5. Hukuk Dairesi 2010/10350 E. , 2010/16984 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, kamulaştırmasız el atıla…
**5. Hukuk Dairesi 2010/10350 E. , 2010/16984 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçeye göre davanın ret edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 11.10.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Davacılar vekili dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın 13.02.1998-15.03.1999 tarihli 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında park alanı ve yolda kaldığını bu haliyle tasarruf imkanı bulunmadığını belirterek mülkiyet hakkının davalı idareye devrine karşılık fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla yer bedelinin tahsilini istemiştir. Mahkemece; dava konusu taşınmaza, davalı idarece davacıların kullanım hakkını kaldıracak şekilde fiilen el atılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dairenin imar planındaki park ve yol alanı olarak ayrılma durumunun fiili el atma sayılmayacağı görüşüne katılmamaktayız. Şöyle ki;