8. Hukuk Dairesi 2023/4154 E. , 2023/5080 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/46 E., 2020/30 K. KARAR : Asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama son
**8. Hukuk Dairesi 2023/4154 E. , 2023/5080 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/46 E., 2020/30 K. KARAR : Asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... vasisi ... tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Kadastro sırasında, ... İli ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 116 ada 3 ve 148 ada 21 parsel sayılı sırasıyla 516,67 ve 7.598,68 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 116 ada 3 parsel sayılı taşınmaz 1/3'er payla ..., ... ve ... adlarına; 148 ada 21 parsel sayılı taşınmaz ise 1/4'er payla ..., ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. 2.Asıl davada davacı ... dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiğini ve terekenin mirasçılar arasında taksim edilmediğini ileri sürerek, dava açmıştır. 3.Birleşen davada davacı ... dava dilekçesinde; miras yoluyla gelen hakka dayanarak, dava açmıştır. II. CEVAP 1. Davalılar ..., ... ve ...; dava konusu taşınmazları satın aldıklarını, davacılar ile aralarında taksim yaptıklarını ve davacılara haklarının verildiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır. 2. Davalı ...; dava konusu taşınmazların müşterek muris ... 'tan intikal ettiğini, murisin ölümü üzerine terekenin mirasçılar arasında paylaşıldığını, davacıların annesi ve kendisinin de halası olan ...'ye de yer verildiğini, halasının ölümü üzerine paylaşıma ilişkin belge bulunmadığından dolayı halasının çocuklarıyla bazılarına para, bazılarına ise taşınmaz verilmek suretiyle anlaştıklarını, davacı ... ile yaptıkları anlaşma gereğince köyde bulunan eski evlerinin Nureddin tarafından tamir edilip kullanılmasına muvafakat ettiklerini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 02.04.2013 tarihli ve 2008//248 Esas, 2013/36 Karar sayılı kararı ile; "asıl dava davacısı ...'ün yaklaşık 5 dönüm taşınmaz alarak miras hakkından vazgeçtiği anlaşıldığından ve birleşen davacı ... ... Yusuf 'ın davasından feragat etmesi ve davalıların da davacının talebini kabul etmesi nedeniyle tarafların beyanları doğrultusunda" asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, temyize konu çekişmeli 116 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline; 148 ada 21 parsel sayılı taşınmazın ise davalılar ..., ..., ... ve ... adlarına 1/4'er pay oranında tespit gibi tesciline, beyanlar hanesine ahşap tek katlı ev ve altında bulunan ahır ile önündeki harman yerinin kullanım hakkının Nureddin 'a ait olduğuna dair şerh düşülmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin 02.04.2013 tarihli ve 2008//248 Esas, 2013/36 Karar sayılı kararına karşı davalılar ..., ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.04.2014 tarihli ve 2014/61 Esas, 2014/4212 Karar sayılı kararıyla; "dosyadaki evraktan davacı ... 'ın sulh sözleşmesinin imzalandığı 9.11.2012 tarihinde fiil ehliyetine sahip olup olmadığı ve dava tarihi itibari ile vesayet altında olup olmadığı hususlarında tereddüt uyandığını, taraflar arasında imzalanmış olan sulh sözleşmesinin birinci maddesinde; "... , ... ve çocukları ..., ..., ... ve ... hakkında açmış olduğu her türlü miras talebi ve tapu iptal istemi ile ilgili davadan vazgeçecek veya davadan çekilecek" hükmünü içermesine rağmen ... 'ın bahsi geçen davalardan vazgeçip geçmediği hususunun Mahkemece araştırılmadığını, aynı sözleşmenin 2. maddesinde; "buna karşılık ... , ..., ..., ... ve ... eşit hisseli ... ... 148 ada 21 parsel üzerindeki ahşap evde kendi sağlığında çocukları ile ikamet edecek, evin önündeki harmanı fındık kurutmak amaçlı kullanacak, buna taraflar rıza gösterecek" hükmünü içermesine rağmen kullanım hakkının ...'in kendisi ile sınırlı olup olmadığı ve mirasçılarına intikal edip etmeyeceği hususunun da tam olarak aydınlatılmadan karar verildiğinden eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamayacağı belirtilerek; Mahkemece taraflar arasında imzalanan sözleşmenin birinci maddesinde sözü edilen hususların taraflardan sorularak, celbedilip değerlendirilmesi, sözleşmenin ikinci maddesinde bahsi geçen kullanım hakkının ... ile mi sınırlı olduğu yoksa mirasçılarına intikal mi edeceği hususunun sözleşme tanıkları ..., ... ve ... dinlenmek sureti ile açıklığa kavuşturulması, ... 'ın sulh sözleşmesinin imzalandığı 9.11.2012 tarihinde fiil ehliyetine sahip olup olmadığını ve dava tarihi itibari ile vesayet altında olup olmadığı hususlarının aydınlatılması, yapılacak bu araştırma neticesinde gerektiğinde taraf teşkili hususunda gerekli işlemler yapılarak ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı ...'