12. Ceza Dairesi 2018/6760 E. , 2023/552 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği t…
**12. Ceza Dairesi 2018/6760 E. , 2023/552 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli ve 2015/715 Esas, 2016/30 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; 1-Kararın kanuna ve hukuka aykırı olduğuna, 2-Sanığın eserleri ne zaman bulduğuna dair net bir beyanının olmadığına, 3-Suçun unsurlarının oluştuğuna 4-Diğer temyiz sebeplerine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Yapılan yargılama sonucu toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar sanık hakkında kamu davası açılmış ise de; 2863 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; "Taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını bulanlar, malik oldukları veya kullandıkları arazinin içinde kültür ve tabiat varlığı bulunduğunu bilenler veya yeni haberdar olan malik ve zilyetler, bunu en geç üç gün içinde, en yakın müze müdürlüğüne veya köyde muhtara veya diğer yerlerde mülki idare amirlerine bildirmeye mecburdurlar." hükmünü içerdiği, dosya içeriğine ve aksi ispat edilemeyen sanık savunmasına göre, sanığın dava konusu objeleri 07.05.2015 tarihinde bulduğu ve aynı gün kolluk tarafından yapılan aramada yakalandığı, yasaya göre sanğın bu objeleri bildirmesi için üç günlük bir süresinin bulunduğu, sanığın objeleri bulmasının üzerinden üç günlük süre geçmediği için sanığın bildirim yükümlülüğüne uyup uymayacağının bu aşamada belli olmadığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçun maddi unsurlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği, belirtilmiştir.