Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13609 E. , 2024/1005 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13609 Karar No : 2024/1005 TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) : 1- ... İli ... Köyü 3- ... Kalkındırma ve Dayanışma Derneği 4-... 2- ... 5- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ...Bakanlığı 2- ... Valiliği İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13609 E. , 2024/1005 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13609 Karar No : 2024/1005 TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) : 1- ... İli ... Köyü 3- ... Kalkındırma ve Dayanışma Derneği 4-... 2- ... 5- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ...Bakanlığı 2- ... Valiliği İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gümüşhane İli, Merkez İlçesi, ... Köyü hudutları içerisinde Melih Erdem Kanoğlu tarafından yapılması planlanan "... ruhsat numaralı II-B Grup Granit Ocağı" projesi ile ilgili olarak Gümüşhane Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen 23/03/2022 tarih ve E.202215 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir'' kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; davacılardan ..., ... ve ... yönünden; dava konusu "ÇED Gerekli Değildir'' kararı verilen maden projesinin Gümüşhane İli, Merkez İlçesi, Gökdere Köyü hudutları içerisinde yapılmasının planlandığı, buna karşın Ulusal Yargı Ağı Portalı (UYAP) üzerinden yapılan sorgulama neticesinde, davacıların doğum yerinin Gümüşhane İlinin, Gökdere Köyü olduğu, buna karşın, yerleşim yerlerinin İstanbul olduğu, TAKBİS malvarlığı sorgulamasında ise Gümüşhane İli, Merkez İlçesi, ... Köyü sınırları içerisinde herhangi bir taşınmazlarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlık konusu olayda, UYAP kayıtlarına göre, davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu proje alanı veya proje etki alanında ikamet etmediği, bu alanlarda taşınmazlarının da bulunmadığı, ayrıca dava dilekçesinde davacılar ile ilgili herhangi bir öznel menfaat ihlali iddiasına da yer verilmediği görülmüş olup bu haliyle, davacıların dava konusu işlem nedeniyle kişisel, güncel ve meşru bir menfaatinin ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği ve bakılan davayı açma ehliyetlerinin bulunmadığı anlaşıldığından, anılan davacılar yönünden davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacılardan Gümüşhane İli Gökdere Köyü Kalkındırma ve Dayanışma Derneği ve ... yönünden, "Gümüşhane İli, Merkez İlçesi, ... Köyünde granit ocağı işletilmesine yönelik Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... ruhsat numaralı ve 26/10/2021 yürürlüğe giriş tarihli II-B Grup İşletme Ruhsatının" iptali istemiyle, yani dava konusu "ÇED Gerekli Değildir'' kararı verilen maden projesine ilişin ruhsatın iptali istemiyle Mahkemenin E:... sayılı dosyasında sunulan dava dilekçesi içeriğinde "Söz konusu ruhsat ÇED raporunda, 25,00 hektar rapor zorunluluğuna takılmamak adına 24,90 hektar olarak tespit edilerek ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR raporu alınmıştır." ifadelerine yer verilerek 20/04/2023 tarihinde dava açıldığı, sonrasında ise aynı proje ilişkin "ÇED Gerekli Değildir'' kararının iptali istemiyle herhangi bir tebliğ ya da öğrenme tarihi belirtilmeyerek 31/08/2023 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılmakta olan davanın açıldığı görülmüştür. Bu durumda; bakılan davanın ivedi yargılama usulüne tabi olduğu açık olup, davacılar tarafından en lehe yorumla dava konusu işlemin öğrenildiği tarih olarak kabulü gereken ve ruhsatın iptali istemiyle açılan dava tarihi olan 20/04/2023 tarihinden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca 30 günlük yasal dava açma süresi içerisinde, en son (20/05/2023 cumartesi gününe denk geldiğinden) 22/05/2023 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 31/08/2023 tarihinde açılan işbu davanın esasının, anılan davacılar yönünden süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Belirtilen gerekçelerle davanın, davacılar ..., ... ve... yönünden