ın ... 1 inci Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/525-1062 Esas, Karar sayılı kararına ek 10.03.2015 tarihli karar ile kısıtlanarak vesayet altına alındığını ve o tarihten itibaren eldeki dosyanın karar tarihine kadar kısıtlılığının devam ettiğini, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 23.07.2014 tarihli raporda; davacı ...'in fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldırır nitelikte akıl hastalığının 1999 yılından önce başlamış olup halen devam ettiğinin bildirildiği, Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin 12.10.2010 tarihli raporunda da, hastalığın tedavi edilemez nitelikte olduğunun bildirilmesi karşısında davacının en az 1999 yılından bu yana kesintisiz olarak fiil ehliyetinin bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda davacının yapmış olduğu her türlü işlemin batıl olduğu dolayısıyla taraflar arasında yapılan 09.11.2012 tarihli sözleşmenin hüküm ifade etmeyeceği, eldeki davanın açıldığı tarihte de dava ehliyetinin bulunmadığı, ancak HMK.’nin 115/2 nci maddesi gereğince yargılama devam ederken davacıya vasi tayin edildiğinden ve husumete izin kararı verildiğinden dolayı dava şartı noksanlığının giderildiği, davalıların yargılama aşamalarındaki beyanları ve davalı tanıklarının beyanları göz önünde bulundurulduğunda, davacıların annesi ...'ün ölümü üzerine mirasçılarının bir araya gelerek annelerinin mirasından kendilerine düşen paylara karşılık nakdi yahut ayni bedeller verildiği ve tarafların bu şekilde anlaştıklarının anlaşıldığı, davacılardan ...'ün miras payına karşılık olarak fındık bahçesi aldığının tanık beyanları ve davacının annesinin miras payına karşılık ...'de arazi aldığına ilişkin duruşmadaki beyanı, 29.08.1998 tarihli noter senedi ile annesinden miras kalan taşınmazlar üzerindeki haklarını ve tasarruf yetkisini ..., ... ve ...'a devretmesinin yanı sıra ... Kadastro Mahkemesi'nin 2008/248 Esas ve 2013/36 Karar sayılı ilamı ile reddedilen davası yönünden temyiz kanun yoluna başvurmaması ve dolayısıyla bozmaya konu edilmemiş olduğundan davasının reddine karar verildiği; birleşen dosya davacısı ...'ın annesi ...'ün miras payına karşılık para aldığı tanık beyanlarından anlaşılmış ise de davacının fiil ehliyetine sahip olmaması, tam ehliyetsiz olması sonucu nedeniyle yapılan hukuki işlemlerin hükümsüz olduğu, bu nedenle dava konusu taşınmazın annesinden gelen miras payı oranında davacı ... adına tesciline karar verildiği, her ne kadar davacı 148 ada 21 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin onarımı ve tadilatı için masraflarda bulunduğunu iddia etmiş ise de bu hususun başka bir davanın konusunu oluşturması ve 08.09.2009 tarihli keşifteki mahalli bilirkişisi beyanlarından taşınmaz üzerindeki evin ... tarafından yapıldığının beyan edilmesi karşısında taşınmaz üzerindeki evin aidiyetinin davalılar ..., ..., ... ve ... adlarına belirtilmesi gerektiği" gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, temyize konu çekişmeli 116 ada 3 ve 148 ada 21 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 116 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tamamı 1260 pay kabul edilerek 42 payın davacı ... adına, 406'şar payın ise ..., ... ve ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline; 148 ada 21 parsel sayılı taşınmazın tamamı 812 pay kabul edilerek 28 payın davacı ... adına, 196'şar payın ise davalılar ..., ..., ... ve ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın üzerinde bulunan tek katlı ahşap evin 1/4'er payla ..., ..., ... ve ... adlarına aidiyetinin beyanlar hanesinde belirtilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve ... vasisi ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar ... ve ... vasisi ... temyiz dilekçesinde; tüm delillerin değerlendirilmediğini, davalıların kadastro tespitinden önce adlarına kayıtlı yerlerinin olmadığını, davalılar tarafından, kendilerinin kısıtlı olmasından yararlanarak yerlerini vekaletle üzerlerine geçirdiklerini, dava konusu 116 ada 3 parsel sayılı taşınmazı kendisinin satın aldığını, davalıların 148 ada 21 parsel sayılı taşınmazı üzerlerine geçirdiklerini, bu taşınmazların miras ile ilgisinin olmadığını, payının daha fazla olması gerekirken Mahkemece az pay verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların tarafların müşterek murislerinden intikal edip etmediği, etmiş ise taksim edilip edilmediği hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve ... vasisi ...'ün temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.