İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 27/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/10/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/06/2025 tarihli 2024/840 Esas sayılı ara kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin inşaat, taahhüt, ısıtma-soğutma sistemleri yapan bir firma olduğunu, davalının su ve doğalgaz…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2291 KARAR NO : 2025/2191 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2024/840 Esas DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... PROJE UYGULAMA YAPI MALZEMELERİ İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 27/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/10/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/06/2025 tarihli 2024/840 Esas sayılı ara kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin inşaat, taahhüt, ısıtma-soğutma sistemleri yapan bir firma olduğunu, davalının su ve doğalgaz malzemeleri satan malzemelerin taahhüt işi kapsamında montaj ve kurulumunu yapan bir firma olduğunu, müvekkili şirketin davalıdan ön ödemeli olacak şekilde taahhüt işine konu su ve doğalgaz alt yapı malzemeleri ve bunların kurulumu konusunda haricen anlaştığını, davalı tarafa 30/12/2023 tarih ... seri numaralı 400.000,00-TL, 30/03/2023 tarih ... seri numaralı, 256.858,50 TL ve 30/06/2023 tarihli, ... seri numaralı 42.924,89 TL'lik müşteri çeklerini cirolamak sureti ile verildiğini, çeklerin tahsil edildiğini, iş bu çeklere karşılık olacak mal ve hizmetlerin verilmediğini, tahsil edilen çek bedellerin müvekkil şirkete iade edilmediğini, fazlaya dair tüm haklarının saklı kalmak kaydı ile davanın konusuz kalmaması açısından davalı tarafın mal varlığını tasfiye etmesi, 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi açısından davalının malları üzerine dava değerince tedbir konulmasına, davanın kabulü ile davalı tarafa ödenen çek bedellerinin, ihtarnamenin tebliğinden itibaren işleyecek en yüksek reoskont faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Dava dilekçesi, 19/06/2025 tarihli duruşma tutanağı ve tüm dosya kapsamından; davacı vekilinin davalının mallarına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiş ise de davalının taşınır ve taşınmaz mal varlıklarının uyuşmazlık konusu olmaması nedeniyle ve yasal şartlar oluşmadığından, 6100 sayılı HMK.nun 389/1 maddesi gereğince ihtiyati haciz konulması talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. da açıklandığı üzere; Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece ihtiyati haciz talep ettiği halde sanki ihtiyati tedbir gibi değerlendirme yapıldığını iddia ederek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, İstirdat istemine ilişkin olup, istinafa tabi uyuşmazlık ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemenin 19.06.2025 tarihli ara kararı ile; davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verildiği, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İhtiyati haciz, İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, İİK.nun 257. Maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyatî haciz istenebileceği," "258. Maddesinde; "Alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeğe mecbur olduğu, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabileceği," hükmüne yer verilmiş, 265.maddesinde ise ihtiyati haciz kararına karşı itiraz ve kanun yollarına başvuru düzenlenmiştir. İİK'nın 257.maddesinde hem vadesi gelmiş hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Muaccel alacaklar için alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması, müeccel (vadesi gelmemiş) alacaklar yönünden ise, borçlunun belli bir adresinin bulunmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hileli işlemlerde bulunması koşullarının varlığı halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği öngörülmüştür. Anılan maddede başkaca her hangi bir koşul öngörülmemiştir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 258.maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat getirmesinden” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukukî himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2.maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukukî himaye sağlamaktır. İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukukî himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce gelir. Maddi hukuka göre kimin haklı kimin haksız olduğu, İİK'nın 264.maddesi çerçevesinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası çerçevesinde ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davası sırasında incelenerek sonuçlandırılacaktır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, ihtiyati haciz talep eden davacı tarafça, aralarındaki malzeme alımı ve montajı işi kapsamında 3 adet müşteri çekinin davacı tarafından davalıya verildiği, davalının çek bedellerini tahsil ettiği halde davacıya sözkonusu mal ve hizmeti vermediği ileri sürülerek eldeki istirdat davasının açılmış ve ihtiyati hacze karar verilmesi talep edilmiş ise de, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ihtiyati haciz talep eden alacaklının rehinle temin edilmemiş muaccel alacağının varlığını kesin olmasa da mahkemede kanaat oluşturacak ölçüde yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiği, tüm dosya kapsamı gözetildiğinde somut olayda ihtiyati haciz talep edeninin muaccel bir alacağın varlığını ispat hususunda yeterli olmadığı, ihtiyati haciz talebine konu alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, dayanılan deliller dikkate alındığında bu aşamada ihtiyati haciz için yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği, ara kararın gerekçesinde ihtiyati tedbir kurumuna ilişkin açıklamalara yer verilmiş olmakla birlikte netice itibariyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmakta olup, bu haliyle ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/06/2025 tarihli 2024/840 Esas sayılı ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından BU KONUDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince 27/10/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi. ... Başkan ... ¸ ... Üye ... ¸ ... Üye ... ¸ ... Katip ... ¸