(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/1466 E. , 2008/2074 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.06.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tahliye istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek ger
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/1466 E. , 2008/2074 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.06.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tahliye istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, intifa hakkına elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Davalı, elatmanın haksız olmadığını, kira ilişkisine dayanarak taşınmazdan yararlandığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 794.maddesi hükmünce intifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir mal varlığı üzerinde kurulabilir. Aksine düzenleme olmadıkça bu hak, sahibine konusu üzerinden tam yararlanma yetkisi sağlar. İntifa hakkına hukuka aykırı bir elatma varsa hak sahibi bunun dava yoluyla giderilmesini isteyebilir. İntifa hakkı konusu bir taşınmaz mal ise hak sahibi doğrudan yararlanabileceği gibi, bu hakkını örneğin üçüncü bir kişiye taşınmazı kiralamak suretiyle de kullanabilir. İntifa hakkının sona ermesi sebeplerini düzenleyen Türk Medeni Kanunu’nun 796.maddesine göre hakkın konusu tamamen yok olmadıkça taşınmazlarda tescilin terkini yapılmadıkça yasal intifa hakkı sebebi ortadan kalkmadıkça haktan yararlanmak mümkündür. Kuşkusuz, intifa hakkı bir süreye bağlanmışsa, bu sürenin geçmesiyle gerçek kişilerde hak sahibinin ölümü, tüzel kişilerde ise tüzel kişiliğin ortadan kalkmasıyla sona erer. Somut olaya gelince; Gerçekten, 25 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı beyanlar hanesindeki “bu taşınmazın intifa hakkı müsavi olarak ... kızı ... ve ... oğlu ...’ye aittir” şerhi davacıya 25 parsel üzerinde tam bir yararlanma yetkisi verir. Mahkemenin de doğru olarak saptadığı üzere hakkın ihlali halinde hükmen giderilmesi dava yoluyla istenebilir. Ne var ki somut olayda; davalı davacı ile olan kira ilişkisine dayanmış kira sözleşmesinin C.Savcılığı hazırlık evrakı arasında olduğunu savunmuş ise de, bu savunma üzerinde durulmamıştır. Az yukarıda sözü edildiği üzere intifalı taşınmazdan yararlanma o taşınmazı bir başkasına kiraya vererek de sürdürülebileceğinden mahkemece savunmanın araştırılması, kira sözleşmesinin geçerli hüküm ve sonuç meydana getirip getirmediğinin belirlenmesi gerekir. Değinilen bu husus üzerinde durulmaksızın dava eksik inceleme ve araştırmayla kabul edildiğinden karar bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz olunan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.