22. Hukuk Dairesi 2012/14707 E. , 2013/4090 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, cezai şart alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalının müvekkili şirketin Dilovası-Gebze adresinde…
**22. Hukuk Dairesi 2012/14707 E. , 2013/4090 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, cezai şart alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalının müvekkili şirketin Dilovası-Gebze adresindeki fabrikasında 01.09.2005-31.01.2011 tarihleri arasında genel müdürlüğe bağlı pazarlama direktörü ve boya yönetimi takımı üyesi olarak çalıştığını, davalının çalıştığı süre boyunca tüm gizli bilgi ve belgelere sahip olduğunu ve şirketin beş ile on yıllık orta ve uzun vadeli tüm satış, pazarlama ve geliştirme politika ve stratejileri, hedefleri, tüm finansal sonuç ve öngörüleri, satış kanalları ve tüm müşteri bilgileri, ürün stratejisi ve bilgileri, gelir gider hesapları, bilançolar, karlılıklar ve bütçeler, personel bilgileri ile müvekkili şirketin tüm gizli bilgi ve 3. kişlere açık olmayan şirket sırlarına sahip olduğunu, davalı ile müvekkili arasında ki 06.09.2005 tarihli taahhütname ve muvafakatname imzalandığını, buna göre davalının iki yıl süre ile müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği yerlerde ve çalışma konusuna giren bir işte çalışmayacağını taahhüt ettiğini, ancak davalının işten ayrıldıktan kısa bir süre sonra müvekili şirket ile aynı işi yapan başka bir firmada önceki görevi kapsamında üst düzey yönetici olarak göreve başladığını, davalı ile müvekkili arasındaki taahhütnameye aykırı davrandığından dolayı cezai şart tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin Anayasa ve uluslararası sözleşmeler ile teminat altına alınan çalışma özgürlüğü olduğunu, Anayasanın 48. maddesinin 1. fıkrası uyarınca işçinin meslek ve çalışma yerini seçme özgürlüğünü mümkün olduğu kadar korumak gerektiğini, davacı tarafın dayanmış olduğu taahhütname ve muvafakatname başlıklı belgenin sözleşme olmadığını ve bu belgeye dayanılamayacağını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasındaki ihtilafın iş sözleşmesinin işçinin istifası ile sona erip ermediği noktasında toplandığı, davacının dilekçesinde ihbar süresi kullandırılmak sureti ile işveren tarafından sonlandırılmasını talep ettiği, işverenin de talebini kabul ederek iş sözleşmesini kıdem tazminatını ödemek ve ihbar süresini kullandırmak sureti ile sona erdirdiği ve işveren feshini düzenleyen 04 kodu ile Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirdiği,