T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1583 Esas KARAR NO : 2026/496 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 19/07/2024 NUMARASI : 2023/80 E. - 2024/121 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353.…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1583 Esas KARAR NO : 2026/496 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 19/07/2024 NUMARASI : 2023/80 E. - 2024/121 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." markalı ürünlerinin 2017 yılından beri dünyanın her yerindeki müşterilerine ...'deki çevrimiçi mağazasından satıldığını, markasının TPMK nezdinde ... tescil numarası ile 03. sınıfta tescilli olduğunu, Dünyanın pek çok ülkesin de tescillerinin mevcut olduğunu, davalı markasının müvekkili şirketin markasının logosu da dahil olmak üzere birebir aynısı olduğunu, 03 ve 35. sınıflarda tescil edildiğini, markaların sınıflarının benzer olduğunu, müvekkili şirketin markasının icat edilmiş, ayırt edici niteliği yüksek bir marka olduğunu, müvekkili şirketin markasını Türkiye'de tescil ettirmeden önce de kullandığını ve markasını kullanmakla ayırt edici nitelik de kazandırdığını, davalı yanın müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin "..." markalı ürünlerinin ticaretini yaptığını, davalı yanın, müvekkili şirket ile bağı olan şirketlerin "..." ve "..." markalı ürünleri de www...com sitesinde ve diğer pek çok çevrimiçi alışveriş sitesinde sattığını, davalı yanın, henüz Türkiye'de tescil edilmemiş üçüncü kişilere ait markaları TPMK nezdinde tescil ettirmek üzere sistematik marka başvuruları yaptığını belirterek, TPMK nezdinde davalı adına 13/01/2021 tarihli, 2021/05282 sayı ile tescilli "..." markasının SMK 6/1, 6/3, 6/4, 6/5 ve 6/9 maddeleri gereği hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davacının taleplerinin ve ihtiyati tedbir taleplerinin haksız ve hukuka olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 19/07/2024 tarihli 2023/80E. - 2024/121 K. sayılı kararıyla; "...Somut olayda davalının, davacıya ait markanın tüm asli ve ayırdedici unsurları, kelime ve şekil kombinasyonu olarak birebir ayniyet içerecek şekilde tescil ettirmesinin, bu marka tesadüfen bulunamayacak derecede orijinallik içerdiği hususu da nazara alındığında, hayatın olağan akışına aykırı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Her ne kadar davacı markasının sunulan delillere göre tanınmış marka olduğu ispatlanamasa da, yine sunulan aynı delillere göre, davacının markasını uzun yıllardır tescilli olduğu emtialarında yoğun bir şekilde kullanarak yatırım yaptığı, davalının, aynı sektörde "..." ibareli marka tescili yaptırırken, yoğun ve aktif kullanılan aynı ibareli davacı markasından haberdar olmasının kendisinden beklenebileceği, tüm bu hususlar topluca değerlendirildiğinde davalı marka tescilinin kötüniyetle yapıldığı, bu nedenle davaya konu markanın kötüniyetin bölünmezliği ilkesi çerçevesinde tescilli oldukları tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve bu nedenle davacının davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; -Davalıya ait 2021/05282 tescil numaralı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kötü niyetli oldukları konusunda ki beyanların da gerçeği yansıtmadığını, Müvekkili firma... adına, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından markanın 13.01.2021 tarihinden itibaren on yıl süreyle 7.10.2021 tarihinde tescil edildiğini, Müvekkili firmanın ... numaralı markanın gerçek hak sahibi olduğunu, Dolayısıyla müvekkili firmanın Türkiye’de 800 çeşit ürünü yasal yollarda ithal ederek Türkiye pazar şartlarında sattığını, yasal yollardan ithalatçı firmalardan satın alarak ticaretine devam ettiğini, bu konudaki beyanları kabul edebilmelerinin mümkün olmadığını, Türkiye pazarında davacı şirketin yaptığı işin engellenmesi diye bir durumun söz konusu olmadığını,İhtiyati Tedbir Talabine İlişkin Olarak; davacının ihtiyati tedbir talebinin hem haksız olduğunu, davacı lehine dava sonucunu sağlayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin müvekkilinin mağdur olmasına ve telafisi mümkün olmayacak zararların doğmasına sebep olduğunu,Ticaretin genel akışı içinde firmaların ürün çeşitliliğini artırdıklarını, ilk sundukları ürün ve hizmet verdikleri alanla sınırlı kalmadıklarını, yapılan yatırımlara bağlı olarak genişlediklerini ve büyüdüklerini, bu bağlamda da sürekli olarak ürün ve hizmet çeşitliliğini artırdıklarını,Marka üzerindeki öncelik hakkının o markayı ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişiye ait olduğunu, buna gerçek hak sahibi denildiğini, bu gibi durumlarda tescilin açıklayıcı etkiye sahip olduğunu, ilk olarak markayı kullanan ve piyasada bilinir hale getiren kişinin marka üzerinde hak sahibi olacağını belirterek, izah ettikleri durumlar karşısında gerçek ve üstün hak sahibi, markayı ihdas ve istimal eden davalı müvekkili şirketin her türlü tazminat, ihlal ve sair dava hakları ile şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla, istinaf taleplerinin kabulü ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 28/01/2021 başvuru, 22/09/2021 tescil tarihli, ... tescil numaralı "...+ŞEkil" markasının 03. sınıfta davacı şirket adına,13/01/2021 başvuru, 07/10/2021 tescil tarihli, ... tescil numaralı "...