5. Hukuk Dairesi 2025/11612 E. , 2026/4789 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/9 Esas, 2025/91 Karar KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile tapudan yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mah…
5. Hukuk Dairesi 2025/11612 E. , 2026/4789 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/9 Esas, 2025/91 Karar KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile tapudan yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 1 49... parsel sayılı taşınmazın 25.174,99 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma dosyasında takdir edilen bedelin eksik ve gerçeği yansıtmadığını, kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen bedelin piyasa rayiçleri göz önüne alındığında oldukça düşük kaldığını, kamulaştırmadan arta kalan kısım üzerinde davalı müvekkilinin kullanma ve yararlanma hakkı büyük ölçüde kısıtlandığından arta kalan kısım için değer düşüklüğü miktarı hesaplanarak kamulaştırma bedeline ilave edilmesi gerektiğini ileri sürerek belirlenecek kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren Anayasa'nın 46 ncı maddesi hükmü gereği kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanmak suretiyle işlemiş faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin gerçek değerin çok altında olduğunu, dava konusu taşınmazın rezerv yapı alanı olarak belirlendiğini ve en çok pirim yapan alanda bulunduğunu, bu bölgedeki arazilerin kıymetinin arttığını ileri sürerek yargılama aşamasında yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile taşınmazın gerçek değerinin tespiti ile müvekkiline kamulaştırma sebebiyle uğradığı gerçek zararın ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; tamamı kamulaştırılan taşınmaz üzerinde inşaî unsurlar ve ağaçlar mevcut iken acele el koyma dosyasında tüm unsurların görmezden gelindiğini, yargılama sırasında bu unsurların değerlendirilmesini ve gerçek değeri üzerinden hesaplanıp kamulaştırma bedeline dahil edilmesi gerektiğini, davacı idarenin belirlediği değeri kabul etmediklerini ve gerçek değerin çok altında olduğunu, kısmi kamulaştırma sebebiyle arta kalan kısmın bütünlüğünün bozulduğunu, hem yüzölçümü hem de geometrik yapısıyla çok ciddi oranda değer kaybı oluştuğunu, kullanımının mümkün olmadığını, arta kalan kısımda oluşan değer kaybının en az %50 olarak tespit edilerek kamulaştırma bedeline eklenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın tarla değil arsa vasfında olduğunu, dava konusu taşınmazın çok kıymetli bir bölgede olduğunu, dava konusu taşınmazda yapılan işlemlerin mal sahibinin tasarruf hakkını engellediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları ile diğer itiraz ve beyan hakları saklı kalmak kaydıyla davanın değerlendirme tarihinin 2018 yılı olduğu gözetilerek tespit edilen bedellerin Anayasa'nın 46 ncı maddesinde ifade edildiği şekilde kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiziyle taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerindeki kamulaştırmaya itirazlarının olmadığını ancak acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin çok düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın bölgede meydana gelen imar değişikliği ve toplu değerlendirme çerçevesinde arsa emsallerle karşılaştırılarak değerlendirilmesi gerektiğini, bölgenin tarım karakterini yitirdiğini, kanal, havaalanı, yerleşim değişikliği ve geniş ulaşım alt yapı bantlarında kaldığından fiyatların yükseldiğini ileri sürerek Arnavutköy ilçesinde son 5 yılda yapılan doğrudan ve ihale ile satış dosyalarının Hazineden, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından ve Arnavutköy Belediye Başkanlığından getirtilmesini, emsal taleplerinde arsa satışlarının da tapudan istenmesini diğer hakları saklı kalarak talep etmiştir. 5. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda hissedar olduğunu, taşınmazın davacı idare tarafından acele olarak kamulaştırıldığını ve akabinde eldeki kamulaştırma bedelinin tespiti davasının açıldığını, taşınmazın yerleşim alanı içerisinde ... Mahallesinde olduğunu ve son yıllarda yapılan yatırımlarla oldukça geliştiğini ve değerlendiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin rezerv alanı olarak ilan edildiğini, bu nedenle yeni şehir kurulması ve yüzbinlerce insanın bu bölgeye yerleşip istihdam edildiği hesap edildiğinde kamulaştırılan alanın kat kat değerleneceğinin aşikar olduğunu, taşınmaz için belirlenen bedelin çok düşük kaldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın değerinin çevrede oluşturacağı olumlu değişime ve rant değerlerine uygun olarak belirlenerek tarafına ödenmesini talep etmiştir. 6. