T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2025/1491 KARAR NO:2026/408 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:20/03/2025 NUMARASI:2023/514 Esas - 2025/278 Karar DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ:19/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2025/1491 KARAR NO:2026/408 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:20/03/2025 NUMARASI:2023/514 Esas - 2025/278 Karar DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ:19/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/03/2015 tarihinde saat 14:30 sıralarında davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı minibüs ile ... Caddesi üzerinden Tavukçu Köprü caddesine geçmek istediği esnada karşıdan karşıya geçmekte olan yaya müvekkili ... ve müvekkilinin torunu ...'a çarptığını, kaza neticesinde müvekkili ...'ın yaralandığını, kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'nin tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle ... plakalı aracın sürücüsü ..., aracın sahibi ... ve aracın ... sigortacısı ... Şirketi'nin sorumlu olduğunu belirterek HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla geçici iş göremezlik nedeniyle 500,00 TL, kalıcı hasar ve sürekli iş göremezlik nedeniyle 1.000,00TL, bakıcı masrafı için 200,00TL, ...'nın karşılamadığı ilaç, tıbbi malzeme masrafları ile ilgili tedavi masrafları için 200,00TL, müvekkilinin tedavisi için hastaneye gidiş gelişlerinde oluşan yol masrafları için 100,00TL olmak üzere şimdilik toplam 2.000,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 05.04.2014/2015 vadeli ... poliçesi ile sigortalandığını, poliçe vadesi ile kaza tarihinin karşılaştırılarak, poliçenin kaza tarihinde geçerli olup olmadığının araştırılmasını, ayrıca poliçede sigortalanan araç ile kazaya karışan aracın aynı araç olup olmadığının da tespiti gerektiğini, zorunlu ... Sigortasının meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğundan, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararların ispat edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyet oranlarının tespiti gerektiğini, temerrüt tarihinden faiz istenilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalılar ... ile ... davaya cevap vermemişlerdir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "A Davacının maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabul-kısmen reddi ile;1-)Davacı tarafın geçici iş göremezlik talebi yönünden 1.043,10-TL geçici iş göremezlik bedelinin davalı ... A.Ş. yönünden dava tarihi olan 16/09/2015 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 2-)Davacı tarafın sürekli iş göremezlik talebi yönünden 25.124,45-TL sürekli iş göremezlik bedelinin davalı ... A.Ş. yönünden dava tarihi olan 16/09/2015 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 3-)Davacı tarafın tedavi gideri talebi yönünden 600,00-TL tedavi giderinin davalı ... A.Ş. yönünden dava tarihi olan 16/09/2015 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-)Davacı tarafın bakıcı gideri talebi yönünden davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2022/2099 E., 2023/73 K. sayılı kararında usulü kazanılmış hakkın dikkate alınarak yeniden inceleme yapılması adına dosyayı Mahkemeye göndermesi hatalı olduğunu, somut olayda ilk kararın bozulma sebebi hatalı yönetmeliğe göre maluliyet rapor tanzim edildiğini, hal böyle iken davalı yanca herhangi bir kazanılmış usuli haktan söz edilmesi mümkün olmadığını, bunun yanı sıra yargılama boyunca tanzim edilen bilirkişi raporlarına karşı süresi içerisinde tarafça itirazda bulunulmuş olup fazlaya ilişkin tüm talep ve ek dava haklarının saklı tutulduğunu, yargılamanın uzadığı durumlarda karar tarihine en yakın emsal ücretler ile asgari ücret artışlarının da değerlendirmeye katılması gerektiğini, davacı konumunda bulunan müvekkilin, yalnızca usule ilişkin kazanılmış hak oluşmasın diye kendisi açısından olumsuz sonuç doğurmayacak bir hususta itiraz etmesi usul ekonomisi ilkesi, Anayasa Mahkemesi içtihatları ve genel hukuk ilkeleriyle bağdaşmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 24/03/2015 tarihinde davalı ...'nin sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ... poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracı ile karşıdan karşıya geçmekte olan yaya davacı ... ve torunu ...'a çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve davacının bu yaralanması nedeni maddi ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece ilk verilen hükmün davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 07/04/2023 tarih, 2022/2099 Esas ve 2023/673 Karar sayılı kararı ile "İlk Derece Mahkemesince ATK 3. İhtisas Dairesinden alınan 17/05/2017 tarihli maluliyet raporunda davacının 24/03/2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle Çalışma Gücü Kaybı oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri muvacehesinde maluliyetine neden olabilecek düzeyde olmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (işgöremezlik) süresinin 24/03/2015 tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği kanaati bildirilmiştir. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 30/11/2020 tarihli raporunda ise gerek Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri'ne gerekse Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri'ne göre davacı için trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle kalıcı iş göremezliği oluştuğundan maluliyet oranı belirlenmiştir. Bu halde maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğu halde çelişki giderilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, öncelikle dava dilekçe ekindeki sağlık kurulu rapor ve tüm eklerinin getirtilerek dosyaya eklenmesi, sonrasında başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden oluşturulacak aralarında adli tıp uzmanı da bulunan uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, kalıcı maluliyet oluşup oluşmadığı, kalıcı maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranı, maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, maluliyet raporları arasında çelişkiyi giderecek şekilde dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınması ve bu raporun sonucuna göre aktüerya bilirkişisinden hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle yeniden rapor alınmalı sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. " gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından kazanın olduğu tarihte geçerli yönetmeliğe göre davacının maluliyet oranının belirlenmesi için maluliyet raporu alınmıştır. Alınan raporda davacının kazaya bağlı maluliyet oranı %12,2 olarak tespit edilmiştir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; Daire kaldırma kararı öncesinde davacının maluliyet oranı %8,3 olarak belirlenmiş, bu maluliyet oranına göre düzenlenen 27.03.2022 tarihli ek aktüerya raporuna davacı vekili itiraz etmeyerek ıslah dilekçesi vermiştir.Sadece davalı sigorta şirketi vekili maluliyet oranı ve ek aktüerya raporuna itiraz etmiş ve istinaf sebebi yapması üzerine Dairemizce maluliyet raporları arasında çelişkiyi giderecek şekilde yeni bir maluliyet raporu alınması gerektiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacının maluliyet oranı Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pendik E.A.H Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 08.08.2024 tarihli raporu ile %12,2 olarak tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından davacının %8,3 maluliyet oranına itiraz edilmediği gibi İlk Derece Mahkemesinin bu oran üzerinden hesaplanan tazminata göre vermiş olduğu 09/06/2022 tarih, 2015/894 Esas ve 2022/512 Karar sayılı kararına karşı da istinaf talebi bulunmadığından, davacının % 8,3 maluliyet oranı bakımından davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. İlk Derece Mahkemesince usuli kazanılmış hak gözetilerek karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/02/2026