9. Ceza Dairesi 2024/5078 E. , 2024/8579 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/343 E., 2023/416 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, katılan Bakanlık vekili, mağdureler vekilleri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, dosya incelendi. I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını işledikleri iddia…
**9. Ceza Dairesi 2024/5078 E. , 2024/8579 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/343 E., 2023/416 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, katılan Bakanlık vekili, mağdureler vekilleri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, dosya incelendi. I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde atılı suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, teşhis işleminin usule uygun olmadığına, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçları işlemediğine, aldırılan raporların sanığı doğruladığına, mağdurelerin beyanlarının çelişkili olduğuna ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Alt sınırdan ceza verilip takdiri indirim uygulanmasının yerinde olmadığına, Bakanlık lehine vekalet ücretine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Mağdure Vekillerinin Temyiz İstemi Yönünden Kayden 12.09.2002 doğumlu olan mağdure ...'nın 24.04.2019 tarihli duruşmada sanık ... hakkında şikayetçi olmadığını beyan etmesi ve yine kayden 20.10.2004 doğumlu mağdure ...’ın 11.02.2022 tarihli dilekçe ile şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1-2. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, mağdureler vekillerinin aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Kanunu'nun 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Suç tarihi dönemde on üç yaş içinde olan mağdure ...'ın soruşturma aşmasındaki beyanında sanık hakkında cinsel birliktelik yaşadığını söylemesine rağmen anal, vajinal yada oral yönden bir ilişki tarif etmediği, duruşma beyanında ise bu konuda beyanda bulunmadığı, sanığın ise mağdure ile sadece öpüştüğünü belirtmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanık ...'in mağdure ...'a organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğu hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Mağdure Vekillerinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik mağdureler vekillerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii le katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanığın mağdure ...'ya yönelik eylemleri dolayısıyla kurulan hüküm yönünden üyeler ... ve ...'nın karşı oyu ile oy çokluğuyla, mağdure ...'a yönelik eylemleri dolayısıyla kurulan hüküm yönünden ise oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ile Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanığın ikrarının kabule değer olabilmesi için özgür ve iradi olması gerekir. Sanığın özgür ortam olan hakim huzurunda ...'ya yönelik isnad olunan eylemi kabul etmemiştir. Mağdurede baştan beri sanığın kendisine yönelik nitelikli cinsel yönden eylemde bulunduğundan bahsetmiştir. Bir kimsenin suçlu olmadığı halde kendisini suçlu sayması veya bir başkasının suçunu kabullenmesi mümkündür. O konuda ikrarın hangi aşamada gerçekleştiği ve özgür iradeye dayalı olup olmadığı, ikrarda bulunanın beyanının ciddiyetini ve bundan doğacak sonuçları bilip bilmediği ikrarın başkaca deliller veya emarelerle desteklenip desteklenmediği, hayatın olağan akışına ve yanılgıya düşüp düşmediği, kuşkudan arınmışlığını belirleyiciğini zayıflatacak biçimde ikrardan dönülüp dönülmediği, çelişkili ifadelerde göz önünde bulundurulmak suretiyle somut olaydaki ikrarın delil değeri ortaya konulmalı ve ispat sorunu bu şekilde çözülmeli düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama görüşüne iştirak edilmemiştir.