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma dosyasında belirlenen değerin çok düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın çok değerli bir konuma sahip olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu gölgenin rezerv alanı ilan edildiğini, İstanbul'un en hızlı gelişen ilçesi olan Arnavutköy'de, ana yolun ve mega projelerin yanı başında bulunduğu bir mevkide bulunduğundan arsa niteliğinde değerlendirilmesi ve buna göre bedelinin hesaplanması gerektiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi ile objektif değer artırıcı nitelikleri göz önüne alınarak dava tarihine göre uyarlanmasıyla değerinin tespitine, dava tarihiden itibaren 4 aylık süre geçmesi halinde tespit edilen bedele 2942 sayılı Kanun ile belirlenen faizin işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 7. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/49 Değişik İş sayılı acele kamulaştırma dosyası ile belirlenen bedelin çok düşük olduğunu ve kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın rezerv yapı alanı olarak ilan edildiğini ve çok değerli bir bölgede olduğundan arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımdaki değer kaybının değişik iş dosyasında herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin çok düşük gösterildiğini ve kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazda müvekkilinin tasarruf hakkının acele kamulaştırma itibarıyla engellendiği ve mülkiyet hakkını tam olarak kullanamadığı hususları da dikkate alınarak kamu alacakları için uygulanan en yüksel faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla dosyada keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra tespit edilecek kamulaştırma bedelinin acele kamulaştırma tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müvekkiline hissesi oranında ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 8. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava konusu taşınmazdaki hisselerini toplam 310.000,00 TL bedelle satın aldığını, davacı kurum tarafından Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/49 Değişik İş sayılı dosyası ile acele kamulaştırma nedeniyle el koyma davası açıldığını, acele kamulaştırma nedeniyle el koyma davasından alınan bilirkişi raporunda eksik ve hatalı inceleme sonucunda rapor düzenlendiğini, bu nedenle huzurdaki davada yeniden bilirkişi değer tespit raporu alınması gerektiğini ileri sürerek kamulaştırma bedelinin değerinin tespiti amacıyla bilirkişi değer tespit raporu alınmasına, hesaplanacak kamulaştırma değeri üzerinden acele kamulaştırma nedeniyle el koyma davasında hükmedilen ve teslim alınan bedelin tanzim edilerek bakiye kısmın müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 9. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin hissedarı olduğu dava konusu taşınmazın Kuzey Marmara Otoyolu bağlantı yolları proje güzergahında kaldığı gerekçesiyle davacı kurum tarafından Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/49 Değişik İş sayılı dosyası ile acele kamulaştırma işlemine konu edildiğini, dava konusu taşınmazın değerinin tespiti konusunda yeterli araştırma yapılmadığını, belirlenen bedellerin çok düşük olduğunu ve kabul etmediklerini, davacı idare tarafından düzenlenen kıymet takdir raporunda değer tespiti yapılırken 2017 yılına göre değerlendirme yapıldığını; ancak dava tarihinin 2018 yılı Ekim ayı olduğundan bedel tespit edilirken dava tarihinin esas alınması gerektiğini, dava konusu taşınmazın rezerv yapı alanı olarak belirlendiğini ve bu tarihten itibaren arsa niteliğinde olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin son derece kıymetli bir yer olduğunu ileri sürerek taşınmazın gerçek değerinin dava tarihi itibarıyla tespiti ile dava tarihinden itibaren Anayasa'nın 46 ncı maddesinde ifade edildiği şekilde yasal faizden az olmamak kaydıyla kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizleriyle birlikte müvekkiline hissesi oranında ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 10. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tamamı kamulaştırılan taşınmaz üzerinde inşai unsurlar ve ağaçların mevcut olduğunu; ancak acele kamulaştırma davasında tüm unsurların görmezden gelindiğini, dava konusu taşınmazın değerinin tespiti konusunda yeterli araştırma yapılmadığını, davacı idarenin belirlediği değeri kabul etmediklerini, bu bedellerin gerçek değerin çok altında olduğunu, bedel tespit edilirken dava tarihinin esas alınması gerektiğini, kısmi kamulaştırma sebebiyle arta kalan kısmın bütünlüğünün bozulduğunu ve ciddi oranda değer kaybı oluştuğunu, dava konusu taşınmazın rezerv yapı alanı ilan edildiğini, Kuzey Marmara bağlantı yolları kapsamında kamulaştırıldığını ve büyük oranda tamamlanmış olan 3. Havaalanı Projesi, 3. Köprü ve Kanal İstanbul'la aynı alan içerisinde olduğunu, dava konusu taşınmazın çok değerli konumda olduğunu ve arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları ile itiraz ve beyan hakları saklı kalmak kaydıyla tespit edilen bedellerin Anayasa'nın 46 ncı madddesinde ifade edildiği şekilde kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizleriyle birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 11. Davalı ... Karayel cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz maliklerinden olduğunu, aleyhine açılan davayı kabul etmediğini, taşınmazın ne kadar kısmının kamulaştırıldığını bilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 12. