10. Hukuk Dairesi 2025/8986 E. , 2026/922 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/492 E., 2025/300 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/106 E., 2024/244 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırla…
10. Hukuk Dairesi 2025/8986 E. , 2026/922 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/492 E., 2025/300 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/106 E., 2024/244 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 07.08.1996 tarihinden itibaren “...” olarak çalıştığını, olay günü 16.01.2019 tarihinde davalı ...San. ve Tic. A.Ş.’de sabah 08:00-16:00 vardiyasına geldiğinde rahatsızlandığını ve işyerinde kalp krizi geçirdiğini, müvekkilinin kalp ana damarında %100 tıkanma olduğu, müvekkiline stent takıldığı ve 16.01.2019-11.02.2019 tarihleri arasında 2 günü yoğun bakım olmak üzere toplam l5 gün yatarak, 19 günde ayakta olmak üzere 24 gün iş göremezlik raporu verildiğini, ... gibi ... fabrikalarının bulunduğu illerde yaşayanlarda (fabrikada çalışamasalar dahi) kalp, kanser gibi hastalıkların daha çok görüldüğünü, aynı zamanda aşırı yorgunluk, sürekli stres ve işçilerin fazla çalıştırılmaları, iş şartlarının olumsuzluğunun kalp krizini tetiklediğinin bilindiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kalp krizi olayıyla ilgili müvekkili şirketin herhangi bir eyleminin etkisi olmadığını, müvekkili şirket tarafından bu maddi vakıaya dair gerekli tedbirler sıkı bir biçimde alınmakla birlikte, davacı ile aynı ortamda çalışan onlarca işçinin, aynı bölgede geçmiş yıllarda çalışan yüzlerce işçinin bu yönde hiçbir şikayetine rastlanılmadığını, işyeri şartlarıyla illiyeti olmayan kalp krizi olayı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bünyesinden kaynaklı meydana gelen kalp krizinde davalı işverenliğin kusuru bulunmadığı görülmekle maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; sigortalının olay günü daha iş başı yapmadan kalp krizi geçirdiği, işyerinde sağlık biriminde gerekli önlemlerin alındığı ve ambulansla sağlık merkezine sevk edilmiş olduğu, davacının yoğun olarak dinlendirilmeden çalıştırıldığı iddiasının olay tarihinden çok öncesine ilişkin bir dönemle ilgili olduğu, olay günü olağanüstü bir gerginlik veya fazla çalıştırılmanın söz konusu olmadığı, işyeri koşullarının kalp krizinin sebebi olduğunu ortaya koyan somut bir delilin dosya kapsamında yer almadığı, kalp ve damar cerrahisi uzmanı olan hekim bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi heyetinden alınan 15.05.2024 tarihli raporda, "davacıda sigara kullanımı, diyabet, hiperkolesterolemi, erkek cinsiyet, ileri yaş bünyesel risk faktörlerini taşıyan kişilerde görülen vaka olması, davacınının kalp krizi vakasından önce düzenlenmiş işe giriş periyodik sağlık muayene tetkiklerine göre hem annesinde hem de babasında hiper tansiyon öyküsünün olması, 30 yılı aşkındır sigara kullanmakta olması, vücut kitle endeksinin sürekli olarak fazla kilolu olarak sonuç vermesi" sebeplerine dayalı olarak bünyesel faktörün %100 oranında etkili olduğunun tespit edilmiş olması ve bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin içtihatlar doğrultusunda gerekli araştırma ve incelemeyi içermiş olması karşısında, kusur oran ve aidiyetine dair tespitin yerinde olduğu gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanarak karar verdiğini, işverenin iş güvenliği önlemlerini almadığını, müvekkilin ağır ve stresli şartlarda fazla mesai yaparak çalıştırıldığını, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını ve bilirkişi raporunun eksik incelemelerle hazırlandığını, dosyanın ek rapor alınarak yeniden değerlendirilmesi ve tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe ... sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.