3. Hukuk Dairesi 2022/4373 E. , 2022/6217 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalının 20/02/2005 tanzim tarihli ve 20/05/2005 vade tarih…
**3. Hukuk Dairesi 2022/4373 E. , 2022/6217 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalının 20/02/2005 tanzim tarihli ve 20/05/2005 vade tarihli 15.000 TL bedelli bir senetten dolayı alacaklı olduğu iddiası ile aleyhine icra takibi yaptığını, adına kayıtlı taşınmazlar üzerine haciz koydurduğunu, bu taşınmazlarla ilgili kıymet takdiri yapıldığını, satış baskısı altında tüm dosya borcunu masrafları ile alacaklı görünen davalıya ödediğini ve söz konusu senedi aldığını, senedi incelediğinde ise imzanın kendisine ait olmadığını fark ettiğini, olayla ilgili savcılığa da müracaat ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, icra baskısı altında ödemek zorunda kaldığı 15.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı; davacı ile bir süre birlikte taşımacılık yaptıklarını, ancak daha sonra aralarında çıkan anlaşmazlıklar sonucu kamyonunu sattığını, fakat davacının vergi borcu ve Bankadan kullandığı kredi borcu nedeniyle satış yapabilmesi için borcu yoktur yazısını ve haciz kaldırma yazılarını alamadığını, bu nedenle davacının borçlarını ödemek zorunda kaldığını, ödediği borçlar nedeniyle davacının boş olarak imzalayıp verdiği senedi doldurup icraya koyduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın zamanaşımından reddine dair verilen karar, davacı tarafın temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan)13. Hukuk Dairesinin 16/11/2009 tarihli ve 2009/5364 E. 2009/13275 K. sayılı kararıyla; Eldeki davanın istirdat davası olmaması nedeniyle, İİK'nın 72. maddesinde belirtilen zamanaşımı süresine tabi olmadığı, davacının şikayeti üzerine davalı hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dava açıldığı, bu davanın halen derdest olduğu, davalı hakkında açılan dava aşamasında eylemin resmi belgede sahtecilik olarak tanımlandığı, TCK’nın 5237 sayılı yasayla değişik 204/1 ve 53. maddesinin uygulanması istendiğine göre dava zamanaşımının söz konusu olduğu, bu nedenle gerekirse ceza mahkemesindeki davanın sonucu da beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; bekletici mesele yapılan ceza dosyasında davalının resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine karar verildiği, dosyanın temyiz incelemesinde olağanüstü zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle düşme karar verildiği ve kararın bu şekilde 25/12/2020 tarihinde kesinleştiği gözetildiğinde, davacının ceza dosyası dışında senetteki borcun mevcut olmadığına ilişkin dosyaya başkaca delil sunamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.