hesaplandığı görüşü bildirilmiştir. İtirazlar üzerine alınan ek bilirkişi raporunda ; kök rapordaki hesaplamalarda maddi hata olduğu ve bu nedenle hesaplamaların yeniden yapılması sonucunda; 2021-2022 yılları aynı dönemlerine göre günlük ortalama tüketim miktarları arasındaki farka göre davalı tarafın davalıdan ek enerji tüketim miktarının 139.441,18TL + 25.099,41TL KDV olmak üzere toplam 164.540,59 TL hesaplanmıştır. Bu nedenlerle; Yapmış olduğum incelemeler ve Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddelerine göre yapmış olduğu hesaplamalara göre Davalı ... A.Ş.’nin Davacı ... Ltd. Şti dan 15.07.2022 tarihinde düzenlenmiş olan Ek Enerji Tüketimi faturası tarihi itibariyle 139.441,18TL asıl alacak, 25.099,41 KDV olmak üzere Toplam borç miktarı 164.540,59TL olarak bildirilmiştir. Dosyada mevcut belgelere göre; sayacın Ankara Valiliği Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü’ne gönderilmiş olduğu Ankara Valiliği Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü tarafından 09.05.2022 tarihli Elektrik Sayacı Muayene Raporuna göre; ... marka sayacın incelenmesi sonucunda “ Sayacın besleme devresi arızalı olduğundan doğruluk muayenesinin yapılamadığı belirtilmiş ve 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu ile Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri gereğince yapılan muayenesi sonucunda muayenesi yapılan sayacın bozuk olduğu anlaşılmıştır.” şeklinde sayacın arızalı olduğunun tespit edilmiş olduğu anlaşılmakla,sayacın yeniden incelenmesi gerekmediği,bu yönlere ilişkin davacı taraf istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Tarafların diğer istinaf sebeplerinin incelenmesinde ; mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporuna itiraz edilmekle,alınan ek raporda ,EPTHY 37/2. maddenin 1.cümlesinde yer alan düzenlemeye aykırı olarak hatalı hesaplama yapılmış olduğu, itiraz üzerine davacının öncelikle varsa tüketicinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketim değerleri olduğundan , ek raporda bu husus dikkate alınmış ise de , hesaplamaya esas alınacak dönem yönünden hatalı hesaplama yapıldığı ,bilirkişiden ek rapor alınmış ise de bu raporun da itirazları karşılar nitelikte olmadığı görülmüştür. Bu durumda ilk derece mahkemesince; sayacın eksik tüketim kaydetmeye başladığı tarihin net olarak belirlenmesi ve bu dönemi kapsayacak ve mükerrer ödemeye sebebiyet vermeyecek şekilde hesaplama yapılması için konunun uzmanlarından oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan denetime elverişli rapor aldırılması ve ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve hukuka aykırı olmuştur. Tesbit edilen bu hususlar yeniden yargılama gerektirdiğinden, eçıklanan nedenlerle; davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan şekilde yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/03/202