Başvuru, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında mal varlığı üzerinde uygulanan ihtiyati haciz nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında mal varlığı üzerinde uygulanan ihtiyati haciz nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/7/2020 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde subay olarak görev yapmaktayken 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe girişimi sonrasında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu başta olmak üzere birçok suçtan tutuklu olarak yargılanan başvurucu, Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin 20/6/2019 tarihli kararıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmış, diğer suçlardan delil yetersizliği nedeniyle hakkında beraat kararı verilmiştir. Dosyanın Yargıtay aşamasında olduğu ve başvurucunun 20/6/2019 tarihinde tahliye olduğu anlaşılmıştır (15 Temmuz darbe girişimine ilişkin arka plan bilgisi için bkz. Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017). Millî Savunma Bakanlığı (MSB); 15 Temmuz darbe girişimine katıldığı iddia edilen başvurucunun da aralarında bulunduğu 230 kişi hakkında Genelkurmay Başkanlığı ve MSB karargâhlarında güvenlik ve emniyetin sağlanması sırasında oluşan hasarlardan doğan zararlardan haksız fiil hükümlerine göre sorumlu oldukları iddiasıyla tazminat davası açmış ve bu kişilerin mal varlığı üzerine ihtiyati haciz tedbiri konulması talebinde bulunmuştur.MSB dava dilekçesinde başvurucu ile birlikte diğer davalılar adına kayıtlı taşınmaz, kara, hava ve deniz taşıtları ile üçüncü kişiler, bankalar ve yardımlaşma kurum ve sandıklarında mevcut alacakları üzerine 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun ve devamı maddeleri gereğince dava konusu yapılan 425 TL miktarınca teminatsız kayden ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Dava dilekçesinde, başvurucunun 15 Temmuz 2016 tarihinde darbe girişimi sırasında tuğgeneral rütbesiyle Genelkurmay Personel Başkanlığında görev yaptığı ifade edilmiştir.Darbeci özel kuvvet personelinin saat 22'de karargâha girerek diğer darbeci unsurlarla birlikte karargâhı ele geçirip üst düzey komutanları derdest ederek Akıncı Üssü'ne götürmelerine rağmen başvurucuya herhangi bir eylemde bulunmadıkları belirtilmiştir.Başvurucunun darbe girişimini önlemeye yönelik bir eylemde bulunmadığı, saat 28'den itibaren yetkisiz bir şekilde Silahlı Kuvvetler Komuta Hareket Merkezine girerek incelemeler yaptığı ifade edilmiştir. Darbe girişimi başarılı olduğu takdirde örgütün atama listesinde personel işlemleri daire başkanlığı görevinin devamına karar verildiği belirtilmiştir. Mahkeme 12/2/2019 tarihli ara kararı ile başvurucu ve diğer davalıların menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ile kara, deniz ya da hava ulaşım araçları ile yardımlaşma sandık ve kurumlarında olan alacakları üzerine dava değeri olan 425 TL ile sınırlı olarak ihtiyati haciz konulmasına karar vermiştir. Başvurucu, yargılama sırasında ihtiyati haciz kararına 12/3/2019 tarihli dilekçe ile itirazda bulunmuştur. İtiraz dilekçesinde başvurucu, örgüt ile irtibat ve iltisakının olmadığını, Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin E.2017/109 sayılı dosyasında tutuklu yargılandığını, olay günü darbe eylemine iştirak etmediğini, oluşan zarar nedeniyle kusurunun bulunmadığını ifade etmiştir. Başvurucu olaylar sırasında personel işlem daire başkanı olduğunu, atama işlemlerine bakmadığını belirterek bu davanın reddi ile mal varlığı üzerindeki ihtiyati hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. Somut başvuruya konu tazminat davasında henüz karar verilmeden başvurucu hakkında Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin E.2017/109 sayılı dosyasında beraat kararı verilmiştir. Başvurucu ceza davasında hakkında beraat kararı verilmesi nedeniyle bir kez daha ihtiyati haczin kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkeme ihtiyati haciz kararına yapılan itirazı 24/1/2020 tarihli duruşmada reddetmiştir. Mahkeme, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında ihtiyati haciz için 2004 sayılı Kanun'un maddesindeki yasal şartların mevcut olduğu tespitinde bulunmuştur. Mahkeme kararında ayrıca, başvurucu hakkında darbe girişimi nedeniyle açılan davada verilen beraat kararının kesinleşmediğine ve hukuk hâkiminin beraat kararıyla bağlı olmadığına işaret ederek itirazın yerinde bulunmadığını ifade etmiştir. Başvurucu, karara karşı 19/2/2020 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde önceki dilekçelerini tekrarlayarak ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin 20/4/2020 tarihli kararıyla istinaf talebi kesin olarak reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde; ceza dosyası kapsamı nazara alındığında davacının maddi zararlarının olabileceğinin kuvvetle muhtemel olduğu, alacağın kesin olarak kanıtlanmasının gerekmediği, davacının alacağının rehinle de temin edilmediği, istinaf yoluna başvuran davalılara ait mal varlığına -istinaf talebine konu ara kararında belirtilen şekilde ve dava değeri ile sınırlı olarak- ihtiyati haciz konulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucu hakkında ceza yargılamasında verilen beraat kararına yapılan istinaf talebi Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin 13/10/2020 tarihli veE.2020/1, K.2020/746 sayılı kararıyla esastan reddedilmiştir. Başvurucunun 12/11/2020 tarihli dilekçesi ilk ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiş, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi 26/11/2020 tarihinde ihtiyati haczi kaldırmıştır. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP) yapılan inceleme neticesinde yargılamanın devam ettiği ve duruşmanın 7/7/2023 tarihine bırakıldığı anlaşılmıştır. A. Ulusal Hukuk 2004 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir...." 2004 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra:17/7/2003 – 4949/60 md.; Değişik: 2/3/2005-5311/16 md.) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir." 2004 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur.Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder.Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür." 2004 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.; Değişik:2/3/2005-5311/17 md.) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz."B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk için bkz. Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti. [GK], B. No: 2014/17196, 25/10/2018, §§ 23-