+Şekil" markasının 03 ve 35. sınıflarda davalı adına tescilli oldukları tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince marka vekili bilirkişi ...'den alınan 16/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "...davalıya ait ...tescil no.lu marka açısından SMK m.6/1 kapsamında 03 ve bu emtiaları kapsar şekilde 35. Sınıfta kısmi hükümsüzlüğe ilişkin şartların mevcut olduğu tespit edilmiş olmakla, nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, davacı dayanak markasının önceki tarihli rüçhan talebinin sicil kayıtlarında yer aldığı, dolayısıyla söz konusu rüçhan nedeniyle davalı markasından daha önceki tarihte korumasının olduğu göz önüne alındığında, SMK m.6/3’ün somut olaya uygulanma imkanının olmadığı, ayrıca, dava dilekçesinde bir takım internet siteleri üzerinden Türkiye’de satışların olduğu belirtilmiş ise de dosya kapsamında yer alan belgelerden bu hususun tam olarak belirlenemediği, SMK m.6/4 ve m.6/5 kapsamında davacı markasının tanınmış marka olduğuna dair yeterli belge dosya içinde yer almadığından bu konuda bir değerlendirme yapılamadığı, davalı markalarının tescilinde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek SMK m.6/9 kapsamında hükümsüzlük kararının kapsamı ve takdirinin Mahkemeye ait olduğu..." hususlarını tespit ve rapor etmiştir.. İlk derece mahkemesince marka vekili ..., bilişim uzmanı ... ve kimya mühendisi ...'tan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 29/05/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; "...kök raporda belirtildiği üzere; davalı markası açısından kısmı hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, bu kapsamda, davalıya ait ...tescil no.lu marka açısından SMK m.6/1 kapsamında 03.sınıf içinde yer alan "... (ilaç ihtiva eden ... hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları" ve 35. Sınıf içinde yer alan "Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). ... (ilaç ihtiva eden ... hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları" açısından kısmi hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu tespit edilmiş olup, nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, davalı markasının tescilinde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek SMK m.6/9 kapsamında hükümsüzlük kararının kapsamı ve takdirinin Mahkemeye ait olduğu, davacı dayanak markasının önceki tarihli rüçhan talebinin sicil kayıtlarında yer aldığı, dolayısıyla söz konusu rüçhan nedeniyle davalı markasından daha önceki tarihte korumasının olduğu göz önüne alındığında, SMK m.6/3’ün somut olaya uygulanma imkanının olmadığı değerlendirilmekle birlikte, bilişim incelemesi ile davacı kullanımının davalı markasının başvuru tarihinden daha önce olduğu tespit edilmekle, işbu tespitler uyarınca SMK m.6/3 kapsamında nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu..." hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. G E R E K Ç E : Dava, SMK’nın 6/1, 6/3, 6/4, 6/5 ve 6/9. maddeleri uyarınca davalının markasının hükümsüzlüğü davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; davacının ... tescil numaralı "...+Şekil" markası ile davalının ... tescil numaralı "...+Şekil" markasının şekil ve kelime unsurları itibariyle birebir aynı olduğu görülmektedir. Uzman bilirkişilerden alınan her iki bilirkişi raporunda da, markaların birebir aynı oldukları ve davacının marka tescil başvurusunda 09/12/2020 tarihli Avustralya ... numaralı rüçhan hakkı bulunduğundan, davalının marka tescil başvurusunun davacıdan daha sonra olduğu, her iki markanın tescil kapsamları karşılaştırıldığında, davalının markasının 03. sınıfta tescilli olduğu "... (ilaç ihtiva eden ... hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları" ve 35. sınıfta tescilli olduğu "Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). ... (ilaç ihtiva eden ... hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları" emtiasının davacının markasının 03. sınıfta tescilli olduğu emtia ile benzer olduğu, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun tespit edildiği, davalı vekilinin alınan her iki rapora da itiraz etmediği, bilirkişi raporlarının denetime uygun oldukları anlaşılmakla, davalının markasının davacının markası ile benzer olduğu tespit edilen emtia için SMK’nın 6/1. maddesi uyarınca kısmi hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin kötüniyetli tescile ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davalı tarafından, davacının şekil ve kelime unsuru itibariyle özgün olan markasının aynısının, davacının markasının tescili kapsamındaki bir kısmı benzer emtiayı da kapsayacak şekilde tescil ettirildiği, davaya konu markanın şekil ve kelime unsurlarının tesadüfen oluşturulamayacak derecede özgün oldukları, davacının markasının internet üzerinden satışı yapılan ve davalının marka tescil başvurusundan önce de Türkiye’de kullanılan bir marka olduğu, davacının markasının Türkiye dışında da pek çok ülkede tescillerinin bulunduğu, aynı alanda faaliyet gösteren davalının bu markadan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu nedenle Mahkemece davalının markasının kötüniyetle tescil edildiği kabul edilerek, markanın tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlüğüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 330,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 26/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.