5. Hukuk Dairesi 2025/10979 E. , 2026/4521 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/18 Esas, 2025/73 Karar KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece …
5. Hukuk Dairesi 2025/10979 E. , 2026/4521 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/18 Esas, 2025/73 Karar KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Muğla ili, ... ilçesi, ... köyü 1 60... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; 3621 sayılı Kıyı Kanunu (3621 sayılı Kanun) gereğince kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olup kamunun ortak kullanımına açık serbest olarak kullanacağı alanlar olduğunu, bu nedenle bu yerlere isabet eden tapuların hukuken hiçbir değerinin bulunmadığını, davacının tazminat talebi ve belirlediği değerin kabul edilemez olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli ve 2015/111 Esas, 2020/88 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli ve 2015/111 Esas, 2020/88 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli ve2020/1668 Esas, 2022/1930 Karar sayılı kararıyla davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde; dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi 26.12.2011 olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirme tarihinden sonraki 29.08.2013 tarihli satış emsal olarak alınması doğru olmadığı gibi dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın emlak vergisine esas m² değerleri karşılaştırılmadan ve dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulmadan eksik inceleme sonucu bedel tespit eden bu rapora göre hüküm kurulması mümkün olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tarafından dosyaya sunulan emsal satışların dikkate alınmadan karar verildiğini, dava konusu taşınmazın denize sıfır konumda ve çok kıymetli olduğunu, belirlenen değerin çok düşük olduğunu, değerlendirmenin dava tarihi esas alınarak yapılması gerektiğini, davalı Hazine lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konu edilen taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğundan, davanın reddi gerektiğini, belirlenen bedelin çok yüksek olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmuşsa da bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaz ile emsal olarak kabul edilen taşınmazın değerlendirme tarihi olan dava tarihinde Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dâhil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup cevaplar alındıktan sonra bilirkişi raporu denetlenmeden karar verilmesi doğru olmadığı gibi dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan 1 60... parsel sayılı taşınmaz için aynı taleple açılan davada, Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/70 Esas, 2024/111 Karar Karar sayılı kararı ile taşınmaza 01.03.2013 değerlendirme tarihi itibarıyla 355,06 TL/m² değer biçildiği ve işbu kararın tarafların temyizi üzerine Dairemizin 2025/810 Esas, 2025/11379 Karar sayılı kararı ile denetiminden geçerek onandığı dikkate alındığında, rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli değildir. 4. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak raporun sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.