Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2529 E. , 2024/1909 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/2529 Karar No : 2024/1909 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : ... 2-... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜR
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2529 E. , 2024/1909 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/2529 Karar No : 2024/1909 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : ... 2-... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde gerçekleştirilen bombalı terör saldırısında yaralanan davacı tarafından, maruz kaldığı zararların giderilmesi talebiyle davalı idareye yapılan 06/06/2016 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile patlamanın yaşanmasında hizmet kusuru bulunduğu ve ayrıca sosyal risk ilkesi gereği maddi ve manevi zararlarının tazmin edilmesi gerektiği ileri sürülerek 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla davacı tarafından, uğranıldığı ileri sürülen manevi zararın giderilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemi hakkında, davacı tarafından, manevi zararının tazmini istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca idareye yapılan başvurunun, idari eylemler nedeniyle hakları ihlal edilmiş olan kişilerin açacakları tam yargı davalarının ön koşulu olduğu, söz konusu idari başvuru ile dava yoluna başvurmadan önce idari eylemler nedeniyle hakları ihlal edilmiş olan kişiler tarafından uğranılan zararın idarece sulh yoluyla tazmin edilmesinin amaçlandığı, bu itibarla; davacının manevi zararının tazmini istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin de idari başvuru sonucunda tesis edilen ön karar niteliğinde bir işlem olduğu, söz konusu işlemin iptal davasına konu olması mümkün olmadığından incelenmeksizin reddine, davacının, uğradığını ileri sürdüğü manevi zararının tazmini istemi hakkında; davacının manevi tazminat talebine esas meydana gelen olayın incelenmesinden; davacının 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde meydana gelen patlamada yaralanmasının ardından kaldırıldığı Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Beyin Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi altına alındığı, 16/11/2015 tarihine kadar burada süren tedavisinin ardından sevk ediliği Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesine yatırılarak fizik tedavi gördüğü, 24/11/2015-06/04/2016 tarihleri arasında yatarak tedavi altına alınan davacı hakkında anılan Hastane tarafından düzenlenen ... tarih ve ... sayılı İstirahat Raporunda, anoksik beyin hasarı tanısı konularak ve 6 ay istirahat kullanmasının uygun bulunduğu, öte yandan davacının maddi tazminat istemiyle açtığı, Mahkemenin ... sayılı esasına kayıtlı dava dosyasına Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nce sunulan ... tarih ve... sayılı Sağlık Kurulu Raporunda, davacının vücut fonksiyon kaybı oranının % 79 olarak tespit edildiği, "sosyal risk ilkesi" çerçevesinde, tazminat istemine konu olan terör olayının meydana geliş şekli, davacının yaralanma hususu (hastane evraklarında yer alan tespit ve bulguları) ve sosyo-ekonomik durumu dikkate alındığında, yaşanan terör olayı neticesinde davacının yaralanması nedeniyle duyduğu elem ve ızdırabın karşılığı olarak takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 27/04/2021 tarih ve E:2021/1079, K:2021/1960 sayılı bozma kararına uyularak, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi (Karar'da sehven istinaf başvurusunun reddi olarak yazılmıştır.) davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi ile, istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına,davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 06/06/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, olayda müvekkilinin idarenin kusurlu davranışı nedeniyle zarar gördüğü ve % 79 maluliyet oranı ile engelli hale geldiği, hükmedilen manevi tazminat tutarının maluliyet oranına göre son derece yetersiz olduğu iddiasıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, olayın miting alanı dışında, belirlenen miting saatinden önce meydana geldiği, idarenin ağır hizmet kusuru halinde sorumluluğunun bulunduğu, olayın bir terör olayı olduğu ve bu nedenle 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, manevi tazminat ilgili Kanunda düzenlenmediğinden sorumluluklarının bulunmadığı, belirlenen manevi tazminatın düzenlenme amacına aykırı yüksek belirlendiği, bu nedenle diğer tazminat dosyaları ile eşitsizliğe yol açtığı, manevi tazminata faiz yürütülmesinin temerrüt söz konusu olmadığından hukuka aykırı olduğu, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Ankara Valiliği tarafından, öncelikle husumet itirazlarının bulunduğu, olayın bir terör olayı olduğu, bu nedenle 5233 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği, olayda hizmet kusuru, kusursuz sorumluluk halinin bulunmadığı, davalı idareleri yönünden manevi tazminatın reddedilmesi gerektiği, manevi tazminat miktarının hakkaniyete aykırı olduğu, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde gerçekleştirilen bombalı terör saldırısında yaralanan davacı tarafından, maruz kaldığı zararların giderilmesi talebiyle davalı idareye yapılan 06/06/2016 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile patlamanın yaşanmasında hizmet kusuru bulunduğu ve ayrıca sosyal risk ilkesi gereği maddi ve manevi zararlarının tazmin edilmesi gerektiği ileri sürülerek 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; yaşanan terör olayı neticesinde davacının yaralanması nedeniyle duyduğu elem ve ızdırabın karşılığı olarak takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiş, temyizde bu karar Danıştay Onuncu Dairesinin 27/04/2021 tarih ve E:2021/1079, K:2021/1960 sayılı kararı ile hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğu gerekçesiyle bozulmuş, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararı ile de anılan bozma kararına uyularak, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 06/06/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Bunun yanında, idarenin önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemediği bir takım zararların, nedensellik bağı ve kusur koşulu aranmadan karşılanması gerekmektedir. Objektif sorumluluk anlayışına dayalı sosyal risk adı verilen bu ilke, bilimsel ve yargısal içtihatlarla da kabul edilmiştir. Terör olayları nedeniyle meydana gelen manevi zararların sosyal risk ilkesi kapsamında topluma pay edilerek tazmin edilmesi gerekmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir. Manevi tazminatın, ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu, dava konusu olay nedeniyle davacının %79 oranında engelli hale geldiği gözetildiğinde, 100.000,00 TL tutarında manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğu sonucuna varıldığından, Bölge İdare Mahkemesince davacı lehine 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.