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu taşınmaz hissedarlarından olduğunu, acele kamulaştırma kararı talepli açılan tespit dosyasındaki belirlenen bedelin çok düşük olduğunu, kamulaştırılan alanın Kuzey Marmara Otoyolunda, 3. Havaalanına yakın, Kanal İstanbul Projesine yakın konumuyla İstanbul'un en kıymetli en fazla değerlenen taşınmazları arasında olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın gerçek rayiç bedelinin tespit edilmesine, müvekkilinin hissesine düşen bedelin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 13. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için acele kamulaştırma dosyasında belirlenen değerin çok düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın sağlık, eğitim, ulaşım ve altyapı hizmetlerine sahip olduğunu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sınırları içerisinde olduğunu, değişik iş dosyasında tespit edilen bedelin müvekkilinin mülkiyet hakkını ortadan kaldırdığını ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla tespit edilecek kamulaştırma bedelinin acele kamulaştırma tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müvekkiline hissesi oranında ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 14. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda hissedar olduğunu, davacının açtığı davayı kabul etmediğini, kendi hissesinin tamamının kamulaştırma alanı içinde kaldığını ileri sürerek yapılacak keşif sonrası alınan bilirkişi raporu ile kamulaştırma bedelinin belirlenmesini ve mağduriyetinin giderilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 15. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazdaki hissesini 13.10.2016 tarihinde 100.000,00 TL karşılığında satın aldığını, dava konusu taşınmazla ilgili Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/49 Değişik İş sayılı dosyası ile dava açılarak tespit yaptırıldığını, dava konusu taşınmazın mevkii ve konumu, ana yerleşim mahallelerine, ana yola ve tali yola olan mesafesi, belediye hizmetlerinden yararlanma imkanının bulunması ve Kanal İstanbul Projesi ile 3. Havaalanına yakınlığı gözetilerek arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesine, acele kamulaştırma nedeniyle el koyma davasında hükmedilen ve teslim alınan bedelin tanzim edilmesine, kalan bakiye kısmının dava tarihinden itibaren 2942 sayılı Kanun'da belirlenen faizin işletilip tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 16. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar hakkında acele el koyma kararı verilmesi talepli olarak Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/49 Değişik İş sayılı dosyası ile dava açılarak tespit yaptırıldığını, tespit edilen değerin gerçek değer olmayıp ön ödeme niteliğinde olduğunu, Mahkemece belirlenen değerin çok düşük olduğunu ve kabul etmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazın gerçek rayiç değerinin tespit edilmesini, bu bedel üzerinden lehine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2021 tarihli ve 2018/656 Esas, 2021/375 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli ve 2021/2053 Esas, 2021/2322 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı; tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için verilen yasal süreler içerisinde bedel depo edilmediğinden davanın reddine karar verilmiş ise de davacı idare vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunulan banka dekontuna göre idarenin karar tarihinden sonra 22.06.2022 tarihinde depo kararını yerine getirdiği anlaşıldığından, taraflara davanın esası hakkındaki beyanları sorularak ve usul ekonomisi de gözetilerek işin esasına girilip dosyada mevcut bilirkişi kurulu raporları denetlenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden, Mahkemece verilen karar davacı idare vekilinin temyiz itirazları doğrultusunda, bozma sebebi nazara alınarak sair hususlar incelenmeksizin bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dosya içindeki bilgi ve belgelerden; bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2023 tarihli duruşmasında davalılar vekillerinin davanın reddine karar verilmesi yönünde beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yatırıldığını, usul ekonomisi gözetilerek işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de davanın kabulüne ilişkin kararı temyiz eden ve süresinden sonra bedel yatırıldığından bahisle davanın reddine karar verilmesini isteyen bir kısım davalılar vekilinin beyanı dikkate alınarak, davanın bu davalılar yönünden usulden reddine, davanın kabulüne ilişkin kararı temyiz etmeyen ve beyanda bulunmayan davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.