ehliyet yönünden; davacılar Gümüşhane İli ... Köyü Kalkındırma ve Dayanışma Derneği ve ... yönünden ise süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılardan Gümüşhane İli ... Köyü Kalkındırma ve Dayanışma Derneği ve ... yönünden; aslında ilan edilen ve tebliğ edilen bir ÇED kararının bulunmadığı, Mahkemenin E:...sayılı dosyasındaki dava dilekçesinde ÇED kararından varsayımsal olarak bahsedildiği, ÇED kararının tarih ve sayısından yapılan araştırmalar neticesinde haberdar olunduğu ve öğrenme üzerine süresinde dava açıldığı; diğer taraftan, davacılardan ...'nın babasının vefat etmesi nedeniyle babasının proje alanında bulunan taşınmazlarının intikal edeceği, ...ve ...'in de ailelerine ait taşınmazlarının bulunduğu, dolayısıyla herhangi bir vefat durumunda intikal etme ihtimalinin doğacağı belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalılardan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, İdare Mahkemesi kararında açıklanan maddi ve hukuki sebepler karşısında, mevzuata uygun bir şekilde tesis edilen işlemin iptalini ve temyize konu kararın bozulmasını gerektiren bir yönün bulunmadığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuş iken, Gümüşhane Valiliği tarafından savunma verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile davacılardan ... yönünden, Mahkeme kararının karşı oyda belirtilen gerekçe ile bozulması, diğer davacılar yönünden ise İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; davacılardan...ve ..., Gümüşhane İli ... Köyü Kalkındırma ve Dayanışma Derneği ile... yönünden oybirliğiyle, ... yönünden ise oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 16/02/2024 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun, 4577 sayılı Kanunla değişik 2. maddesinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar "iptal davası" olarak tanımlanmış, 14. maddesinde de; dava dilekçelerinin ehliyet yönünden inceleneceği ve 15/1-b maddesinde; bu hususta Kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükmü düzenlenmiştir. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Aksi halde, kişilerin kendisine etkisi bulunmayan, menfaatlerini ihlal etmeyen idari işlemler hakkında da iptal davası açma hakkı doğar ve bu durum idarenin işleyişini olumsuz etkiler. Bununla birlikte, çevreyi ilgilendiren projelerle ilgili verilen ÇED kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda dava açma ehliyeti belirlenirken, adil yargılanma hakkı kapsamında davacıların mahkeme erişim hakkı ile idari istikrar ilkesi arasında adil bir dengenin kurulması gerekmektedir. Bu nedenle, projelerin yapımının planlandığı yörede ikamet eden ya da o yörede taşınmazları bulunanların, dava açma ehliyetlerinin varlığının kabulü, idari istikrarın sağlanması amacıyla yatırım planlayanların sürekli olarak dava tehdidi ile karşı karşıya kalmamaları bakımından temel ölçüt olmakla birlikte, mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmemesi adına davacıların öznel koşullarının da dikkate alınmasının, adil bir yargılama için gerekli olduğu sonucuna varılmıştır. Öznel koşulların varlığının ise somut olayın niteliğine göre Mahkemelerce takdir edileceği kuşkusuzdur. Uyuşmazlıkta; davacılardan ... yönünden davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiş ise de, Dairemizin 16/11/2023 tarih ve E:2023/13609 sayılı ara kararına davacı tarafından verilen cevap dilekçesinin ekinde, davacının babasının vefat etmesi nedeniyle mirasçılık belgesi ile babasına ait proje alanında bulunan tapu kayıtlarının sunulduğu görülmüş olup, dava konusu projeden, söz konusu taşınmazlar nedeniyle davacının kişisel, meşru, güncel bir menfaatinin etkilendiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davacının dava açma ehliyeti bulunduğu ve (Mahkemenin E:... sayılı dosyasında da davacı olmadığından) öğrenme üzerine açılan davanın süresinde olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmek üzere, davacı yönünden Mahkeme kararının bozulması suretiyle karar verilmesi gerektiği oyu ile aksi yöndeki Daire kararının bu kısmına katılmıyorum.