1. Ceza Dairesi 2022/9410 E. , 2024/1817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1612 E., 2021/1037 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin b
**1. Ceza Dairesi 2022/9410 E. , 2024/1817 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1612 E., 2021/1037 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 33. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2020 tarihli ve 2019/16 Esas, 2020/232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2020/1612 Esas, 2021/1037 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla sanık hakkında katılana karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, suçun tasarlanarak işlendiğinden bahisle suç vasfına ve haksız tahrik koşullarının bulunmadığına ilişkindir. B. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik araştırmaya, kasıt yokluğundan bahisle suçun vasfına, meşru savunmanın varlığına, haksız tahrikin derecesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ... ile katılan ...'ın olay tarihinden bir gün önce parkta oturdukları esnada sanığın katılanın kız arkadaşı ve ailesine yönelik küfürlü konuşmalarda bulunduğu, bunun üzerine sanık ile katılan arasında tartışma çıktığı, ancak olayın taraflar tarafından büyütülmediği ve parktan ayrıldıkları, olay günü sanık ve katılanın arkadaşı olan tanıkların, sanık ve katılanın parkta buluşmalarına bir şekilde vesile oldukları, sanık ile katılanın olaydan önceki gün yaşanan tartışmayı konuştukları sırada aralarında yeniden gerginlik yaşandığı ve sanığın katılan ...’e yanında bulundurduğu silahtan sayılan kesici aletle alın bölgesinden bıçaklayarak "hayati tehlike geçirecek şekilde" yaraladığı, anlaşılmıştır. 2. Sanık savunması, katılanın beyanları, tanıkların anlatımları, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 23.01.2020 tarihli adlî muayene raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan incelemede, sanık ve katılanın olay gününden bir gün önce parkta arkadaş grubu ile oturdukları sırada sanığın parkta gördüğü kızlara laf söylediği, kızların içinde kendi arkadaşı olan katılanın sanığa tepki gösterdiği, sanığa hakaret ederek ortamı terk ettiği, tarafların ortak arkadaşları olan tanıkların ertesi gün katılan ile sanığı bir araya getirerek sorunu çözmeye çalıştıkları, katılanı telefon ile arayarak parka çağırdıkları, katılan parka geldiğinde sanıkla yine tartışmaya başladıkları, karşılıklı küfürleşme olduğu ve sanığın üzerinde taşıdığı bıçağı çıkartarak hedef gözetip katılanın kafasının sol şakak kısmına bıçakla şiddetli bir şekilde vurduğu, olay yerinde bulanların müdahale ederek sanığı tuttuğu ve sanığın daha sonra kaçarak olay yerinden ayrıldığı, katılanın ise hastaneye kaldırıldığı, katılanın adli raporuna göre, katılanın; "sol kaş üzerinde 4 cm'lik 3-4 cm derinliğinde keskin sınırlı delici kesi alet yaralanması sonucu akut subdural hematom, orta hatta şift, solda zigomatik arkta nondeplase fraktür hattı, sfenoid sinüs sol büyük kanatta fraktür oluştuğu ve epilepsi hastalığı geliştiği, kafatasında plastikle kapatılmış 7 cm çaplı yaklaşık 49 cm2) kemik açıklığı oluşması sonucu yaşamını tehlikeye sokan ve multipl kemik kırıkların müştereken yaşam fonksiyonlarını 5.(ağır) derecede etkileyecek, duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi ve iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa neden olduğu" şeklinde yaralandığı kabul edilen olayda, rapor doğrultusunda teşebbüsün derecesi yönünden ceza miktarının artırıldığı ve katılanın sanığa hakaret etmesi nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın öldürmeye elverişli bıçakla mağdurun hayati kafa bölgesini hedef alarak yaraladığı olayda, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin kabulü ile suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunmaya ilişkin yasal unsurların oluşmadığı, katılandan sanığa yönelen hakaret nedeniyle haksız tahrik indirimi ile indirim oranının isabetli olduğu, tasarlamanın koşullarının oluşmadığı, anlaşıldığından, katılan vekili, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2020/1612 Esas, 2021/1037 Karar sayılı kararında katılan vekili, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY İncelemesi yapılan davada hukuki uyuşmazlık konusu sanık lehine tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı yolundadır. Olaydan bir gün önce daha önceden çok samimi olmayan sanık ve katılanın aralarında olduğu bir grup genç parkta otururken o sırada önlerinden geçen katılanın kız arkadaşı, kız arkadaşının annesi ve bir kişiye sanık cinsel içerikli küfürde bulunmuştur. Katılan bu nedenle sanığa kızmış ve aralarında bir tartışma yaşanmıştır. Ertesi gün tanıklar ... ve ... bu ikisini barıştırmak için yeniden parkta buluşmayı teklif etmişler ve taraflar akşam 22.30 gibi yeniden bir araya gelmişlerdir. Olay gününün gündüz saatlerinde özellikle tanık ...'a göre sanıkta katılanda birbirine zarar vereceğini söylemişlerdir. Akşam saat 22.30'dan bir gün önceki olay yeniden açılınca sanık ve katılan yine karşılıklı gerilmiş ve küfürleşmişlerdir. Ardından da sanık katılanı ATK raporunda olduğu düzeyde bıçaklayarak yaralamıştır. Bu davada ilk haksız hareket katılanın kız arkadaşı ve annesine cinsel içerikli gıyapta küfür eden sanıktan gelmiştir. Katılan buna itiraz edince sanığına özür dilemesi ya da pişmanlığını bildirmesi şeklinde bir davranışı söz konusu değildir. Her iki tarafın yaşları, sosyo-ekonomik yaşam şartları dikkate alındığında ilk hareketle başlayan ve ertesi günde bu nedenle karşılıklı küfürleşmeye varan bir gerginlik olağan kabul edilebilir ise de ikinci gün 22.30'da olan olayı bağlamından kopararak sanki ... edince bıçaklama gerçekleşmiş şeklindeki yorum TCK'nin 29 uncu maddenin ruhuna ve koşullarına uygun değildir. Bu nedenle istinaf aşamasında sanık lehine ilk defa haksız tahrik hükümleri uygulayan Bölge Adliye Mahkemesi kararının Onanması yolunda görüş bildiren Sayın çoğunluğa iştirak etmiyorum. 25.03.2024