T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/254 KARAR NO : 2025/1504 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.12.2023 NUMARASI : 2022/774 Esas 2023/865 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 28.11.…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/254 KARAR NO : 2025/1504 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.12.2023 NUMARASI : 2022/774 Esas 2023/865 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 28.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17.12.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 08.10.2008 tarihinde davalı şirkete zorunlu mali sorunluluk sigortası poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın davacıların murisi ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacılardan ...'ın babası, ...'ın eşi ...'ın vefat ettiğini, meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın asli kusurlu olduğunu, HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilerek davacı ... için 25,00TL, ... için 25,00TL olmak üzere toplam 50,00TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında davacı ... için talebini 15.402,84TL'ye artırmıştır. Davalı ... Anonim Şirketi vekili, davacılar tarafından destekten yoksun kalma talepli olarak davalı ... şirketi aleyhine Bozüyük 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/977E.sayılı dosyası ile dava açılması üzerine, davalı şirket tarafından davacılara 30.12.2011 tarihinde toplam 101.867,00TL ödeme yapıldığını ve davacıların davadan feragat ettiklerini, mükerrer olarak açılan davanın reddedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 20.10.2022 tarih, 2020/1175E.-2022/2096K.sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davalı ... Anonim Şirketi tarafından 30.12.2011 tarihinde davacı eş ... için 79.434,00TL, oğul ... için 22.433,00TL olmak üzere toplam 101.867,00TL ödeme yapıldığı, müteveffanın son çalıştığı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki ücret bordrolarına göre müteveffanın asgari ücret aldığının anlaşıldığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak 18.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre, asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığında; davacı eş ...'ın, 15.402,84TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı alacağının bulunduğu, davacı çocuk ... açısından ödenen tazminatın zararı karşıladığının, asgari ücretin 2,41665 katı üzerinden hesaplama yapıldığında; davacı eş ...'ın 13.423,02TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı alacağının bulunduğunun, davacı çocuk ...'ın ise 1.168,10TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı alacağının bulunduğunun belirtildiği, müteveffanın ücret bordrolarına göre asgari ücret aldığının kabulünün gerektiği, davacıların davalı ... şirketi aleyhine Bozüyük 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/977E.sayılı dosyası ile açtıkları destekten yoksun kalma davasının yapılan yargılaması sırasında davalı ... şirketi tarafından 30.12.2011 tarihinde davacı eş ... için 79.434,00TL, oğul ... için 22.433,00TL olmak üzere toplam 101.867,00TL ödeme yapılması üzerine davacıların 14.12.2011 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettikleri ve Bozüyük 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/977E.-2013/128K.sayılı ilâmının 24.07.2013 tarihinde kesinleştiği ve taraflar açısından kesin hüküm oluşturduğu, kesin hüküm olmadığı kabul edilse dahi, davacı ...'ın ödeme tarihindeki zararından fazla ödeme yapıldığının, davacı ...'ın ise zararının yaklaşık olarak karşılandığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacılar tarafından davalı ... şirketi aleyhine destekten yoksun kalma talepli olarak Bozüyük 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/977E.sayılı dosyası ile davanın kısmi dava olarak açıldığını ve yargılama sırasında sadece kısmi alacaktan feragat edildiğini, kısmi alacaktan feragat edilmesinin bakiye alacak yönündeki taleplerden de feragat edildiği anlamına gelmediğini, yapılan ödemelerin ne kadarının asıl alacak, ne kadarının fer'ilere ilişkin olduğunun belirlenmediğini, poliçe limitinden yapılan ödemenin sadece asıl alacağa ilişkin kısmının mahsubu ile davalının sorumlu olacağı poliçe limitinin belirlenmesine yönelik herhangi bir işlem yapılmadan sigorta şirketi tarafından ödenen tüm miktarın hesaplamada ana para olarak düşüldüğünü, mahkemece müteveffanın gelirinin düşük belirlendiğini, müteveffa ...'ın Bilecik Meslek Lisesi Elektrik Elektronik Bölümü mezunu olduğunu ve vefat etmeden önce elektrik teknikeri olarak çalıştığını, bilirkişi tarafından TUİK verilerine göre hesaplama yapılması gerekirken asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, müteveffanın vefat ettiği tarihte sadece bir çocuğunun olduğunu, ikinci çocuğunun olacağı varsayılarak hesaplama yapıldığını, bu zamana kadar dava açmayan ve talepte bulunmayan anne ve baba için pay ayrılmasının ve paylaştırmanın garameten yapılmasının da hukuka aykırı olduğunu, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin de yanlış belirlendiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatı gözetilerek ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar vekili, 08.10.2008 tarihinde davalı şirkete zorunlu mali sorunluluk sigortası poliçesi ile sigortalı aracın, davacıların murisi ... sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacılardan ...'ın babası, ...'ın eşi ...'ın vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içeriğinden Bozüyük 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/977E sayılı dosyası ile davacılar tarafından davalı ... şirketine aleyhine 17.09.2009 tarihinde, 08.10.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talepli olarak dava açıldığı, davacılar tarafından ibraz edilen 14.12.2011 ve 19.12.2011 tarihli dilekçeler ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettikleri, 20.03.2013 tarihli ve 2013/128K. karar ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinin 1 fıkrasının (i) bendi gereğince aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu; aynı Kanun'un 115. maddesinin 2 fıkrasında dava şartı noksanlığı (giderilmesi mümkün olmayan) bulunması halinde davanın usulden reddine karar verileceği; Kanun'un 303. maddesinde, "(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. (2) Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder. (3) Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir. (4) Bir dava dolayısıyla ortaya çıkan kesin hüküm, o hükmün kesinleşmesinden sonra dava konusu şeyin mülkiyetini tarafların birisinden devralan yahut dava konusu şey üzerinde sınırlı bir ayni hak veya fer’î zilyetlik kazanan kişiler hakkında da geçerlidir. Ancak, Türk Medenî Kanununun iyiniyetle mal edinmeye ait hükümleri saklıdır. (5) Müteselsil borçlulardan biri veya birkaçı ile alacaklı arasında yahut müteselsil alacaklılardan biri veya birkaçı ile borçlu arasında oluşan kesin hüküm, diğerleri hakkında geçerli değildir." düzenlemelerine yer verilmiştir. Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, davacılar tarafından davalı ... şirketi aleyhine açılan Bozüyük 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.03.2013 tarihli ve 2009/977E-2013/128K.sayılı karar sayılı dosyasında davacılar vekilinin davadan feragat ettiğine dair sunduğu dilekçesine göre davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın 27.06.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından eldeki dava bakımından kesin hüküm oluşturduğundan mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosya kapsamına, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemenin gerekçesine göre yerel mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf talebinde bulunan davacılardan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 427,60 TL maktu karar harcının mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf kanun yoluna müracaat eden davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 28.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.